19 Eylül 2018 12:38

Kevser Zeynep Tutuş kevserzeyneptutus@gmail.com

Sen benim kim olduğumu biliyor musun!?

İtiraf edelim, yüksek yerlerde tanıdıkları olanlardan hepimiz biraz çekiniriz. İnsanın başını ağrıtma ihtimali, iki dudaklarının ucunda taşıma potansiyeli bile baş ağrısı sebebidir..
 

Hani şu şehid cenazelerindeki çocuk varya, tabutun içindekinin babası olduğunun genellikle farkında olmayan, etrafa attığı saf bakışlarla protokoldeki görmüş geçirmiş rütbelileri bile ağlatan çocuk.. Onun iki dudağı arasındaki ahı ulaştıracağı yerden de çekiniyor musunuz?
 

"Göklerden gelen bir karar yoktur" diyenler bilmez.. Yetimin duası ile rabbi arasında bir perde yoktur. Allah haşa gökte değildir, ama rahmeti gazabı kelamı adaleti gökten iner..
 

Bazen terörist cenazelerine katılan adama bakar çocuk, acı bir bakışla.. 15 Temmuz'da polisleri bombalayan pilota "eline sağlık" diyen Fetöcü haine diker gözlerini şehidin annesi..

Dünyanın en müspet kollektif hareketi olan, kalkışma gecesi Türk halkının parmak ısırtan, darbe püskürtme zaferinin başındaki lidere, Man Adası'nda serveti var iftirasını atan siyasetçiye çevirir bakışını Ömer Halisdemir'in ailesi..

Canlı bombanın ismini parka veren belediyeler, devletin iş makineleriyle hendek kazanların arkasındaki siyasiler, Twitter'dan kendi vatanını karalayan hainler, yetimin nazarıyla farkında olmadan yıkanır. Bunlar Allah'ın gazabında bir oy kullanmaktır. Seçim sonucunda ya da mazlumun zaferinde tezahür eder. Yılların politikacıların stratejileri sandıkta ellerinde kalır işte böyle..
 

En yüksek yerlerdeki makamların da sahibi olan Allah'ın azametinden, yetimlerin ona müracaatından da korkun.

Yedi düvel birleşip yıkamadığınız adam için semaya uzanan ellerden, yüksek yerlerde hükmü olanın yakınlarından, geceleri uykularınız kaçacak derecede korkun..