14 Kasım 2018 23:32

Ümit SAMİMİ umitsamimi@gmail.com

İktidardan üç önemli beklentim

Yeni dönemde hükümetten 3 önemli beklentim bulunmaktadır.
İlki; 15 Temmuz - 28 Şubat ve benzeri süreçlerin bir daha yaşanmamasını sağlayacak şekilde devlet yapısının ve düzeninin, modern, şeffaf ve hukuka bağlı olacak şekilde yeniden düzenlemesi. Yarım asırdan fazla süredir neredeyse tüm enerjimizi kimseye faydası olmayan ama muazzam derecede zarar veren bu yapılanmalara harcıyoruz.

Sadece örgüt ve çetelerden değil, örgüt ve çetelerin rahatlıkla sızıp ele geçirebildiği devlet sisteminden de kurtulmamız gerekiyor. Tabi bu süreç, evrensel değerler benimsenerek yürütülmeli.

Bir diğer beklentim ise, teknoloji üretimini arttırabilmek adına ciddi bir strateji geliştirip, bu stratejiyi devlet planına dönüştürmesi. Haliyle bu ol deyince olabilecek bir süreç değil çünkü teknoloji tek başına yüzlerce belki de binlerce sektörü barındırabilen devasa bir havuz. Bunların hepsine yatırım yapmak, kısa sürede mümkün değil. Örneğin, Türkiye 2015 yılında ilaç sektöründe 4,7 milyar dolar ilaç ithalatı yaparken sadece 856 milyon dolarlık ilaç ihraç edebilmiş. Oysa pazar çok daha büyük. Sadece Avrupa ülkeleri 2015 yılında 250 milyar dolarlık ilacı dünyanın neredeyse tamamına satmışlar. Buna karşın batılıların, Avrupa Birliği dışından aldıkları ilaç miktarı ise yüzde onun altında.

Her alanda yapacağımız küçük yatırımlar bizi tüm sektörlerde dünya devlerine ezdirecektir. Bu sebeple bu ve benzeri pastaların hangilerinden daha büyük pay alabileceğimizi tespit etmek için öncelikli olarak ciddi bir araştırma yapmak gerekir. Daha sonra uzun vadeli bir plan hazırlanıp, seçilen sektörlerin eğitim kısmında gerekli reformlar yapılmalıdır. İlgili sektörün eğitimsiz, tecrübesiz ve bilgisiz çalışanları ile dünya devleri ile asla rekabet edemeyiz. Akabinde ise gerekli yatırımlar yapılmalı ve teşvik programları hazırlanmalı.

Özet olarak iktidardan ikinci beklentim, Türk gençlerini dünya ile teknoloji alanında rekabet edebilmesi için üzerinde çalışılmış ve profesyonelce hazırlanmış politikalar üretip, bunları uygulamaya koymasıdır.

Sonuncusu ise terör konusu. Terör ülke gündeminde olduğu sürece hakkıyla ne bilim konuşabiliriz, ne sanat, ne eğitim ne de siyaset. İnsanların hayatlarını kaybettiği, korku ve endişe içerisinde yaşadığı, kin ve nefretin körüklendiği bir ortamda yapılan müspet çalışmaların tamamı cılız kalacaktır.

Üstelik maddi gelirimizin çok büyük bir kısmını teröre harcıyoruz. Gelişmiş olmayan ve sanayi kalkınmasını henüz tam anlamıyla gerçekleştirmemiş bir ülkenin, bu kadar büyük miktarları harcıyor olması muasır medeniyet seviyesine ulaşmasının önündeki en büyük engel fakat bütün bunların ötesinde, vatana sevdalı insanların, memleketi için ömrünü hiçe sayan yiğtilerin hayatlarını koruyabilmek hepimizin birincil vazifesi.
Vesselam