21 Kasım 2018 09:54

Hadi ÖZIŞIK hadi.ozisik@internethaber.com

İnternethaber 18'lik delikanlı oldu çok şükür

2000 yılının 5 Mayıs'nda attık ilk harcı. Şımarmadan, sırnaşmadan, tevekkülü elden bırakmadan tam 18 yıldır yol alıyoruz. 
18'lik delikanlı olduk çok şükür! 
Süleyman Özışık ile birlikte 350 dolarla yola çıktık. Hamd olsun ki yıllar geçtikçe parayla, pulla ölçülemeyecek büyük bir servet edindik. 
İki kişi ile başladık...
Bugün 50-60 kişi ile yolumuza devam ediyoruz. 
Ertuğrul Özkök
bir kaç yıl önce ziyarete geldiğinde, "Hadi sen büyük iş başarmışsın ama bil ki bundan böyle çok mıncıklanacaksın" demişti. Bu sözlerin anlamı, iftiraya uğramaktı, ekmeğine bıçak saplamaktı.. Öyle de oldu, Ertuğrul Özkök haklı çıktı zamanla. Ama biz yılmadık, "Rızık veren Allah'tır" dedik ve doğru bildiğimiz yolda ilerledik, ilerliyoruz. 
Haberlerimizde yalan yanlış olmasın diye azami dikkat ettik. Kalbimizin zehirlenmemesi için, okuyucularımızdan başka efendi edinmedik. Saygısızlık yapmadık, çirkinliğe teslim olmadık, Allah'a sığındık ve anne babamızın da duasıyla, bugünlere geldik. 
Belirgin bir pişmanlığımız olmadı hiç! 
Sağır bir direniş içinde olmadık.. 
Karşı tarafı duymazdan gelmedik. 
Herkesi dinledik, bilerek ve isteyerek duymamakta ısrar etmedik. 
Türlü zorluklar ve engellere rağmen, İnternethaber bayrağını yere düşürmedik. 18'imize kadar, egomuzun bizi yönetmesine izin vermedik. İçimizde öfke barınmadık. Okuyucu, verdiğimiz hizmetin kanıtını görmek istedi hep. O yüzden doğrudan, doğru yoldan şaşmadık. 
Başardık!
Başardığımız içindir ki...
Kâh alkışlandık...
Kâh taşlandık.. 
Başarımızın karşılığında ise, bizi hem alkışlayan hem de taşlayan 1 milyonun üzerinde okuyucu ile taçlandırıldık. Birilerinin bizim başarılarımızdan rahatsızlık duymaya başladığını görünce, takdire şayan bir iş yaptığımızı görmüş olduk. Kimileri arkamızdan konuştuysa da, biz önde, en önde yürümenin tadını çıkardık, çıkarıyoruz. Takdir etmesini bilmeyenler, bizim mutsuz ve başarısız olmamısı istedi. Ama onların bu düşü hiçbir zaman gerçekleşmedi. 
İnançla, inatla, sabırla, sebatla ve hep doğru yolda... habercilik yaptık. O yüzden okuyucu bizi okumaktan vazgeçmedi. Her türlü olumsuz ve karamsarlığa karşı inat ettik, kararlı olduk. 
Gözümüzü kör etmesin diye kibirden, kibrin çürük kokusundan uzak durduk. 
Tüm bunları elbette tek başımıza başarmadık. 
İnternethaber ailesinin her ferdinin bu başarıda payı çok büyük. Hâlâ aileden kopmayan Hacer Alkan başta olmak üzere, helalleşip gidenler... hepimiz çok çalıştık, çalışıyoruz. 
2000 yılının 5 Mayıs'ında İnternethaber'i yayına aldığımızda, Nazlı kızım 13 yaşındaydı. İnternethaber için, İnternethaber'in çalışanları için ter döküyor şimdilerde. 
Ve fakat... 
Sizler bu yazdıklarıma bir kez daha şahit olun. 18 yıl oldu, onca emek, onca çırpınış... buna rağmen, hâlâ bir yasamız olmadı. Ben ve arkadaşlarım çalmadık kapı bırakmadık; sorunlu olduğumuzu haykırdık ve sorumlu olmak istedik. Buna rağmen, İnternet Medyası Yasası çıkarılmadı, çıkarılmıyor. 
24 Haziran'da seçim var... 
Yazık ki 24 Haziran sonrası için de pek umutlu değiliz! 
Çok şey istemedik aslında... 
Fikri, zikri ve zihni kötüye işleyenler, bu sektörü kirletmesin istedik. Buna rağmen, sesimizi 18 yıl boyunca duyan olmadı.. 
18 yaşında vekillerimiz olacak artık. 
Hal böyleyken; 18'lik bir delikanlı (İnternethaber) hâlâ reşit sayılmıyor. 
Ey güzel insanlar... 
İnternethaber'in güzel ailesi... 
18'imize kadar size dokunduğumuz için başarılı olduk. 
Hatalarımız olmadı mı?
Oldu, olacaktır! 
Biz hatalarımızı telafi ederiz. 
Yeter ki siz bize kalbinizi ve gönlünüzü açmaya devam edin.. 
İyi ki varsınız!
İyi ki varız... 
Nice yıllara...