21 Eylül 2018 11:38

Mustafa Sadık İNCEDEMİR msincedemir@gmail.com

Türkeş'in kendini kurtarma çabası

Siyasi hayatı dibe yaklaştıkça veya düştükçe siyaseti, siyasetçileri etkileyen ciddi atraksiyonlar yaparak ayakta kalmayı başarmış ya da başarmayı istemiş bir siyasetçidir Tuğrul Türkeş…

Ki bu siyasetçiler için önemli bir yetenektir…

Buna rağmen aynı zamanda babasının ona bıraktığı soyadını; AKP’ye geçerek partili ya da partisiz bir çok kişi gözünde kirletmiş olduğu da düşünülen bir siyasetçidir Tuğrul Türkeş…

Şimdi yine kendince siyasi bir atraksiyonda; bir gazeteciye verdiği demeç ile siyasi gündemde yer almanın ötesinde, kanımca hükümet ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasına inceden soğuk rüzgârlar sokma niyetinde…

Çünkü biliyor ki Devlet Bahçeli anayasa değişikliği hususunda hükümete verdiği desteğin rüzgârı ile Türkeş’in siyasi hayatının AKP’de bitmesini de isteyebilecektir.

Ki bu çok da uçuk bir istek de olmaz; ayrılış süreçlerini düşünürsek.

Ki bu da siyasette etikliği bir yana çok da yanlış görülmez…

Bunu tahmin eden ya da Sayın Bahçeli ile hükümet arasındaki sıcak diyalogdan rahatsız olan Türkeş; Sayın Bahçeli ve hükümet arasında kurulan anayasa yol arkadaşlığını bozmayı, en azından Sayın Bahçeli’nin AKP nezdinde ki güvenilirliğini sorgulatarak, kendini ve siyasi geleceğini; söz konusu olma ihtimali olabilecek pazarlığın dışında tutmayı istiyor da olabilir.

Muhtemeldir ki o yüzden meclis birlikteliğinin anayasa değişikliğindeki olası başarısının referandumda mümkün olamayacağını da sözlerinin arasına sığdırmış. Sığdırırken de cumhurbaşkanının yasallığının ve meşrutiyetinin de sorgulanacağını belirtmiş.

Bence bunu belirterek; kendince siyasi atraksiyon yapmaya çalışırken, kendi siyasi hayatını ciddi anlamda zedelemiştir.

Çünkü Sayın Türkeş ne derse desin; Sayın Cumhurbaşkanı’nın meşruluğu sorgulanamaz.

Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı doğrudan halk oylaması ile seçilmiştir.

Ve yasaldır.

Ve meşrudur.

Bundan sonra yaşanacak yakın siyasi gelişmeler bunu tartışmaya sokmaz.

Sokmamalıdır da… 

O yüzden Sayın Türkeş, bu beyanı ile kendi içindeki düşünce kirliliğini açık etmiş ve yine bence siyasi yolunun son dönemecini geçmiştir.