19 Ekim 2017 21:04

Hatice KÜBRA kubra@internethaber.com

Reel politikçi müslümanların Trump aklayıcılığı

İki cinayet düşünün...

İkisinde de katil belli...

Birinde katil cinayeti sessizce işliyor, sanki hiç o işlememiş gibi...

Diğerinde ise katil bas bas bağırıyor "ben bu adamı öldürüyorum" diye.

Şimdi soru şu: Sonuca baktığımızda ikisinin birbirinden bir farkı var mı?

İkisi de cinayet işliyor, adam öldürüyor. Tarzlarının farklı olması işlenen cinayeti ortadan kaldırır mı?

Birini diğerinden daha makbul yapar mı?

İşini göstere göstere yapan katile kalkıp da "aman hiç değilse dürüst davrandı" deyip alkışlayacak mıyız?

***

Bu örneği neden verdim?

ABD Başkanı Trump 7 müslüman ülkeden gelen sığınmacıların 90 gün boyunca ABD'ye girişlerini yasakladı. ABD'de kıyamet kopuyor. Halk müslüman sığınmacılara karşı yapılan bu yasağa karşı protesto eylemleri düzenliyor.

Ve bütün bu olaylar karşısında özellikle bazı muhafazakar medya sakinlerinin tavrı hayret verici.

Şu yazdıklarını solcular yazsa "bunlar zaten müslüman düşmanı" derler ama buna rağmen yasaklara maruz kalan müslümanlara karşı Trump'ı savunma güdüsünden geçemiyorlar. 

Bu İslamofobik ve yabancı karşıtı uygulamaya normal şartlarda tepki verilmesi beklenir değil mi? Tepki gelmediği gibi ilginç bir şekilde bu uygulamaya karşı alelacele bir Trump aklayıcılığı izliyoruz.

Aslında Obama müslüman coğrafyaları kana bulamış, miyonlarca göçmeni sınır dışı etmiş, Trump'ın kararnamesinin altında Obama'nın imzası varmış...

Peki bütün bunlar bizim için Trump'ın daha iyi olacağı/olduğu anlamına gelir mi?

Amerikan halkı ülkeye giriş yasağı getirilen Müslümanlar için seslerini yükseltirken samimi değillermiş. Ama Trump yasak koyarken çok samimiymiş, en azından dürüst davranmış!

Amerikan halkının samimiyetsiz olması, Trump'ın yapacaklarını açıkca söyleyerek "dürüstçe" yapması, Trump'ın İslamofobik tavrını ortadan kaldırır mı?

Türkiye Cumhuriyeti devleti elbette kendi çıkarlarını herkesin önüne koyarak Trump'ın politikalarına, çıkarına göre tepki verebilir ya da vermeyebilir.

Hatta belki "güç" odaklı bir dünyada kendi gücünü ikame edebilmek ve daha da güçlenebilmek için müslümanlara karşı yapılan bu yasakçı uygulamalara şimdilik sessiz kalmayı seçmiş olabilir. Bilemiyoruz...

Bütün bunları ayrı tutuyorum.

Fakat devletlerin güç savaşları, reel politik, çıkar çatışmaları, dengeler falan en azından müslümanlara uygulanan ayrılıkçı bir yasak söz konusu olduğunda bir müslümanın tepki vermesinin önüne geç/e/memeli diye düşünüyorum.

Bunu sadece "müslümanlar" bağlamında ele almak da yanlış. Bu önce insan sonra müslüman kimliğinin gerektirdiği bir durum.

Kimse Trump'a karşı eylem beklemiyor zaten de kınayıp geçmek yerine Trump'ı aklamaya çalışmak da çok hazin oldu be!!!...

Haa, tabi bir de Trump yanlış yapıyor falan dediğinizde sizi neredeyse "vatan haini" ilan edecekler.

Bu da artık kronik bir hastalık haline geldi malesef.

***

Başa dönecek olursak;

Obama ya da Trump... Ya da başka herhangi bir ABD Başkanı, tarzlarının farklı olması ortada bir cinayet olduğu gerçeğini değiştirmez.

Siz dilerseniz tarzları üzerinden not vermeye ve bunun sonucu değiştireceğine inanmaya devam edin!

Şimdi ben asıl şunu merak ediyorum; Trump açık açık İsrail'e Kudüs'ü vaad etti. (Hani dürüst lider ya!)

Tel Aviv'deki ABD Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma ve Kudüs'ü İsrail'in başkenti yapma sözleri verdi Yahudilere.

Yani İsrail'in asırlık hayalini gerçekleştirmek için elinden geleni yapacak. ,

Ee söylediklerini de yapıyor madem...

Bakalım o zaman bu reel politikçi müslümanlar ne yapacak?


AMA BİRAZ İNSAF!

Trump'ın müslüman mültecilerle ilgili kararından ardından Kanada'nın genç ve yakışıklılığıyla ünlü Başbakanı Twitter'da küçük bir mülteci kızla olan fotoğrafını paylaşarak "mültecileri seve seve ülkelerine kabul edeceklerini" ilan etti.

Bunun üzerine önce Aslı Aydıntaşbaş, sonra Nevşin Mengü şu tweetleri attılar. 

Aslı Aydıntaşbaş: "Bu dünyaya bu adamdan bir kaç tane daha lazım" 

Nevşin Mengü: 'Başkan olacaksan böyle ol. Mültecilere kucak açan Justin Trudeau' 

Valla 3,5 milyon mülteciye kapılarını ardına kadar açmış bir ülkeye ve mültecileri sevgiyle kucaklayan bir Cumhurbaşkanı'na sahip olup da Kanada Başbakanı'nı hayranlıkla takdir etmek biraz ilginç geldi bana. 

Biraz insaf...

Tamam, Kanada Başbakanı'nı takdir edeceksen yine et ama en azından kendi ülkenin Cumhurbaşkanı'nın hakkını da bu konuda ver be arkadaş!