26 Eylül 2017 04:50

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Ya Mustafa Kemal'i de ellerinden alırsa!..

CHP’de ateş bacayı sardı…

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içerisinde yükselen muhalif seslere yönelik ‘Kapının önüne koyarım’ resti, ateşin üzerine benzinle gitme misali bir çıkış oldu…

Hem suçlu hem güçlü dedirten türden…

Girdiği bütün seçimleri kaybetmesine rağmen koltuğunu bırakmamaya adeta yemin eden bir Genel Başkanı dünya siyaset tarihi görmedi…

Türk siyasetinin son 15 yılı şimdiden tarihe şu notu düşmüştür;

Bir tarafta girdiği bütün seçimleri kazanan, Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığına ve Başkanlığa yürüyen bir lider Recep Tayyip Erdoğan…

Diğer tarafta ona karşı girdiği bütün seçimleri açık ara kaybeden ama genel başkanlık koltuğunda hiçbir şey olmamış gibi oturmaya devam eden Kemal Kılıçdaroğlu…

Kemal Bey sanıyor ki istifa etmediği için AK Partililer üzülüyor…

Reis’in uykuları kaçıyor..

Aksine…

Erdoğan  geceleri çok rahat bir şekilde uyurken, AK Partililer de “Allah Kemal Bey’i CHP’nin başından eksik etmesin” diye dua ediyordur..

Eeee… Böyle muhalefet dostlar başına!..

Sevgili  büyük usta Salih Memecan'ın her şeyi anlatan çok güzel bir karikatürü vardı.

İzniyle sunalım..

*

CHP Atatürk’ün partisiymiş!

Geçiniz!

Kemal Bey daha en baştan Habertürk’te katıldığı bir programda ağzından baklayı çıkarmış, Dersim tartışmaları yaşanırken aynen şöyle demişti;

“Atatürk’ün kurduğu Halk Fırkası’yla bugünkü CHP aynı değil, kendimizi yeniliyoruz.”

Kemal Bey çok doğru söylemişti!

Bu CHP’nin Atatürk’ün kurduğu CHP ile ne ilgisi var.

Atatürk’ün ismini kullanarak oy avcılığı yapmak dışında hiçbir benzerliği yok…

Parti programının, anlayışının, kadrolaşmasının neresinden tutarsanız tutun bunu görürsünüz.

Mustafa Kemal “Türk Milliyetçiliği” der…

Kemal Bey diyemez..

Mustafa Kemal “Bu milletin ortak dili Türkçe” der..

Kemal Bey diyemez.

Çünkü kafasında “Ana dilde eğitim diye Kürtçe” vardır..

Atatürk “Türk milleti” der…

Kemal Bey diyemez..

Çünkü parti programında millet kavramı yoktur ama  “Etnik kimlik şereftir” yazar!

Atatürk “Ne Mutlu Türküm Diyene” der..

Kemal Bey diyemez…

Siz hiç duydunuz mu?

Milliyetçiliğe, devletçiliğe bakıştan tutun da millet kavramına kadar bu böyledir…

Rota çizen Tanrıkulular var ya yanında! 

*

Kılıçdaroğlu’nun CHP’si 6 oktan biri olan Milliyetçiliği  adeta Atatürk’ten kalma bir yük gibi görmektedir.

CHP programının Milliyetçilik maddesi öyle bir şekilde yazılmış ki, baktığınızda milliyetçilik nedir öğrenemezsiniz ama ‘ne değildir’i çok net görürsünüz..

Bakın;

Atatürk “Ulus; dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı yurttaşlardan meydana gelen siyasal ve sosyal bir bütündür” demiştir..

Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ise programında ne yazıyor;

“Türkiye Cumhuriyeti din, dil, ırk ve etnik köken temelleri üzerinde değil, siyasal bilinç ve ideal beraberliği zemininde kurulmuştur..”

Sonra da sıkılmadan “Atatürk Milliyetçiliği” diyeceksiniz.

Geçiniz… 

*

O nedenle Kılıçdaroğlu ve yönetiminin en son söyleyeceği söz: “CHP Atatürk’ün partisidir.”

Bugün kimlik bunalımı içerisine düşmüş bir CHP yönetimi işbaşındadır…

Bir düşünün Gül Cumhurbaşkanı olurken ‘Aman ha’ diye şiddetle karşı çıkan Deniz Bey  onu  şimdi yüzde 49’un Cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istiyor!..

Kemal beyden ses çıkmıyor…

İşte size  YCHP zihniyeti!..

El,ele  el çekmeyerek CHP' yi bitirdiler!..

Sonrada Erdoğan diktatörmüş!..

'Hadi oradan.Aynaya bakın' demek gerekmez mi?

Kimlik bunalımı işte bu olsa gerek!..

Bu CHP mi Atatürk’ün partisi?

Kemal Bey mi Atatürk’ün koltuğunda oturan adam?

Bırakın bu işleri!

Bugün Atatürk çıkıp gelse  bugünkü CHP yönetiminde  Kemal bey başta Deniz Bey arkasında kapının önüne  konulmayan adam kalmaz!..

Gerçek olan şu ki CHP umutsuz bir vaka haline gelmiştir…

Yeni sistem değişikliği ve bu yönetim anlayışı ile  CHP’nin Cumhurbaşkanı çıkarma iktidar olma şansı da sıfırlanmıştır..

Recep Tayyip Erdoğan 15 yıldır rakip kaleye Baykal ve Kılıçdaroğlu ikilisini geçirip   CHP ile tek kale maç yapmıştır!..

Maç; 8-0  olmuş Kemal bey!..

 ‘Yenilen pehlivan güreşe doymazmış’ misali partiyi yönetmeye devam eden, demokrasi havarisi kesilirken kendilerini eleştirenleri kapıya koyma tehdidi ile susturmaya çalışan bir Genel Başkan gerçeğinin adı nedir?

Kimlik bunalımı!..

Dedim ya AK Parti Kemal beye duacı!..

*

Sosyal medyada sevgili Zafer Akyüzlü tarafından yazılmış çok güzel bir tahlil vardı.

Onu da paylaşmak istiyorum sizlerle;

Dedi ki;

 “Mansur Yavaş'la başladı!

Ekmeleddin İhsanoğlu ile devam etti!

Ve..

Çarşaf üzerine rozet takmayla işi Nirvana noktasına kadar getirdi!

Şimdi de...

Daha dün eşi başörtülü diye Cumhurbaşkanı yaptırmamak için ortalığı ayağa kaldırdıkları Abdullah Gül'ü BİZZAT KENDİLERİ aday göstermeyi tartışıyorlar!

Bence mahsuru yok...

Zira ben 25 sene önce bu günleri görüp noktayı koymuştum!

Siz SOSYAL DEMOKRAT İLLÜZYONA devam edebilirsiniz!

Merak ettiğim ise partinin kimyasını bu denli kimler bozdu..

Dahili bedhahlar mı?

Okyanus ötesine ödenecek diyet borcu mu?

Yoksa..

Tek başına Reis mi?

Sahi kime vahlanalım?”       

*

Öyle bir hal ki bu hal!

CHP resmen bir kimlik bunalımı içerisinde…

Bakıyoruz CHP eski ve yeni yöneticileri şimdiden ‘hayır’ dedikleri anayasa değişikliklerinden faydalanma kavgasına düştüler bile!

Sürpriz değil!..

Ah CHP’yi yönetenler teşkilat bazında değil de halk arasında kendilerini tartıya çıkaracak bir anket yapsalar da kapının önüne kimlerin konulacağını bir görseler!

Yeni CHP’nin bu topluma yapacağı en büyük iyilik  Mustafa Kemal’in üzerinden elini çekmesi, oy çekmek için kutuplaştırma alışkanlığını bırakması, Cumhuriyet’in kurucusunu Türk milletinin bütününe emanet etmesidir..

Mustafa Kemal’in bu zihniyetlere ihtiyacı yoktur..

Diyeceğim şu ki Atatürk siyasete alet edilemez..

Atatürk’ün CHP’si, Türk milletine 1938’de onunla birlikte veda etmiştir!..

*

Bakın tarihte konuşulan ilginç bir anı vardır…

İyi okuyun…

“Yıl 1935..

Mustafa Kemal’in önüne imzalaması için bir evrak gelir..

Evrak parti ile ilişkilidir...

Mustafa Kemal isminin yazdığı yere imzasını atarken CHP Genel Başkanı unvanını kullanmaz..

Sorarlar..

-Paşam ‘Neden CHP Genel Başkanı yazmıyor.’

Cevabı ilginç olur…

-Nereden bileyim CHP’nin sonsuza kadar benim partim olarak kalacağını.”

Fazla söze gerek var mı sevgili okurlar…

O günden bugünkü CHP’yi görmek bu olsa gerek…

O nedenle bu  CHP Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’si değildir…

Hiç bir ilgisi yoktur dedikleri gibi 'Yeni CHP’ dir!..

En büyük zararı da oy için kullandıkları Mustafa Kemal' e vermişlerdir!..

Ne demişti Kemal Beyimiz; “Biz Atatürk’ün CHP’si değiliz.”

Aynen işte öyle!..

*

Söyleyeceğim şu ki…

Alparslan da, Fatih de, Yavuz da, Kanuni de, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ de bu ülkede hiçbir görüşün, hiçbir partinin  tekelinde değil, bu  büyük milletin ortak duygusudur…

Onların korunmaya da ihtiyaçları yoktur…

O nedenle Kemal Beyler dua etsin de;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Biz ülkemizi Gazi Mustafa Kemal’in hedef koyduğu muhasır medeniyetler seviyesine yükseltmek için mücadele ediyoruz” derken, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ ü de bu CHP yönetiminin elinden alıp,kurtarıp ayrımsız milletin bütünüyle bütünleştirme sin...

O zaman ortada CHP diye bir parti kalır mı Kemal bey!..

Reis-i Cumhur onuda yapacaktır...

Sıra zaten ona geldi!..

Sesim geliyor mu Kemal Bey!..

Size hayırlı kurultaylar Kemal bey!..

***

Bugün İnternet haber ailesinin yaş günü.Saygı değer büyüğümüz üstat Hadi Özışık'ın liderliğinde bütün İnternet haber ailesinin yaş gününü yürekten kutluyorum. Milli ve manevi değerlere sımsıkı bağlı,  bugüne kadar örnek bir duruş gösteren ve en çok okunan,ilgi gören haber sitesi olan  İnternet haber ailesinin bir ferdi olarak siz sevgili okurlarla buluşmaya devam etmekten dolayı mutlu ve gururluyum...

NİCE YILLARA...