18 Ekim 2017 05:11

Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Tilkilerin kuyrukları dolaşmasın…

Son günlerde bir Aleyna Tilki muhabbeti aldı başını gidiyor. Eurovision'a Tilki'nin gitmesinden tutun da son klibinin pedofili mesajlar taşımasına, oradan 16 yaşındaki bir çocuğun aşk hayatına varıncaya kadar onlarca dedikodu magazin sayfalarını ve sosyal medyayı gereğinden fazla meşgul ediyor.

Türkiye gibi genç nüfusu dünya ortalamasının üzerinde olan bir ülke 16 yaşında tek yeteneği şarkı söylemek olan bir genci bu kadar çok gündemde tutmamalı, zihinlerimiz daha ciddi konularla meşgul olmalı.

Mesela mucit gençlerimizi konuşmalıyız. Niye bizim dünya çapında mucit gençlerimiz yok?

Mesela üniversite gençliğinin başarılarını konuşmalıyız. Kaç tane haber var bu konuda medyada... Neredeyse hiç yok.

Mesela basketbolda dünya dördüncüsü olan 18 yaşındaki gençlerimizden kaç kişinin haberi var? Aleyna Tilki'nin klibini 6 milyon kişi izlemiş ama gençlerin 4.cülük maçını sosyal medya üzerinden sadece 250 kişi takip etmiş.

Dünya gençliği artık 4-5 dili öğrenirken biz niçin liseden mezun olmuş bir gencimize İngilizceyi veya herhangi bir yabancı dili öğretemiyoruz...

Uluslararası bilimsel yayınlarda yayınlanan makale sayılarımız niye binlerle değil de yüzlerle ifade ediliyor?

Nüfusu 80 milyonu bulan ülkenin bu alanda ulaştığı rakam böyle mi olmalı?

Gençlerimiz uyuşturucu ve eroin bataklığında kayboluyor biz niçin bu konu üzerinde çok ciddi çalışmalar yapmıyoruz?

Sosyal medya bağımlılığı artık her ailenin sorunu. Niçin bu konuda çözümler üretecek paneller yapılmıyor?

ÇİRKİN VE İTİCİ ÇOCUK

Gençliğimizi meselesiz bir nesil haline getirerek ruhi fonksiyonlarını disiplinize edememiş kimliksiz hale sokmaya çalıştılar-çalışıyorlar.

Hayatına sadece zevk-u safa ve eğlenceye zemin hazırlama telaşında ve derdinde olan gençliğimize gayri milli güçlerin egemenlik tarihi yaşatılıyor.

Heva ve heves uğruna, ahlâkî kuralların olmadığı bir hayat her zaman daha caziptir. Cazip hayat; dava sahibi olması gereken gençlerimizin hayat tarzlarını değiştirmektedir.

Ahlâkî anlamda yozlaşmalar, bozulmalar başlamış durumda. Bu durum gelecek neslimiz, çocuklarımız, torunlarımız için endişe vericidir.

Kendi ellerimizle idam sehpasına bırakmayalım neslimizi!

Benliğimize özümsetmeden giydiğimiz başka milletlere ait kültür libasları bize yakışmadı-yakışmıyor. Hatta diyebilirim ki çoğu zamanda üzerimizde komik duruyor.

Kültür-sanat ve spor dünyamızın fikir mimarları olmak üzere söz sahibi herkes silkelenerek kendi öz ruhu ile hareket etmek düşüncesini birey olarak üzerine almaz ise içinde debelendiğimiz durum yüzyıllar boyu devam edecek.

Justin Bieber denilen çirkin ve itici bir çocuğu dünya çocuklarının ve genç adaylarının sahnesine bir proje olarak koydular. Yeni kurulacak dünya düzeninde genç adayı çocuklarımızın ve gençlerimizin fikir sahibi olmaksızın her şeyi kabullenmelerini sağlamak ve boyun eğmelerini gerçekleştirmek üzere sahneye atılan ucube bir proje.

Müslüman devletlerde dahi genç adayı küçük yavrularımız, bu ucubeye benzemeye, şarkılarını dillendirmeye ve hayatına özenmeye başladılar.

Her bir şarkısında, sahne dekorlarında, giyiminde, hareketlerinde ve aykırı yaşantısında sürekli genç adayların beynine nakşedilen mesajlarla yeni nesli yok etmeye çalışıyorlar.

TİLKİLERE ÇÖZÜM ÜRETMELİYİZ

Jeopolitik konum olarak düşündüğümüzde ise coğrafyamızın en önemli kilit noktası Türkiye. Yenidünya düzeninin inşası esnasında bu coğrafya gençlerinin engel olmalarından ya da kendi fikirlerini zikretmelerinden endişe ediyorlar.

Dolayısı ile pasif, telef olmuş ve zevk uğruna hayatını inşa eden özenti bir neslin yetişmesi kurulacak yenidünya düzeninde sözüm ona engel olmayacaktır.

Çocuklarımızı ve gençlerimizi 16 yaşında şarkıcı yapılan ve şarkı söylemekten başka hiçbir özelliği olmayan bir projenin esiri yapmayalım.

Çünkü bu esaret zihinlerimizde ve idrakimizde ahlaksızlığı inşa edecektir.

Son günlerde medyanın da, siyasilerin de, hemen her bir yeniliğe itiraz eden sözüm ona modern insanların da feveran ettikleri Müftülükte nikâh çocuk yaşta evliliklere neden olur kaygısı nerede kaldı?

Bu kaygı ahlaki bir kaygı mıydı yoksa İslam düşmanlığından mı kaynaklanıyordu?

Çocuk gelinlere hayır diyen sesler neden çocuk yaşta obje haline getirilen Tilki’ye sahip çıkıp ailesini, milletini ve bütün bir medyayı uyarmıyorlar?

Gerçek bir aydınlanma yolunda gençlerimizi ve çocuklarımızı ilerletmek istiyorsak kime, neye ve nasıl teslim ettiğimize-ettirildiğimize dikkat edelim.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin odak merkezinde ise çok daha önemli konuların yer alması gerekir. Bunun zeminini sağlayarak bu ucube projelerden neslimizi uzak tutalım.

Çocuklarımızın ve genç adaylarımızın Aleyna Tilki'den daha önemli sorunları olmalı. Gençlerimizle ilgili daha ciddi konuları konuşmalı ve tartışmalıyız. Bizim zihnimizi bir tilki değil bin tilki meşgul etmeli ve biz hepsine bir çözüm üretebilmeliyiz...

Dikkat edelim de tilkilerin kuyrukları dolaşıp da milletin değerlerini alt üst etmesin!

SOSYAL MEDYADA TAKİP İÇİN:

twitter.com/msbeser
facebook.com/msbeser

instagram.com/msbeser

msbeser@gmail.com