24 Temmuz 2017 19:35

Süleyman ÖZIŞIK suleyman@internethaber.com

Hürriyet'e kızmak yerine teşekkür etmeliyiz!

Herkes "Karargah rahatsız" manşetinden dolayı Hürriyet'e ateş püskürüyor. Kusura bakmayın ama ben bu konuda herkesten farklı düşünüyorum.

Eğer öfkemizi kusacağımız bir suçlu arıyorsak, Hürriyet son sırada bile olamaz.

Aksine Hürriyet'e ve Hande Fırat'a teşekkür etmeliyiz!..

Neden mi?

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içinde hala darbe yanlısı bir grubun olduğunu bizlere gösterdiği için...

Fetö terör örgütüne mensup hücre yapının TSK'dan tam anlamıyla kazınmadığını belgelediği için...

15 Temmuz'dan sonra "Bu ülkede artık darbe olmaz" diyerek rehavete kapılan bizleri yeniden uyandırdığı için.

Geçen sefer direndiğimiz darbecilere karşı bu kez savaşabilmek adına bizlere zaman kazandırdığı için özellikle ama özellikle teşekkür etmeliyiz.

İtiraf edeyim ki hem Hürriyet, hem de Hande Fırat büyük bir gazetecilik örneği sergiledi. Bana kızabilirsiniz ama aynı bilgiler bana gelmiş olsa, ben de tereddüt etmeden yayınlardım. "Karargah rahatsız" başlığı atmazdım ama yayınlardım!

Bence oraya buraya kızmayı bırakalım da asıl şu soruların cevabını arayalım:

Hürriyet'in yayınladığı haber yalan mı, değil mi? 

Haberin aslı astarı yoksa, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar neden yalanlamıyor. Yok haber doğruysa, neden hala o makamda oturuyor?

AK PARTİ ŞİLİ İL BAŞKANI FERRADA!

CHP'nin hayır kampanyasını yürütmesi için davet ettiği Şilili reklamcı Garcia Ferreda demiş ki "Bir haftadır buradayım. Neden hayır dediğinizi ve bunun karşılığında halka ne önerdiğinizi anlayamadım!"

Adama delirmek için CHP'lilerle bir hafta takılmak yetti!

Bizim 60 yılda anlamadığımızı sen bir haftada anlamaya çalışırsan böyle şanzımanı dağıtırsın işte!

Biz neye muhalefet ettiklerini anladık mı ki sen anlayasın birader? Bizi geç, kendileri bile yıllardır neye muhalefet ettiklerini anlamadan çırpınıp duruyorlar. 

Ferrada yine şanslı gününe denk gelmiş!

"Başörtüsüne karşıyız" deyip, çarşaflılara CHP rozeti takanları görmedi en azından! 

Anlaşılan o ki Ferrada Türkiye'ye gelmeden önce CHP'liler adamı epey dolduruşa getirmiş. Mesela ülkeyi bir diktatörün yönettiğini söylemişler.

Adamcağız basın toplantısında, "14 yıl boyunca her seçimden zaferle çıkmak bir adamı diktatör yapmaz. Aksine iyi bir siyasetçi yapar. Gördüğüm kadarıyla sizdeki seçimler de çok özgürce yapılıyor" demiş!

Yahu bütün evetçiler toplansa, hayırcıları bu kadar rezil kepaze edemezdi vallahi!

Bir düşünsenize...

Dünyanın parasını harcayıp, kampanyanızı yürütmesi ve sizi başarıya ulaştırması için taaa Şili'den bir reklamcı getiriyorsunuz. Ona bile meramınızı anlatamıyorken, kendi halkınıza nasıl anlatacaksınız?

Allah'tan adam bazı şeyleri henüz bilmiyor!

Diktatörlükle yönetilen bir ülkede, CHP'li muhalif milletvekiline yıllık 1 milyon 200 bin telefon, 44 bin lira da akaryakıt parası verildiğini öğrenseydi nasıl bir şekle girerdi acaba?

Muhtemelen şöyle düşünürdü:

"Bir diktatör, muhalif CHP'li milletvekiline, kendisine karşı muhalefet kampanyası yürütebilsin diye 1 milyon 200 bin telefon, 44 bin lira yakıt parası veriyor! Bunlar ya dayak yememiş, ya da diktatörün ne olduğunu bilmiyor!"

Ferreda bu açıklamalarından sonra CHP ile çalışmaz diye düşünüyorum. Muhtemelen ülkesine dönmüştür. Herhalde bir süre daha buralarda kalsa, konuşmalarıyla bir sürü CHP'linin "Evet" oyu vermelerine neden olacaktı.

CHP adına gitmesi isabetli olmuş!

Düşünüyorum da acaba birileri CHP'yi yine kandırmış olabilir mi? Yani Garcia Ferrada'nın böyle konuşması hiç mi hiç normal değil. 

Yahu bu adam AK Parti Şili İl Başkanı olmasın sakın!

ERDAL ÖZTÜRK DARBECİ Mİ DEĞİL Mİ?

3. Kolordu Komutanı Erdal Öztürk, darbe girişiminin yaşandığı gece NTV’ye bağlanıp askerlere kışlaya dönün emri vermişti. 

Ancak daha sonra ilginç bir gelişme yaşandı.

İstanbul Emniyetine bağlı müdür yardımcılarından biri, darbe gecesi Erdal Öztürk'ün kendisini cep telefonuyla aradığını ve sıkıyönetim komutanı olduğunu söyleyerek "Polis bizim emrimizde olacak" dediğini iddia etti.

Ses kayıtları savcılığa teslim edilince Erdal Öztürk İnegöl'de eşiyle yemekteyken gözaltına alındı ve tutuklandı.

Geçtiğimiz günlerde yeni bir gelişme oldu. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı çatı iddianamede, o gece emniyet müdür yardımcısını arayan kişinin Erdal Öztürk olmadığını ortaya çıkardı.

İddianamenin ilgili bölümünde aynen şöyle yazıyor:

"Faaliyetlerin başlamasıyla birlikte Kurmay Albay Uzay Şahin'in elindeki liste üzerinden İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılarını Murat Akkaya vasıtasıyla aradığı, telefonu sıkıyönetim komutanı Erdal Öztürk'e bağlayacağını söyleyerek Uzay Şahin'e verdiği, Uzay Şahin'in de kendisini sıkıyönetim komutanı Erdal Öztürk olarak tanıtıp, herhangi bir metne sadık kalmaksızın "Sıkıyönetim ilan edildiğini, TSK'nın yönetime el koyluduğunu, kendilerine mutlak surette itaat etmeleri gerektiği" şeklinde söylemlerde bulunduğu belirlenmiştir."

İddianame böyle ama Korgeneral Erdal Öztürk hala tutuklu...

Ailesi haklı olarak neden hala tutuklu olduğunu soruyor. Hem ailesine, hem de kamuoyuna bu sorunun cevabının ivedilikle verilmesi gerekiyor.

BİR SORU: Madem Erbakan çok iyi biriydi, neden puştluk yapıp postmodern darbe ile indirdiniz? Yok madem kötüydü, neden anma terönlerinde timsah gözyaşları döküyorsunuz?

BİR KORKU: Halk TV'de Kur-an tilaveti canlı olarak yayınlanıyor. Hayırcı solcular, "Cumanız mübarek olsun", "Hayırlı işler, hayırlı haftalar" diye mesajlar atıyor.

CHP şeriatı getirecek diye ödüm kopuyor!