18 Eylül 2018 17:19

Abdullah YILMAZ abdullah.yilmaz@internethaber.com

Kendini yiyen çocuklar

Evet doğru okudunuz kendini yiyen çocuklar

Genelde 5 li yaşlarda başlayan ve önce tırnaklardan başlayıp, sonra tırnak öncesi ya da sonrası parmak ucundaki eti kemiren çocuklar.

Bir türlü uzamayan uzamasına izin verilmeyen tırnaklar, öyle zamanlar olur ki parmak ucu kanayanlar, sebep çocuk kendini yiyor.

Önce, her zaman olduğu gibi anne farkına varır, çocuğun kesilecek tırnağı yok, büyümesi gereken tırnaktan eser yok, elinde kalır makas, işte o zaman anlar çocuğu tırnaklarını kemiriyor,

Asla kondurmaz çocuğuna sözüm ona ilgilidir, gidiyorsa yuva öğretmeninden bilgi alır, ona sorar, sınıfta yiyor mu kendini, acaba dersler zorluyor mu, öğretmeni çok kızıyor mu…

Hatta okul yarmadı mı? Yoksa ona, ayrı gelmek zor mu oldu evinden annesinden, yada evde kalan kardeş üzüyor mudur onu..

Aslında teşhis konmuştur, küçük bedene ve ruha zor gelen bir şeyler var aslında.

Aile meclisi toplanır, ne oluyor, daha bu yaşta bu çocuk ne yaşıyor ki kıtır kıtır yiyor kendini, bir sebebi olmalı, yoksa bizim çocukta bir sorun mu var, çözemediği?

Doğal olan bir yardım almalı onun adına, gidilmeli psikoloğa, elinde sihirli değnek var nasıl olsa, annenin paniği babayı da getirir yola ve en iyisini aramaya başlarlar, öyle uzatanından değil kısa sürede sonuca ulaşanı olsun, kıvrandırmasın, söylesin ve biz çocuğa ayar yapalım, neyse sorunu çözelim, çünkü o bizim hayatımız ve biz ondan başka hiçbir şey düşünemiyoruz.

Tabi ki yalan……

Oysa ki bu yaşta çocuğa terapi olmaz, olsa olsa haber verir olandan bitenden, çocuk ruhuyla, saf ve temiz duygularla açar kalbini ve çıkar ortaya bir dram

Anne yalnızdır evde ve hep şikâyetçidir hayata, evlidir ama evde yoktur koca, işi vardır toplantısı en büyük moda, eşi bekler çocuğu bekler, gökyüzü karanlık bir boya, gelmez, yelkovan gelir baba gelmez, kapının zili telefonun sesi çıkmaz, neden?

Yalnız geçen akşamların, anne yok baba yok, aslında ikisi de yok, belki evdeler ama çocuk yalnız. Ev ev değil savaş alanında,

Ses var, anadan babadan haber yok, savaşan, bağıran hakaret eden sözler evin duvarlarında gezinirken, sığınak korku tüneli gibidir, asmalar var kesmeler var, çekip gitmeler var. Devamlı ezilen aşağılanan kadın, en güçlü gördüğü liman babanın dalgalarında ezilirken, çocuk kime sığınacak...

Buraya kadar çok sert ve acımasız sözler sarf ettiğimin farkındayım, belki de ne kadar ön yargılı ve suçlayıcı tavrımdan rahatsızda olmuş ola bilirsiniz. Tabi ki her şeyin bir sebebi vardır, bazen mutlu giden sorunsuz evlilik ürünlerin de de aynı sonuç çıkabilir, ancak ben bir psikoloğum ve gerçekten üzülüyorum, Elinden tutup getirilen çocuklara.

Uzun uzun anlatılır, çocuğu bildiğin doğarken psikopat ilan edenlere de rastladım, çok söylemişler yeme kendini, yediğin her tırnak senin içine aldığın mikrop demişler.

Sonuç hala yiyor kendini, sigarasını her yaktığında daha hızlı öleceğini bilen biri gibi

Aslında aile bilinçli doğru gitmeyen bir şeylerin farkında, bahane aslında çocuk, bazen tırnak bazen Parmak, ancak hepsinde yenen bir şeyler var.

Aslında yenen başka bir şey, çocuk tırnağını yemiş ne yazar, evin içinde birileri beyin yiyor, çocuk sadece parmağıyla işaret ediyor.

Diyor ki siz birbirinizi yemeyin, siz yeter ki iyi olun, ben kendimi yerim

Sorun sadece tırnak, ya da parmak eti yemekse bizde çözüm kolay, ver aileye eczanelerde satılan tırnak yiyenler için acı bir solüsyon, çocuk tırnağına dadandığında cezalansın, aldığı acı hissiyle parmağına uzanmasın.

Tırnağını bir daha kemirmeyeceği kesindir, ancak yeni bir hedef çok yakınında. Uykuda dişlerini yemesi en kolay, bu giderde gider….

Çocuğu terapiye getirenler keşke aynada bir kendilerine baka bilseler, aynadaki yansımanın kendileri olduğunu bir bilebilseler, çocuğun dünyaya gelirken boş bir sayfa olarak geldiğini ne yazarlarsa onu okuyacaklarını, rüzgâr ekince fırtına biçtiklerini bir bilseler.

Evde bir sorun varsa çocuk adına bunun sorumlusunun aslında yüzde doksan ana baba olduğunu bir bilseler

Keşke biz de işsiz kalsak….