15 Kasım 2018 13:58

Süleyman ÖZIŞIK suleyman@internethaber.com

Kırgın mısın?

Esra Elönü kardeşimin Haber7.com sitesinde yazdığı can alıcı yazı düştü ekranıma. AK Parti’ye kırgın olanlara seslenmiş.

“Ne kadar kırgınsın?” diye sormuş ve eklemiş:

“Sen, Allah’ım helal etmiyorum! Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum! Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili'nin yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmiyorum” diye Abdülhamit Han kadar kırgın olamazsın.

Sen, dar Ağacına yürürken, milletinin yüzüne son kez bakan Adnan Menderes kadar kırgın olamazsın.

Sen, sırtı bize dönük ölen Aylan bebek kadar kırgın olamazsın can kardeşim. Biberonunda son şehadet sütü yarım kalmış Aylan bebek kadar kırgın olamazsın. 


Sen, kimliğinde başörtüsüz fotoğrafı yok diye sedyede bırakılan son nefesiyle vicdan dallarımızı kıran Medine Bircan kadar kırgın olamazsın.”

Sahi…

Hanginiz Esra Elönü’nün ismini zikrettiği isimler kadar bu ülkeye kırgınsınız?

Mesela…

“Her şeyi Allah’a anlatacağım” diyen Suriyeli çocuk kadar kırgın mısınız dünyaya ve alemi İslam’a?

Ya da…

28 Şubat’ta hapishanelere atılan, bugün dahi kendilerine el uzatılmayan, halen cezaevinde çürümeye devam eden dindar insanlar kadar kırgın mısınız?

Başörtülü olduğu için askeriyeden içeri alınmayan, oğlunun şehadet beratını almasına izin verilmeyen anneler kadar kırgın mısınız?

Şu an, şu saniye bile iki dağ arasında teröristlerle mücadele ederken, bazı partilerin arkalarından terör yardakçılarıyla iş birliği yaptığını duyan Mehmetçik kadar kırgın mısınız?

Ülkesi için, milleti için gecesini gündüzüne katan, ama hakkını bir türlü alamayan hatta “Tayyip’in köpekleri” diye aşağılanan ama buna rağmen canı pahasına vatan koruyan polisler kadar kırgın mısınız?

Ülkesi için mücadele ederken bir dağın tepesinde şehit edilen merhum Muhsin Yazıcıoğlu kadar kırgın mısınız?

Tek suçu kurban eti dağıtmak olan ve PKK’lı teröristler tarafından barbarca katledilen ve fakat katilleri bir türlü adalet huzuruna çıkarılamayan Yasin Börü kadar kırgın mısınız?

“Benim şehidim var” dediği için İYİ Parti mitinginde dayak yiyen, “Benim çocuğumun katilleriyle iş birliği yapıyorsunuz” dediği için CHP standının önünde saldırıya uğrayan şehit yakınları kadar kırgın mısınız?

Erdoğan kadar kırgın mısınız mesela?

16 yılda şu ülkeye yapılmayanı yapan, yeri geldiğinde imkansızı mümküne çeviren ama bunun karşılığında sadece ama sadece ihanet, küfür ve hakaret gören Erdoğan kadar kırgın mısınız?

Merhum annesine, saygıdeğer eşine edilen küfürleri sinesine çeken, en zor gününde yalnız bırakılan Erdoğan kadar kırgın mısınız?

Siz, hayat pahalılığı olduğu için gelirinizin bir kısmını kaybettiğiniz için kırgın olduğunuzu söylüyorsunuz. Ya bu ülkeyi canından aziz bilip hayatını kaybedenler? Ya kolunu bacağını kaybedenler? Ya yaşama sebebini, yaşama sevincini kaybedenler?

Onlar kadar kırgın mısınız?

Ve şimdi siz kırgın olduğunuz için on yıllardır bu ülkenin bir kesimini ölümlere, ölüm olmasa bile zulümlere gark edenlerle aynı safta yer alacaksınız öyle mi?


“Şehitlikten tiksindiğim kadar hiçbir şeyden tiksinmedim” diyenlerle, “İmam her gece ağzımın içine ezan okuyor” diyerek ezandan necaset gibi bahsedenlerle bir olacaksınız öyle mi?

“Biz daha APO’nun heykelini dikeceğiz” diyenlerle, sırtını terör örgütlerine dayayanlarla, “Bizans karınıza kızınıza musallat olmaz, bırakın gelsinler” diyen Fetö iti ve onun iflah olmaz hainleriyle birlikte hareket edeceksiniz öyle mi?

Darbe gecesi tankları alkışlayanlarla, sela okunan camileri basanlarla aynı yere mühür basacaksınız öyle mi?

Fetöcü darbecilere “Ana kuzuları”, darbecilere direnenlere “Katil sürüsü” diyenlerle aynı amaca hizmet edeceksiniz öyle mi?

Yukarıda bahsini ettiğimiz isimler, kırıldıkları, incindikleri gerekçesiyle senin gibi davransalardı ülkenin sonu ne olurdu hiç düşündün mü peki?

Bence bir düşün!

Esra Elönü’nün dediği gibi…

Al çocuğunu karşına, geç sevdiklerinin karşısına ve onların gözlerine bakarak düşün.

Düşün, çünkü bu şansı bir daha bulamayabilirsin!