20 Ekim 2018 03:46

Deniz Temur deniztemurblog@gmail.com

Öğretmenlerin köşe bucak kaçtığı veli tipleri

Öğretmenler Günü geldi çattı. Her yıl olduğu gibi öğretmenlerimizi kutladık, hediyelerimizi verdik. Sosyal medyada ve basında öğretmenlerin sorunlarını konuştuk, kötü öğretmenleri eleştirdik, görevi başında öldürülen öğretmenlerimize üzüldük ve diğerleri...

İyi mi yaptık kesinlikle! Her ne konuşursak konuşalım bizleri yetiştiren öğretmenlerimiz için az.

Ama ben bu yıl öğretmenlerimize doğrudan faydası olacağını düşündüğüm bir konuyu yazmak istiyorum. Aşağıdaki maddeler yakından tanıdığım öğretmen dostlarımdan dinlediğim hikayelerin bir derlemesi. 

Baştan uyarmalıyım: Başlık ve maddelerdeki 'sert ifadeler' öğretmen dostlarımın değil benim dinlediklerimden yaptığım çıkarımların sonucudur. 

Buyrun başlayalım!

İşte 'bence' öğretmenlerin köşe bucak kaçtığı veli tipleri...

'ÖĞRETMEN BİZE MÜSLÜM GÜRSES DİNLETİYOR ANNE! Size bir öğretmen dostumun bir veliyle yaşadığı olayı aktarmak istiyorum. Bu eğitimci dostumuz ortaokulda bir resim öğretmeni. Sınıfta çalışmalar sırasında telefonundan çocuklara Zeki Müren şarkıları dinletiyor. Hem kendi seviyor hem de çocuklara resimle beraber müzik sevgisi de aşılamak istiyor. Görünüşte sınıfta bundan şikayetçi olan kimse yok. Ancak çocuklar eve gidince işin rengi değişiyor. Bir çocuk annesine gidip 'Öğretmen bize Müslüm Gürses dinletiyor' diyor. Bence Müslüm Gürses dinlemekte bir sakınca yok ama veli tabi ki durumu uygun bulmuyor. Sabah ilk iş soluğu okulda alıyor ve kızılca kıyamet kopuyor. Tahmin edersiniz ki velimiz ortalığı karıştırmadan önce öğretmene gidip 'durum ne?' diye sormuyor. Sorsa zaten sorun olmayacak ama sormuyor. Sonra işin aslı anlaşılınca işler tatlıya bağlansa da bu anı o öğretmenle birlikte yaşayıp gidiyor. Hepizimin çocuğu özel ama sınıflardaki her çocuk yeterince özeldir ve sınıf içi kurallar herkes için geçerlidir. Sırf çocuğumuzu daha fazla önemsediğimiz için diğer çocukları yok saymayalım. 

Okul başarısı her veliyi gururlandırır. Kendi çocuğunun başarılı olması ise hepimizin istediği bir şeydir ancak bu sadece öğretmenin ve çocuğun azmiyle olacak bir şey değildir. Veli olarak sizin de elinizi taşın altına koymanız lazım. Tüm yükü öğretmene yüklemek haksızlık olur değil mi?

Sorun yaşadığınızda ya da sorun olduğunu düşündüğünüzde soluğu okul müdürünün odasında almayın. İlk konuştuğunuz kişi öğretmen olsun. Kendisiyle konuşmadan okul müdürüne giden veliye sahip olmak öğretmenler için bir hayal kırıklığı nedeni. Biraz empati!

Sürekli okul hayatının içinde olmaya çalışmayın. Bırakın çocuğunuz kendi ödevinin, kaybolan hırkasının, küstüğü arkadaşının sorumluluğunu kendi alsın. Sürekli sınıftaki düzeni başka velileri de teşvik ederek kontrol etmeye çalışmayın. Bırakın çocuğunuz hata yapsın mesela!

Çocuğunuzun öğretmeninin tanımadığı bir veli olmayın. Çalışan anne baba olarak çocuğunuzun okul sorumluluğunu bir başka yetişkine devretseniz bile öğretmenle ilişkinizi optimum bir seviyede tutun. Bir sorun olduğunda sizi arayabileceğini bilsin.

Çocuğunuz 'öğretmen bana vurdu, kızdı vs.' dediğinde hemen öfkelenip okula koşmayın. Tabiki çocuğunuzun söylediklerini önemseyin ama tepki göstermeden önce öğretmeni 'önyargısız' dinleyin. 

Öğretmenlerin özel hayatlarına dahil olmayın. Acil haller dışında gece mesajları atmayın, hafta sonları ödevler hakkında sorular sormayın mesala.

Anne baba arasındaki uyumsuzluğu okula yansıtmayın! Boşanmış bir çift olabilirsiniz veya eşinizle asla aynı fikirde olamayabilirsiniz ama bu sorunu okula taşımayın. Öğretmenle iletişimde çift olarak tutarlı olun. Böyle karışık bir öğretmen-veli ilişkisinin kaybedeni hep çocuğunuz olur unutmayın!

A+ bir iş yapıyor olabilirsiniz. Ya da herkesin gıpta ettiği bir mesleki kariyere sahip olabilirsiniz. Kazancınız da çok yüksek olabilir. Ancak bunu öğretmene karşı bir tehdit unsuru gibi kullanmayın. Siz onun patronu değilsin sadece 'velisiniz.'

Her veli çocuğunun öğretmeninden memnun olacak diye bir gerçeklik yok. Pekala öğretmenden, tavrından, tarzından memnun olmayabilirsiniz. Bunu nefrete çevirmeyin. Kendisiyle sağlıklı iletişim kurun. Çözemezseniz birlikte alternatif aramayı deneyin. Sırf söz öğretmeni sevmiyorsunuz diye diğer velileri de kışkırtmayın!

Okulda hayal kırıklığı, endişe, korku, kavga, üzüntü her zaman vardır. Kendi çocukluğunuzu hatırlayın ve sürekli çocuğunuz için şartları iyileştirmeye çalışmayın. Çocuğunuzla konuşun ve onun yaşadıklarıyla baş etmeyi öğrenmesi için öğretmeniyle işbirliği yapın.