11 Aralık 2017 06:45

Ömer Şahin ömer

Laik CHP'ye Müftü ve Milli Görüş aşısı

 

Laik CHP’ye Müftü ve Milli Görüş Aşısı

 

 

Sağa kayma,eksen tartışmalarıyla başlamıştı CHP Kongresi.

 

Eski müftü İhsan Özkes’in Parti Meclisi(PM)’ne en yüksek oy alarak girmesiyle de sonuçlandı.

 

Saadet Partisi’nin eski 2 numarası Mehmet Bekaroğlu’da PM’nin yeni üyelerinden.

 

Ne demek oluyor bu şimdi?

 

CHP, sağın da sağına mı kaymış oldu!

 

Bunlar içi boş tartışmalar...

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendini yarım saat “sağa kaymıyoruz” diye

savunmasına da gerek yok.

 

Kongre gösterdi ki;

 

CHP’lileri önceliği sağ ya da sol ideoloji değil. AK Parti seçmeni ne istiyorsa onlar da farklı

düşünmüyor.

 

Yani,

 

Seçim kazanmak,iktidar olmak istiyorlar…

 

Seçim geceleri boyunlarını büktürmeyecek lider ve kadro arayışındalar.

 

Bu parti son seçim zaferi kazandığında Kemal Kılıçdaroğlu Maliye’de hesap uzmanıydı!

 

Muharrem İnce Lise talebesiydi. Seçmen bile değildi!

 

CHP seçim zaferine susamış.

 

Muharrem İnce’nin aldığı o oylar başarıya duyulan açlığa verilebilir

 

İnce’ye aranan lider denemez ama AK Parti ile dişe diş mücadele ve başarı sözü karşılıksız kalmadı.

 

O sayede 177 oyla girdiği salondaki oyunu 415’e yükseltti

 

******************************************************************

 

“Müftü” CHP’yi nereye kaydırır?

 

PM’ye seçilen isimler ve aldıkları oylar aslında  bize çok şey anlatıyor.

 

Delegenin bir numara yaptığı İhsan Özkes, eski bir Müftü olduğu için almadı o oyları

 

Meclis’teki dinamizmi,daha da önemlisi yerel seçimledeki başarısı ödüllendirildi.

 

Daha 6 ay önce…Az kalsın muhafazakar Üsküdar’ı AK Parti’nin elinden alıyordu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evinin olduğu İlçenin Belediye Başkanlığını kıl payı kaçırmıştı.

 

Kampanya sürecindeki çalışkanlığını da, sandığa sahip çıkma arzusunu da gösterdi CHP’lilere.

 

Siyaset uzun soluklu bir iş. Kaybetse de kazanmıştı.

 

Endişeli solcular” müsterih olsun. “Müftü” birinci oldu diye CHP’ye bir şey olmaz!

 

Laikliğe de halel gelmez,devrimciliğe de…

Listeye nasıl deliyorlar?

 

Kılıçdaroğlu’nun listesini delen 4 isimden 3’üne dikkat!

 

Fikri Sağlar ,partinin daha solda yer almasını isteyenlerden.Kılıçdaroğlu’nun listesinde yoktu

ama seçilmeyi başardı.

 

CHP tabanı eski SHP’li Fikri Sağlar’ı seviyor; sürekli de seçiyor. Sağlar’a niye oy veriliyor?

 

Cevabı basit. Solcu kalarak demokrasi içinde iktidara ulaşma seçenekleri sunuyor,

 

Enerjisini delege mücadelesiyle tüketmiyor.

 

Özgür Özel ismini Soma olaylarında sıkça duyduk. Facia öncesi uyarıları,sonrasında takipçiliği

olmasa genel başkanın listesini delebilir miydi?

 

Ya,İstanbul milletvekili Aykut Erdoğdu? “yolsuzluk” iddialarını sadece diline dolasa,TBMM’ne

belgeleriyle taşıyan isim olmasa,seçilebilir miydi?

 

O’nun da şansı olmazdı.

 

Bu listeye PM’ne ikinci ve üçüncü sıradan girme başarısı gösteren Veli Ağbaba ile Şafak Pavey’i de

ekleyerek söyleyelim:

 

Demek ki çalışınca oluyormuş!

 

CHP’de çizen çizene…

 

Erdoğan Toprak, DSP’li eski Bakan ve Kılıçdaroğlu’nun yakınındaki bir isim.

 

Farklı kesimlerle çok iyi ikili ilişkileri olan bir siyasetçidir Toprak.

 

Genel Başkan Yardımcısı olmasına rağmen listeye girememesi sürpriz oldu.

 

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Ekmeleddin Bey ile fazla görüntü vermesinin faturası mıdır?

 

Meslektaşımız basından sorumlu genel başkan yardımcısı Emel Yıldırım’ın liste dışı kalması da bir

diğer sürpriz.

 

Parti içinde bir grup iki ismi çizmek için özel gayret göstermiş anlaşılan!

 

Aynı gayretin farklı bir grup tarafından Gürsel Tekin’in üstünü çizmek için gösterildiğini de

söyleyelim.

 

Eeee, burası CHP. Kongreye “tek liste, tek aday” ile gidilmiyor. Eline kalemi alan çizmeye başlıyor!

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dış politikadan sorumlu yardımcısı yapmak istediği eski

Büyükelçi Murat Özçelik’i seçtirememesi tuhaf oldu!

 

Madem böyle bir risk var “cinsiyet kota”sından aday gösterilebilirdi Murat Bey.

 

CHP’nin ‘yeni’lerinden 4 isim kendisinden söz ettirecektir.

 

“Nereden Buldun” yasasının mimarı Ecevit’in Maliye Bakanı Zekeriya Temizel muhtemelen

parti vitrininde yer alacaktır.

 

İki “ünlü” gazeteci Enis Berberoğlu ve Tuncay Özkan’ı ‘siyasetçi’ kimlikleriyle göreceğiz.

Berberoğlu’nun yeni olduğu bu alanda Özkan’ın Silivri Cezaevi öncesi hareketli bir deneyimi var.

 

Sivas katliamında kaybettiğimiz Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, DYP’de Ankara İl Başkanlığı

da yapan,Ankara milletvekili Bülent Kuşoğlu yeni dönemde Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma

kadrosunda yer alacaktır.

 

Milli Görüş'ten CHP'ye :Bekaroğlu

 

Gelelim en sona bıraktığımız isme. CHP’nin şüphesiz en ilginç ‘yeni’si Mehmet Bekaroğlu.

 

RP,FP,Saadet,Has Parti.. Milli Görüş geleneğinde siyaset yapmiş bir isim.

 

Hemşehrisi Tayyip Erdoğan’la yıldızı barışmadı. Erdoğan’sız partilerde iki numara oldu ama

Erbakan’dan Numan Kurtulmuş’a kadar genel başkanlarına yüzde yüz ‘itaat’ ettiği de

söylenemez.

 

Nev-i şahsına münhasır yani kendine özgü bir siyasetçi.

 

AK Parti’nin , muhafazakar dünyanın kodlarını biliyor.

 

İş kazalarının, AVM tepkisinin yoğunlaştığı böyle bir ortamda “vahşi kapitalizm”e karşı duruşuyla

CHP’ye çok şey katabilir.

Sadece 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciası üzerinden günlerce konuşulacak malzeme,yeni

tartışma başlıkları üretebilir.

 

Aslında sol siyasetin ana konusu olması gereken “emek,ekmek,vicdan” gibi başlıklarda CHP

etiketiyle söyleyeceği sözler daha dikkat çekici olacaktır.