16 Ekim 2018 08:23

Mansur İşçel mansuriscel@gmail.com

İYİ Parti Genel Başkanı Muharrem İnce

Formül çok basit.

Türkiye siyaseti iki bilinmeyenli bir denklemdir, sürekli aynı parametlerle farklı sonuçlar almayı hedefleyen bir muhalefet var karşımızda.

Bakın yiğidi öldürün hakkını yemeyin. CHP, Muharrem ince sayesinde neredeyse 40 yıldır ilk defa %30 barajını aştı. İnce seçim kampanyaları yaparken Kılıçdaroğlu piyasada pek görünmüyordu. İnce Kılıçdaroğlu için bir rakip idi. CHP genel başkanlığı koltuğunu İnce’ye kaptırmamak için formülünü piyasaya sürdü.

İnce’yi Cumhurbaşkanı Adayı
gösterelim zaten seçilemez

Eğer seçilemezse milletvekili görevi de bitmiş olacak. Kılıçdaroğlu bir taşla 10 tane kuş vurdu diyebiliriz. İnce meclisten de gitti, ortalıkta artık pek dolanmaz, sesini böylelikle keseriz…

Genel Başkanlık makamını kaptırabileceği tek isim Muharrem İnce idi. Baktı seçimlerde halk da İnce’nin arkasında, Kılıçdaroğlundan daha fazla oy toplayabildi, bu adam yürümüyor bildiğin koşuyor yani…

İnce seçim ertesi çıktı kamera karşısına, resmen bükemeyeceğin eli öpeceksin dedi,

Aradaki farkı görmüyor musunuz dedi? Akıllı mantıklı olun neyin mücadelesini veriyorsunuz dedi…

Muharrem ince neden mücadele etmedi sizce?

Çünkü cumhurbaşkanı olamayacağını kendisi de çok iyi biliyordu.

İnce’nin kafasından atamadığı bir düşünce vardı, unutmak mümkün değil...

CHP genel başkanlığı koltuğunu aklından hiç çıkaramıyordu. Asıl amacı CHP Genel Başkanı olmaktı.

Seçimden bir gün sonra insanların aklını karıştırmamak adına CHP hakkında konuşmak istemiyorum dedi,

Basın mensuplarının CHP sorularına cevap vermedi,

Politik davranıp halk önümde yürü derse ben de yürürüm dedi.

Mesaj NET!

Kurultay sorularına cevap vermedi,

Kılıçdaroğlu’nu karalama politikasına yavaştan giriş yaptı,

Aradan 3 gün geçti,

İnce’ nin danışmanları yeterli olmadı,

Hemen Murat Karayalçın gibi solun ağır topları ile görüşme yaptı, fikir aldı.

Kılıçdaroğlu’nu nasıl göndeririz?

Kurultay lafını benim ağzımdan duymadığınız sürece kurultay laflarına inanmayın ve benden de hiç bir zaman duyamayacaksınız gibi cümleler kurdu.

Yani diyor ki sakın yanlış anlamayın amacım CHP Genel Başkanlığı değildi haaa!

Hedef şaşırtma!

Daha dün seçimde cumhurbaşkanı, bugün CHP genel başkanlığı hayırdır demezler mi adama?

Durun sıra sıra.

3 hafta dayanamadı ve Kılıçdaroğlu’na açıktan çağrı yaparak Genel Başkan ben olayım sen de onursal başkan ol dedi.

Kılıçdaroğlu sessiz.

Güya İnce’yi dikkate almıyorlar.

Ayrıca ne demek dikkate almıyorlar ben de anlamış değilim, tuhaf!

İnce %30’dan fazla oy almış, CHP için bir ilaç gibi bir şey bu.

Ama yok! Kılıçdaroğlu yana yakıla söylendiği durumu bizzat kendisi icra ediyor.

Kılıçdaroğlu hayatından memnun, mutlu ve CHP gibi bir partinin genel başkanı olmak başbakan olmaktan daha iyi onun için heralde.

CHP’yi yönetmek kolay iş değildir. Atatürk bile CHP’yi yönetirken zorlandığı kadar devleti yönetmekte zorlanmadığını söylemişti.

CHP aydınların partisi olarak bilinir. Evet kısmen doğru!

O kadar aydın insanı yönetmek gerçekten kolay iş değil.

Lakin sorun şu: CHP artık aydınların partisi değil! Gördüğünüz üzere amaç hizmet etmek değil koltuğu kaybetmemek…

Bırak İnce devam etsin, bu bayrak yarışı değil mi? Sen başarılı olamadın, sayamadığım yaklaşık 10 seçim kaybettin. Demek ki Kılıçdaroğlu seninle olmuyor.

Sen de partide görev alırsın, bak İnce ne güzel dedi, sen de onursal başkan olarak devam et yine…

Yani gerçekten neyin peşindesiniz? İnsanlar anlamıyor mu sanıyorsunuz?

Haaa…

Eğer son kez şu yerel seçimleri de deneyeyim diyorsan o başka.

O zaman İnsanlara bilgi vermelisiniz, bakın ortalık kaynıyor!

CHP’de kavga bitmez arkadaş bitmez!

Ak Parti’nin kurmaylarına bakın, öz geçmişlerine bakın, asıl aydınların partisi hangisiymiş siz daha iyi görürsünüz.

Evet gerçekten bu kadar aydın insanı yönetmek gerçekten zor iş!

Hem devleti yönet, hem insanları idare et. Tek başına bir adamın yapacağı iş değil!

Ama bakıyoruz ki son 16 yıldır tüm seçimlerin galibi kim?

Başkan Recep Tayyip Erdoğan!

Demek ki başarılı bir lider, kazanmış, hakkıyla girmiş seçimlere, yenmiş de yenmiş!

E şimdi siz ne Kılıçdaroğluna bakın bir de, insan gerçekten üzülüyor.

Herkes baksın da aydın insan görsün!

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Maya Okulları sahibi, Prof.Dr. ünvanına sahip, hayatını eğitime adamış bir bilim adamıdır.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genel Kurmay Başkanı, detaya gerek var mı sizce?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Medipol Üniversitesi ve Hastaneleri sahibi, sağlık sektörünü en iyi bilen kişilerden birisi.

Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Cahit Turan, uzun yıllar kara yolları genel müdürlüğü yapmış alanında en iyisi olan bir adam, detaya gerek var mı?

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Spor Toto Genel Müdürü, detaya gerek var mı?

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, ETS Tur’un sahibi, Atlas Jet hava yolu şirketinin sahibi, kültür ve turizm üzerine yaptığı faaliyetleri göz önünde bulundurursak Türkiye’de üzerine yok!

Liyakat derseniz en aydın kişiler buyurun Ak Parti’de. Sayın Başkanımız Erdoğan’ın çalıştığı ekibe bakarsanız konu vatan ve memleket olunca doğru insanları en yakın arkadaşlarına tercih ettiğini, derdinin ülkeden başka bir şey olmadığını rahatıkla görebiirsiniz.

Gelelim İyi Parti Genel Başkanlığı krizine

İyi bakın, dinleyin,

İyi Parti’nin kurmay ekibi ne diyor.

Ümit Özdağ, Aytun Çıray, Koray Aydın gibi isimler Akşener’den başka aday yok, ikna edeceğiz diyerek zaman kazanıyorlar. Akşener’in istifa sebebinin saçmalığını hiç tartışmayalım. Bir dava adamı birisi bişey söylemiş diye istifa eder mi?

Bir ana 6 aylık yavrusunu üfürükten sebeplerle avluya bırakıp gider mi?

Akşener inatla aday olmayacağım diyor,

Daha düne kadar başbakan olacağım diyordu, cumhurbaşkanı olacağım diyordu.

Ne oldu da bir anda genel başkan bile olmak istemiyor?

Bu inat neden?

Sormazlar mı adama? Hadi sorduk Sn Akşener, ne cevap vereceksiniz?

İyi partili birisi “MADAM” demiş. Madam genel ev çalıştıran kadına denirmiş. Bu yakıştırmayı kabullenememiş.

Yahu nasıl gülsem bilemedim.

Madam Fransızcada “HANIMEFENDİ” anlamına gelmektedir.

Size de komik gelmiyor mu bunlar?

Muharrem İnce İyi Parti’nin Genel başkanı olabilir mi?

Böyle bir şeyi iddia ediyorum demiyorum, bir yerden aldığım gizli bilgi de yok, sadece kuvvetli tahminimi buraya yazıyorum, bana hatırlatırsınız…

Siyasette herkes yanılabilir ancak ben formülü biliyorum.

Matematikle içli dışlı olan bir mühendis olarak denklemde parametleri yerine koyduğumda sonuç Muharrem İnce çıkıyor.

İyi Parti’ye yeşil ışık yakarak ittifak kuran CHP için sorun teşkil edecek bir durum değil bu.

CHP İyi partiye 15 milletvekili transfer etti,

Genel başkan neden transfer etmesin ki?

İyi Parti seçim sonuçlarında yaşadığı hayal kırıklığını İnce ile onaracaktır.

İyi Parti’de amaç İnce’nin elde ettiği %30’luk kitleyi çekebilmek,

Amaç İyi Parti’yi 2.parti yapmak,

Amaç Muharrem İnce’yi de çok arzuladığı genel başkanlık koltuğuna oturtmak,

Böylelikle İnce de kendisini iyi hissedecektir ve CHP ile olan kavgası bir nebze de olsa dinecektir.

Kılıçdaroğlu da derin bir nefes alacaktır…

Bu işten hem İnce, hem İyi Parti hem de Kılıçdaroğlu karlı çıkacak.

Akşener ne aldı ne sattı bilemeyiz ama olan yine CHP’ye olacaktır...

Geçmiş olsun CHP…

Konu Ak Parti’ye gelince söyleceğim tek bir cümle var,

Durmak yok yola devam!