21 Kasım 2017 07:29

Cennet CANKILIÇ cennetcankilic@gmail.com

Yazıklar olsun bu değişimi görmeyenlere

3 yıl önce bin yılın seçimi dedik, halk ilk defa  Cumhurbaşkanını doğrudan kendi seçecek dedik, bu demokratik bir kazanımdır dedik. Yarı Başkanlık sistemi fiilen başlamıştır dedik.Yeni Türkiye’nin kapısı  açıldı dedik.Türkiye ‘de artık yönetim sistemi değişecek dedik.

Nitekim öyle de oldu.

Türkiye 3 yıldır doğrudan seçtiği Cumhurbaşkanı tarafından yönetiliyor. İşte 16 Nisan referandumu ile fiiliyattaki yarı başkanlık sistemini hukuki olarak  onayladık ve yönetim sistemini değiştirdik.

Erdoğan ‘da Cumhurbaşkanı  seçim kampanyasında “Türkiye artık alışageldik bir Cumhurbaşkanı ile yönetilmeyecek. Cumhur reisiyle buluşacak, Yerinde oturmayan bambaşka bir Cumhurbaşkanı olacak” dedi.

Söylediği gibi de oldu.

Aynen Başbakanlık makamında yaptığı gibi Erdoğan Cumhurbaşkanlığında da farkını gösterdi. Halkıyla kucaklaşmasını bu makamda da sürdürdü ve ilk defa Cumhurbaşkanlığı makamını yani Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni halka açtı.

                                //////                           //////                    ///////

Külliye demişken;

Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Cumhurbaşkanlığı makamını Çankaya Köşk’ünden yeni yaptırılan Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne taşıdığında  o bildik istemezükler  ortalığı öyle bir karıştırmışlardı ki;

Sadece ülke içine değil, dünyaya “Cumhurbaşkanını padişah, Külliye’yi de AK Saray olarak lanse” ettiler.Bin odalı dediler, çeşmeleri, lavaboları altından dediler,Türkiye’yi saltanata götürüyor dediler.

Aradan geçen zamanda umarım  söylediklerinden pişman olmuşlardır diyeceğim ama hiç öyle bir ibare görmüyorum.Değişimi görmemekte direnen o kesime söyleyebileceğim tek şey, yazıklar olsun!

Zira;

AK Saray olarak  adlandırdıkları Külliye, gecen 3 yılda halkın evi oldu.Kongreler, kültür ve sanat faaliyetleri,toplantılar, organizasyonlar, devlet adamlarının ağırlanmasından tutun da  muhtarından, taksi şoförlerine, şehit ve gazi ailelerine, yardıma muhtaç  fakir ve fukaraya,engelliye, özürlüye,gencine, yaşlısına, esnafına, emeklisine,savaştan kaçıp ülkemize sığınan mazlumuna kadar  her bir bireyin kapı komşusu kadar yakın olduğu mekanı durumuna geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği gibi cumhur reisiyle ilk defa buluştu.

                    //////                                     //////                                        //////

Daha önce Cumhurbaşkanlığı makamı yetkileri fazla ama hesap verebilirlikten uzaktı. Şimdi ise  özellikle 16 Nisan referandumundan sonra  bu değişti. Artık Cumhurbaşkanlığı  hesap verilebilir makam oldu.Önceki gece NTV’de 3. Yılını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinlediğimde bir kere daha “iyi ki böyle bir liderimiz var” diyerek  şükrettim.

 Karşımda hem halkına 3 yılının hesabını veren bir Cumhurbaşkanı hem de “bu devlet ne için var, halkı için var” diyen,birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi pekiştiren,ülkemizi dünyadaki mazlumların umudu haline getiren,3 yılda bir g ün bile tatil yapmayan, günde sadece 3 saat uyuyan,kendini halkına adamış bir Cumhurbaşkanı vardı.

Süreçte 12 Cumhurbaşkanımız oldu.Hiç biri Erdoğan gibi TV’lere çıkıp 3 yılın  hesabını vermedi, hedeflerini  açıklamadı.Geçmişi mize sahip çıkarken, geleceğimizi  tam bağımsızlığa yönlendirmedi.

En önemlisi de halkının umudu oldu. Ben seçim kampanyalarında şahidim. Köyünde, kentinde ağzından duası eksik olmayan hacı amcası,hacı ablası, dedesi, ninesi,”Rabbim benim ömrümden ona ömür katsın” diyecek kadar kendinden daha çok önemsenen bir Cumhurbaşkanımız daha olmadı. Ve yine 15 Temmuz gecesi onu  korumak için Külliye’nin önüne, İstanbul’da Kısıklı’daki evinin önüne gidip  canını siper eden  ve halkının gönlünde taht kurmuş başka bir Cumhurbaşkanımız daha olmadı.

Yürüyeceksin, arkandan halk yürüyecek dedikleri işte bu…

O yüzdendir ki O’nun birkaç gün bile ortalarda gözükmemesi bizim için büyük bir yoksunluk!..