21 Kasım 2017 05:33

Deniz Temur deniztemurblog@gmail.com

Konuş... Oyna... Gez...

Ne zaman gelişip, muasır medeniyetler seviyesine ulaşacağız diye düşündünüz mü?

Yaklaşan referandumdan sonra mı?
Hepimizin maaşlarına yüzde 500 zam yapıldığında mı?
Son teknoloji arabalar kullanıp, en akıllı telefonlarımız olduğunda mı?
Canımızın istediği şeyi istediğimiz anda satın alabilme gücümüz olduğunda mı?

Aklımıza ilk gelenler bunlarsa ki öyle üzgünüz ama yerimizde saymaya devam edeceğiz! Çünkü gelişip, muasır medeniyetler seviyesine çıkmanın ne bir siyasi ideolojiyle ne de basit maddi kazançlarla ilgisi var.

Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Dünya işin sırrını çözmüş.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM

Hadi canım sende diyorsanız New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Şirin'in "Bir Türkiye Hayali" adlı kitabındaki verilere bir göz atmanızı öneririm.

Öncelikle eğitim hayatında başarı gösteren çocuklarla gösteremeyen çocuklar arasındaki en belirgin farklardan biri 'kelime hazineleri.' Öyle ki okul öncesi dönemde kelime hazinesi demek ZEKA SEVİYESİ demek!

Araştırmalar gösteriyor ki yoksul ailelerin çocuklarının kelime hazinesi düşükken, gelir seviyesi yüksek ailelerin çocuklarının kelime hazineleri daha yüksek. En yüksek kelime hazinesine sahip çocuklar ise beyaz yakalı ailelerin çocukları. Acı olan ise bu çocuklar arasındaki fark eğitim hayatları boyunca kapanmıyor. 

Selçuk Şirin araştırma verilerine ilişkin katıldığı bir televizyon programında şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Çocuk doğduğu andan itibaren özellikle de ilk 36 aylık dönemde çocuğuyla göz teması kuran, çocuğuyla arasında ortak dili geliştiren, çocuğuyla birlikte çocuk olabilen ebeveynlerin çocukları okula başladıklarında diğer çocuklardan bir kaç adım önde oluyorlar. Çocuklar arasındaki okula hazırlık farkı maalesef tüm eğitim hayatı boyunca neredeyse kapanmıyor."

Peki çocuklar arasındaki farkı kapatmak için ne yapmalı? Burada aynı anda izlenmesi gereken iki yol karşımıza çıkıyor. Yolun biri aile diğeri ise okul öncesi eğitim. Ailelerin çocukların zeka gelişimi için yapmaları gerekeni Prof. Dr. Şirin 3 kelimeyle özetliyor.

KONUŞ, OYNA, GEZ!

Özellikle hayatın ilk 6 yılında çocukların keşfetme yeteneklerinin aileleri tarafından desteklenmesi hayati öneme sahip. Selçuk Şirin bu konuda o kadar iddialı ki kitabında okurlarına, "Kitabı sonra okursunuz hadi şimdi bunları yapın!" demekten de geri durmuyor ekliyor:

"Paraya ihtiyacınız yok zaman ve özene ihtiyacınız var."

Yapılması gereken bir diğer şey ise okul öncesi eğitimin 'kaliteli bir şekilde' yaygınlaştırılması. Ancak Türkiye'nin durumu hiç de iç açıcı değil. OECD verilerine göre Türkiye'de okul öncesi eğitime katılım oranı yalnızda 29.68. Oysa ki geri dönüşümü en yüksek eğitim yatırımı okul öncesi döneme ait. Şirin'in aktardıklarına göre okul öncesi eğitime 1 yatıran 7 kazanıyor.

ÜNİVERSİTE ÇOK GEÇ!

Selçuk Şirin okul öncesi reformunun formülünü de şöyle anlatıyor:

"Dünyada eğitim reformu yapılacağı zaman bakılan ilk yer okul öncesi eğitimdir. Türkiye'nin her iline ilçesine üniversite açacağımıza, her mahallesine kaliteli bir okul öncesi eğitim kurumu açalım."