22 Mayıs 2018 16:54

İFTAR SAATİ

İstanbul
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Isparta Mersin İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Batman Şırnak Bartın Ardahan Iğdır Yalova Karabük Kilis Osmaniye Düzce

Cennet CANKILIÇ cennetcankilic@gmail.com

Rusya Fatihi Çağlar hangi talimatla yola çıktı?

 

Türkiye’nin  yeniden erken genel seçime gittiği 1 Kasım seçimlerinden tam 23  gün sonra idi.   Güne F16 ‘larımızın  Suriye sınırında  hava sahamızı  ihlal ettiği gerekçesiyle bir  Rus uçağının düşürüldüğü haberiyle başladık ve o günden sonra da Rusya ile ilişkilerimiz tamamen koptu.

Aslında o gün kopan sadece Rusya ilişkilerimiz değildi, “o  vur” emri ile  Türkiye’de de 15 Haziran işgal girişimine uzanacak olan bir dizi tehditlerin, baskıların , ablukaların , karanlık senaryoların da startı  verilmişti.15 Temmuz 2016 ‘da o hain darbe girişimi ile gördük ki müttefikimiz diye bildiğimiz ABD Türkiye’de FETÖ ‘yü  kullanarak bizi  içeriden vurmaya kalkışmıştı.

Tabii, Arap ülkelerinde tutan hain planlar bizde tutmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dik duruşu ve milletimizin darbecilere karşı verdiği  o büyük kahramanlık mücadelesiyle  işgal girişimi geri tepti. Sonra da  FETÖ’nün  yaptıkları çorap söküğü gibi ortaya dökülmeye başladı.

 24 Kasım 2015’de düşürülen Rus uçağının vur emrinin Eskişehir’den verildiği gibi…

BESOB Başkanı Arif  Tak’ın konuğu olan Devlet eski Bakanı Cavit Çağlar Türkiye Rusya arasındaki ilişkileri anlatırken, bu gerçeğin de altını bir kere daha çizdi:

“Düşürülme olayı tamamen dış güçlerin planı. Eskişehir’deki üsten veriliyor. Eskişehir’deki üssü kim kullanıyor? ABD. Bu tamamen Türkiye ile Rusya’nın arasını açmak için yapılan bir tezgah”.

                                 ******                           ******                        ******

Bırakan siyasi ve diplomatik ilişkilerimizi, bir yılı aşkın süre  ülke ekonomimize başta turizm  olmak üzere yaş meyva ve sebze ile hazır konfeksiyon sektöründe büyük darbe vuran Rusya ile ilişkilerimizi  yeniden düzelten ve  dostluk  seviyesine getiren adam olarak tarihe geçen Cavit Çağlar,  hatırı  sayılır dostlarıyla ilişkiye geçmeden önce Cumhurbaşkanı ile görüştüğünü anlattı:

“ 30 Nisan’da  Cumhurbaşkanımız İstanbul’da Huber Köşkü’nde beni kabul etti. Konuştuk ve çıkarken bana 2 talimat verdi. Asla özür dilemeyiz,  asla tazminat ödemeyiz”.

Sonrası malum…

Sokağa çıkıp “dost olarak  Rusya mı ABD’ mi?” diye sorsak alacağımız cevap tabii ki Rusya olacaktır. Bu dostluğun mimarı Cavit Çağlar’ın o günlerdeki yaşadığı mutluluk ve onur hala gözlerinden okunuyor. Aynı heyecanla dün”Bu görevi bana veren Cumhurbaşkanımız ve Putin olmasaydı, ilişkiler düzelmezdi. Şimdi 2 lider  dünya barışı için çok büyük emek sarfediyorlar. Cumhurbaşkanımızın milli duruşundan çok büyük onur duyuyorum. O’nun dik duruşu bizi ülke olarak  bölünmekten kurtardı” derken,  ABD kaynaklı bir iç acısını da dile getirdi:

“ABD  yanlış yapmaktadır. Ben bu oyunu daha evvel gördüm. Amerika beni tutukladı.Ama ben  onların hiçbir vaadlerine ve tehditlerine boyun eğmeyerek ülkeme geri dönmekte ısrar ettim ve sonrasında biliyorsunuz  büyük sıkıntılar yaşadım”.

                               ******                               ******                                ******

Çok doğru. 1987-1995 yılları arasında 3 dönem milletvekilliği yapan ve Devlet Bakanlığı görevinde bulunan  Çağlar, 2001 yılında  eşinin rahatsızlığı nedeniyle ABD’ye gitmiş ve Egebank soruşturması kapsamında aynen  Zarrap gibi havaalanında tutuklanmıştı.Türkiye’ye iadesini istemiş  ve 28 Nisan 2001’de Türkiye’ye getirilmişti, ancak, onun uçaktan inerken ellerine kelepçe takılması tüm iş dünyasında, ve özellikle Bursa’da büyük tepkilere yol açmıştı.

Ancak o , dünkü sohbetinde de söylediği gibi  hiç pes etmedi, kendisinin bu itibarsızlaştırılma operasyonunda ABD’nin ve maşalarının parmağı vardı. Tüm mal varlıklarına, fabrikalarına el konmak istendi, yılmadı, çalıştı, direndi ve ülkesine katkı sağlamaya devam etti.

Dün BESOB’daki sohbette hiç yakınmadan, geçmişine dönük eleştiri ve suçlamalara girmeden” Yeri geldi devletim adına sustum, yeri geldi göz yumdum ama haklı bulduğum yolumdan hiç ayrılmadım.”dedikten sonra önemli bir  dip not aktardı:

 “İki ülkenin arasının düzelmesi benim için büyük bir onurdur. . Bakın hafta sonu İhracatçılar meclisinin Bursa’da toplantısı vardı. Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında  2016’da 44 milyon dolar ihracat yapılırken, son 7 ayda Rusya’ya  1 milyar dolar ihracat yapmışız. İşte bundan daha güzel ne katkısı olabilir ki. En büyük mutluluk bu” …

Aynen öyle…

Siyaset yaptığı dönemden itibaren hele hele devlet bakanlığı ile beraber tam bir linç girişimiyle karşı karşıya kalan Cavit Çağlar Bursa’nın siyaseti, ekonomisi ve sosyal hayatı için tam bir marka ve katkı sağlayan değeri. Kritik dönemlerde devletinin hep yanında oldu. 1999’da  uçağıyla  terörist başı Apo’yu yurda getirten, bunun bedelini de elleri kelepçelenerek ödetilen Rusya ile ilişkilerimizi düzelttiği için de Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından onur nişanesi verilen Çağlar’a ben de  dün şahsım olarak ülkem adına teşekkür etme imkanı elde ettim.Ve “Rusya fatihi  ile fotoğraf çektirmek istiyorum” dediğimde beni kırmadı. Sonrasında oda başkanları da tek tek fotoğraf çektirdi. Bursa’daki yeri hala tartışılmasız…