18 Temmuz 2018 15:08

Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Kudüs’ü düşünürken önünüze Beşiktaş çıkarsa!

Kudüs meselesine bütün dikkatlerimi verdiğim, yoğunlaştığım bir zaman diliminde bir vesile ile Asya yakasından Avrupa yakasına geçerken öğle namazı vaktinin sıkıntıya girebileceğini düşünerek yönümü Beşiktaş çıkışına doğru değiştirdim.

Ecdadımın mirası aklıma geldi ve Yıldız Hamidiye Camii’nde öğle namazını eda etmeye çalıştım. Yıldız Sarayı kapısının hemen yanı başında olan camiye girerken ister istemez ecdadın sarayının müzeye dönüştürülmüş olması boyun büküklüğüne sebebiyet verdi.

Bu vesile ile Beşiktaş’ı güzergâh boyunca seyretmiş oldum.

İçimde hüzünlü bir dokunuş ister istemez “binlerce kilometre ötedeki Kudüs’ü Siyonistlere ve Hristiyanlara yedirmemeye gayret eden bizlerin hemen yanı başımızdaki kültür ve inanç erozyonu merkezli Beşiktaş’ı da unutmamamız gerektiğini” düşündürttü.

Belki çok fazla bilmeyiz ama İstanbul’un Beşiktaş ilçesi en az bir Fatih kadar kültür ve medeniyet merkezlerimizden birisidir.

Özellikle Osmanlının neredeyse son 300 yılında yönetim merkezi olmuştur.

Dolmabahçe Sarayı olmak üzere Yıldız Sarayı, Çırağan Sarayı bu ilçemizin sınırları içindedir. 

Beşiktaş bir yönetim merkezi olduğu kadar manevi anlamda da güçlü şahsiyet ve yapılara sahiptir.

Bezmi Âlem Valide Sultan Camii başta olmak üzere Yahya Efendi Camii, Yıldız Hamidiye Camii, Sinan Paşa Camii gibi onlarca cami Boğazı ve Beşiktaş’ı süslemektedir.

Maneviyat dünyamızın büyüklerinden olan ve Kanuninin sütkardeşi olan Yahya Efendi’de Beşiktaşlı olup bu ilçeyi maneviyatı ile beslemektedir.

Ayrıca Osmanlı Donanmasının karaya yanaştığı alan da bu ilçemizde olup Barbaros Hayrettin Paşanın Boğaz kenarındaki heykeli tüm ihtişamı ile yükselmektedir.

Demem o ki, Beşiktaş medeniyet ve maneviyat duraklarımızın önemli merkezlerinden biridir.

YOZLAŞMANIN BU KADARI…

Bu kısa soluklu seyahatin ardından bir de Beşiktaş Belediyesinin yapmaya çalıştığı bir programın sosyal medya hesabından duyuruluyor olması kalemimi taşıran son mürekkep damlası oldu.

Beşiktaş’ta yapılmaya çalışılan bu etkinlik biraz iz’an ve insaf sahibi olan insanlara “yok artık” dedirtecek cinsten.

İlk gördüğümde tepkim "yozlaşmanın bu kadarı da fazla; bu program Kültür ve İnanç yozlaşmasını bir sancak haline getirme gayretidir. Bu zihniyetin son dönemde başka gayreti var mı acaba?" şeklinde oldu.

Eminim ki sizler de etkinliğin içeriğini öğrenince şaşırmaktan geri kalmayacaksınız.

Belediye, etkinlik için twitter hesabından şöyle bir mesaj paylaştı: “13 Aralık akşamı düzenleyeceğimiz Noel ve Şeb-i Arus etkinliğimize davetlisiniz.”

Davetiye görselinde ise sema yapan bir semazen ile bir yılbaşı çamı yan yana kullanılmış…

Noel ve Şeb-i Arus!!!???

Semazen ve yılbaşı çamı???

Ne alaka???

Aralarında nasıl bir bağlantı var ben anlayamadım, anlayan varsa beri gelsin…

Arkadaş, yozlaşma olur da bu kadar da olmaz yani…

Birbiriyle taban tabana zıt iki anlayışı nasıl olur da aynı potada eritmeye çalışırsınız? Bu akıllara ziyan fikir kimden çıktı bilmiyorum ama yaşadığı toplumla ve topraklarla zerre miktar ilgisi olmadığı kesin.

Yahu hiç mi akıllı birisi yok koskoca belediyede “böyle şey olmaz, bu yanlış” diyebilecek…

El insaf, el insaf…

Aslına bakacak olursanız bu hareketin bilinçsizce yapılmış olduğuna inanmıyorum, bilerek, isteyerek yapılmış gibi.

Kudüs için veryansın ederken burnumuzun dibindeki kültür ve medeniyet beşiğimizde alttan alta Hristiyanlık propagandası yapılıyor.

Binlerce kilometre ötedeki Kudüs’ü Siyonistlere ve Hristiyanlara yedirmeyen bu millet Beşiktaş’ı bu tür zihniyetin merkezi haline getirmenize hiç izin vermez…

Gelen tepkiler üzerine Belediye programı iptal etti lakin zihniyeti anlamak adına önemli bir kayıt olarak tarihe geçmiş oldu.

İnşallah bu tarz hataları! diğer belediyelerde görmeyiz…