20 Ekim 2018 03:40

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

O haham'ı dinlediniz mi?

Sevgili okurlar bir Haham’ın İslam ve Kuran üzerindeki şaşırtıcı ifadelerini okuyunca bir kez daha yüce dinimizin bir mensubu olmanın haklı  gururunu yaşadım…

Ama önce  Haham’ın sözlerini dinlerken çok sevdiğim bir dostum  ile  yaptığım sohbetten bazı kesintileri sizlerle paylaşmak istedim…

Dedim ki ne düşünüyorsun;

“İslam, Müslüman olmayan din adamlarının, filozofların başını döndürecek kadar mükemmel ve muhteşem  bir dindir"bu 

 İşte Haham’ n sözleri bu kelimelerde saklı!..

Haham’ın sözlerine yazımın sonunda  geleceğim…

Önce  “Güzel üstat” ile yaptığımız  Haç, Oruç,Zekat ve Namaz üzerine sohbetten bazı kesitleri sizlerle paylaşmak istiyorum…

Diyor ki;

“Biz İslam’ın  yüce  hakikatlerine inandığımız için bizim açımızdan sıkıntı yok ama bir Hristiyan ve Yahudi  için Hac baş döndürücü bir olaydır.

 Aslında kendilerinde olmasını istedikleri bir şey. Çünkü her ırktan, milletten, kültürden, coğrafyadan farklı toplulukların tek bir amaç ve gaye doğrultusunda aynı kelimelerle dua ederek adeta bir helvanın şekeriyle, unuyla, suyuyla karıştırılıp yeni bir lezzet doğması gibi insanların ruhlarını yücelten ve manevi lezzetlere gark eden bir olay. Daha sonra kendi ülkelerine gidip o ümmet olmanın hazzını lezzetini ve tecrübesini kendi topluluklarına aktarıyorlar. “

Hac ibadetini  bundan güzel  ne anlatabilir ki!..

Devam ediyor Güzel Üstat!..

“Oruç anlaşıldı ki bilim geliştikçe insan hayatının, psikolojisinin, sosyal psikolojisinin, biyolojisinin, fizyolojisinin, vücut kimyasının olmazsa olmazı, adeta bir bilimsel detoks gibi.Uzun saatler aç kalarak vücudun kendisini yenilemesini tazelemesini sağlayan, bir ay boyunca organları dinlendiren sağlıkla vücudu gençleştiren, ama sabırla iradeyle de ruhu yücelten insani ilişkileri normalleştiren, varlıklı bir insanın yoksul bir insan gibi yaşamasını sağlayarak toplumda barışı kardeşliği tesis eden bir ibadet.Bu da Yahudi’yi Hristiyan’ı bize hayran bırakıyor. “

Zekat’a geldik..

Dinleyelim;

“Zekat adı üzerinde tam anlamıyla bir paylaşma. Yeryüzünü bir paylaşım alanı  yapmaktadır bir kavga alanı olarak gören Batılı iktisatçılara, filozoflara göre anlaşılması çok zor olan bir şey. Ama refahı üst kesimlerden alt kesimlere doğru dalga dalga yayarak toplumsal refahı, barışı, yenilenmeyi, tazelenmeyi, psikolojik olarak rahatlamayı sağlayan muhteşem bir manevi zevk. Maddi bir ibadet. Neticesi manevi olarak barış kardeşlik ve huzur. “

Namaz üzerine sözler ise tüylerimizi diken, diken ediyor…

Çünkü çok şey anlatıyor..,

“Namaz ibadeti de yüce yaratıcı Allah ile İslam’ı benimsemiş  Müslüman insan arasındaki muhteşem bir ilişki.Ve günde beş vakit.Ne mekan sınırlaması var.Ne de başka bir sınırlama var.Beş vakit namazı Müslüman temiz bulduğu her yerde kılabilir.Bunu engelleyen herhangi bir otorite yok.

Allah’la baş başa bir manevi terapi halinde milyonlarca  Müslüman mümin ibadette Avusturalya’da güneşten önce namaz vaktinde ezanlar başlıyor, dünya döndükçe beş vakit ezan aralıksız tüm dünyada devam ediyor. Ve Müslümanlar aralıksız yaratıcıya secde ediyorlar.

Böyle sistematik, böyle güzel insanın zamanı yönetmesine sebep olan namaz ibadeti de Yahudi ve Hristiyan din adamları için baş döndürücü bir ibadettir"

Müslüman insan ile Allah arasındaki akit’e geliyoruz…

İyi okuyalım;

“Müslümanların Allah’la aralarındaki akit sadece bir cümleye dayanıyor sözlü. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü. Yani “ben şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam onun kulu ve resulüdür” dediğimiz,  bunu dilimizle ikrar kalbimizle tasdik ettiğimiz zaman Allah’la mukavelemizi tamamlamış oluyoruz.Hiçbir bürokrasiye, aracıya, Haham’a, Papaz’a ihtiyaç duymadan bu sözlü akitle.Allah bizim akdimizi tanıyor.

***

Şimdi gelelim bu yazıyı yazmamıza vesile olan  Yahudi Haham Jewish Rabbi’ nin  sosyal medyada da büyük yankı bulan sözlerine…

Bakın neler söylüyor…

 “İslam geleceğin dinidir. 70 yıl içinde dünyanın büyük bir kısmının Müslüman olacağını düşünüyorum. Hristiyanlığın yavaş ama kesinlikle yok olacağı kesinlikle tarif edilmişti. O zamandan şimdiye kadar Hristiyanlıktan hiçbir şey kalmadı. Tarihi yapıtları hariç.”

Hristiyanlığın yavaş yavaş yok olduğunu savunan Haham, ilginçtir ki aynı kaderi Yahudiliğin de yaşayacağını söylemekten çekinmiyor.

“Aynı şekilde Yahudilikte hiçbir şey kalmadı. Aynı şekilde Yahudiliğin bitişi ise Siyonistliğin gölgesinde kalmasıdır.”

İslam’ın Allah’tan geldiğini ve bu nedenle de her tür baskıya karşı koyabilecek güçte olduğunu belirtirken bakın ne söylüyor;

“Sonradan ortaya çıktı ki orada öğretilenler dünyadaki her baskıya karşı koyabiliyor. Ve Kuran’ı okuduğumuzda daha iyi anlıyoruz. Her zaman diliminde en zor durumda bile kazanmayı başarıyor Kur’an ayetleri.”

İslam’ın tarihsel sürecine de değinen Yahudi Haham İslam’ın sürekli olarak büyümekte olduğunu sözlerine ekledi.

“Avrupa’da sosyal ve endüstriyel devrimler yaşanırken İslam çok uzaktaydı ama batı kadar güçlendi.”

İslam’ı ve Hristiyanlığı karşılaştıran Haham,  iki dinin ibadet şekillerini yorumlarken bakın  neler söylüyor.

“Hristiyan haftada bir kez kiliseye giderek iyi biri ş yaptığını sanar. Müslüman ise günde beş kere namaz kılar. Yaratıcının önünde secdeye varır. Eğer ki insan namazda beş kere secdeye varır, 5 dakika içinde Kuran’dan ayetler okursa Allah’ın himayesine giriyor. Kendini Allah’a teslim ediyor. Bu çok önemli ve çok büyük bir manaya sahip. Avrupa’ya yolculuk yaparken havaalanında sakin bir köşede duruyordum. Namaz saatiydi. Bir baktım Müslümanlar bulunduğum yere geldi. Ben duamı bitirmiştim. Baktım yere gazete serdiler ve namaz kıldılar. İşte bu İslam her yerde demek. Bunun manası büyük. Günde beş kere namaz kılmak.”

***

Haham işte bunları söylüyor..

Çok şey anlatıyor değil mi?

Sevgili okurlar; Biz Müslümanlara göre İslam Tevhid dininin sonudur, Hz Peygamber en son Peygamberdir.

Gelecek İslam’dadır. İşte ruhban sınıfı tarafından tahsis edilmiş Haham bu noktayı iyi yoklamış.

Yazımızı Üstat  Necip Fazıl’ın çok şey anlatan  şu anlamlı sözü ile noktalamak da fayda var.

Onunla noktalayalım:

"Ya İslam’la  yükselir,

Ya inkarla çürürsün,

Bu yol mezarda bitmiyor,

gittiğinde görürsün!"