14 Kasım 2018 16:14

Abdullah YILMAZ abdullah.yilmaz@internethaber.com

seçimin iki galibi var

Nihayet bir seçimi daha demokrasiye helal getirmeden sağlıklı bir şekilde bitirmenin mutluluğunu yaşıyoruz,

Arzuladıklarımız oldu ya da olmadı, ancak sonuç hepimizin sonucudur.

Bundan sonrası için herkes önüne bakıp işine gücüne, ailesine yoğunlaşması zamanıdır.

Artık bir buçuk ay boyunca herkesin siyasetçi olduğu zamanı dondurup, işi meclise gönderdiklerine bırakma zamanıdır.

Ülkeye hizmetin yolu sadece siyaset yapmak değil, kendi işini en iyi şekilde yapmak la mümkün olduğunu unutmayın.

Bir sürü kritik ler yapabiliriz, seçim sonuçlarını analiz edip sözüm ona geleceğe dair dersler ve buna bağlı sonuçlar çıkarabiliriz.

Öncelikle partilerin ciddi dersler çıkarması lazım, hani derler ya başkasının yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu balyozdan ağır sanırmış.

Maalesef siyasi parti liderlerin de böyle bir hastalığı var, etraflarında dönen her insanı potansiyel seçmeni sanma hastalığı,

Meydanlara toplanan inanların kaçta kaçı o partiye gerçekten oy verdiği araştırılmalı.

sadece seyredenlerin oranı nedir?

Konuyu geçmeden söyleyelim ki meydanlara toplanan insanların en fazla üçte ikisi potansiyel oy verecek kişilerdir, gerisi sadece seyircidir.

Hatta alana o partiye oy vermek için gelen seçmenin konuşmaya bakarak kararından vazgeçtiği de görülmüştür.

Mitingler bu anlamda ciddi sonuçları olan önemli organizasyonlardır.

Gelelim seçim sonuçlarına dair benim analizime

Öncelikle bana göre Ak partinin öyle kaybettiği oy oranı falan yok, neden derseniz ortalama 48 civarında olan oy potansiyelini hala koruduğu düşüncesindeyim, cumhur başkanlığında 53 alması MHP’den gelen yüzde beşlik katkıdır.

Buda MHP’nin oy oranının yüzde beş olduğu, ancak aldığı 11’lik oranın AK parti içinde ki eski milliyetçi Kanata aittir.

Yani bu 6 puanı birlikte ittifak oldukları için MHP’nin yara almaması için AK partililer tarafından ona verilen geçici destek oylardır.

Gelelim CHP ye, bence bu partide kendi seçmen sayısını sabit tutmuştur partinin aldığı oy ile sayın incenin aldığı oydaki fark kimseyi kandırmasın, yüzde sekizlik farkın bir kısmı iyi parti seçmeninden bir kısımda HDP seçmeninden gelen oylardır.

Asıl hayal kırıklığını sadet partisi yaşatırken aslında HDP de yüzde üç ile dört arasında oy kaybı yaşamıştır.

HDP’nin gerçek oy yüzdesinin yüzde sekizlerde olduğunu düşünüyorum, Türkiye genelinde aldığı yüzde on birlik oranın yüzde üçü barajı geçsin diye CHP seçmeninden gelen oylardır.

Sonuç ne olursa olsun çıkan durum herkesin hiçbir mazerete sığınmadan kabul edecekleri gerçektir. Kısacası bu seçimde büyük umutlar yüklenerek giren iyi parti bana göre en başarılı partidir.

Biraz ak partiden birazda CHP’den oy çalsa da asıl oyların çoğunu MHP’den, şikâyetçi olan milliyetçilerin oyunu almayı başarmıştır ki bu oran yaklaşık yüzde altı civarındadır.

Bu arada söylüyorum her ne kadar MHP kendini kilit ya da anahtar partisi olarak görse de, zaman hiç de öyle olmayacağını gösterecek.

AK partinin emanet oylarıyla, ak partiyi kilitlemeye çalışacak, tuhaftır ama göreceğiz ki iyi parti ak partinin can suyu olacaktır.

Artık hepimize düşen, ülkemizin geleceğine katkıda bulunmaktır.

Siyasilerin başarısızlıkları üzerinden bir gelecek algısı hepimizi dünya arenasında ve tarihin tozlu raflarına gömecektir.

Zaman birlik olma zamanıdır, farklılıklarımızdan çok benzerlik ve ortak kader anlayışıyla daha çok çalışmak.

Boş eleştiriler yerine yeni sistemde sivil toplum örgütleri üzerinden yönetenlere ışık tutmak zamanıdır.

Huzur zenginlik mutluluk bir zümrenin değil,hepimizin olması için çaba sarf etmek olmalıdır.

Sonuçlar Hepimize hayırlı olsun.

Kazanan ak parti ve iyi parti olduğu görünse de,

Asıl kazanan demokrasi olmuştur.