21 Eylül 2018 08:38

Deniz Temur deniztemurblog@gmail.com

Parayı veren artık 'düdüğü' çalamıyor!

TÜRKİYE'de öğrenci başına ayrılan para miktarı ortalaması 7 bin 449 liraya yükselmiş. Medya Takip ve raporlama ajansı PRNet tarafından yapılan araştırmaya göre, eğitime yapılan harcama, geçtiğimiz yıl 2015 yılına oranla yüzde 18,9 artarak 160 milyar 873 milyon liraya ulaşmış.

Peki bu artışın eğitim kalitemize katkısı ne?

Bu sorunun yanıtını vermeden önce rapordaki diğer verilere de bir göz atalım. 

Eğitime harcanan kaynaklarda aslan payı yükseköğretimde. Geçen yıl yükseköğretimde öğrenci başına 14 bin 201 lira harcanmış. Öğrenci başına harcanan paraların yüzde 74.2'i ise devlet tarafından ödenmiş. Aileleri düşen pay ise yüzde 18.8'lerde. 

Rapordaki son veri ise medyada eğitim konusunun nasıl yer aldığı. 2017'nin başından itibaren yazılı ve görsel basında eğitimle ilgili çıkan haber sayısı 210 binin üzerinde. Haberlerin büyük bir çoğunluğu ise eğitimde 'sistem' tartışması üzerine yapılmış. Haberlere en çok konu olan eğitim konusu da TEOG olmuş.

Şimdi başta sorduğumuz soruya geri dönelim!

Eğitime ayrılan maddi kaynağın artması sevindirici ve umut verici ama asıl bakılması gereken bu kaynağın yarattığı katkı.

OECD'nin Bir Bakışta Eğitim 2017 (Education at a Glance 2017) raporuna göre Türkiye eğitime ayırdığı kaynağı en çok arttıran ülkeler listesinde zirvede. Ancak aynı rapor bize yüksek maddi kaynak ayırmamıza karşın öğrenci performanslarının düşüşte olduğunu da gösteriyor. Performans düşüşünün altındaki nedenlere bakınca da karşımıza 'sınav odaklı, ezberci ve sürekli değişen sistem' sorunu çıkıyor. 

Yukarıda verdiğimiz araştırma sonuçları da bunu kanıtlar nitelikte. Bir yıl boyunca yayınlanan eğitim haberlerinin büyük bir çoğunluğu 'sistem' tartışması ve kaldırılan TEOG. 

SINAV BİR AMAÇ DEĞİL SADECE ARAÇ OLMALI AMA...

Oysa ki sistem ve sınav tartışmasılarına harcadığımız eforu 'öğrenme' odaklı eğitim sistemine geçiş için harcayabilsek sorunlarımız azalır ve öğrencilerimizin gösterdiği performans da yükselir.

Eğitim sisteminde kalıcı ve verimli öğrenme için sınavlar sadece bir araç olarak kullanılmalı. Ancak TEOG örneğinde de olduğu gibi sınavlar bizim eğitim sisteminde 'amaç' haline dönüşmüş durumda. Başarı da sınavlardan alınan notlar, testlerdeki net sayılarıyla özdeşleşir bir hale gelmiş durumda. Bu nedenle TEOG kaldırıldığında bir çok veli 'çocuğum artık ders çalışmayı bıraktı' diye isyan etmeye başladı. Amaç olarak hedefe konulan 'sınav' kaldırılınca öğrenme de durdu. Ancak tam tersi olmalıydı. Çocuklar öğrenmenin büyüsüne kapılmalıydı, sınavlar ise sadece kendilerini denedikleri bir araç olarak kalmalıydı. 

Bir diğer sorunlu nokta ise eğitime harcanan paranın çoğunun yüksek öğretime ayrılmasında. Kalkınma için eğitim reformu kararı alan ülkelere baktığımızda sürdürülebilir başarılı reformun temelinde okul öncesi eğitime yapılan yatırımlar var. Çünkü uzun vadeli başarı istiyorsanız çocukların erken yaşta doğru sistemle eğitilmeniz şart. Kalkınmayı yüksek öğretimle sağlamayı hedeflemek paraları çöpe atmakla eş değer ne yazık ki! 

Sonuç olarak para veren bu işte 'düdüğü' çalmıyor!

facebook.com/obenimannem

instagram.com/obenimannem