26 Eylül 2018 11:24

Abdullah YILMAZ abdullah.yilmaz@internethaber.com

Hiç bir şey eskisi gibi olmamalı

Türkiye artık bir karar vermek zorundadır, hem de hiç olmadığı kadar hayati bir karar, aynen bir insan gibi, ben neyim kimim nereden geliyorum, nereye gitmeliyim,

Tarihinden yaşadığı bütün tecrübelerini kendine yol haritası yapmalı.

Kimliğine karar vermeli, kim olmaya niyetli, kimi kendine örnek alıyor, diğerlerine mi benzemeli, ya da kendimi olmalı.

Yıllardır bedeller ödediği, olmaya çalıştığı ama olmasına izin verilmeyen Avrupalımı olacak, birilerinin düşmanına düşman olarak müttefik mi olmalı.

Üç maymunu oynamanın adamı maymuna çevirdiğini anlamalı artık

Kore’de bedel ödeyip NATO’ya girmenin, aslında kendine ne kadar bedel ödetildiğini anlamalı, AB ye gireceğim diye verilen iltimasların bitmeyen sömürgenin anahtarı olduğunu da , sadece gümrük birliği adı altında Avrupa’nın Pazar yerine döndüğünü anlamalı.

Dünya artık on sene önceki dünya bile değilken 50 yıllık saplantılardan kurtulmalı, ne NATO’nun nede AB’nin esamesi yok, başkaları için olsa da bizim için hiç olmadı.

Bunu Afganistan’da ABD’nin ikiz kulelerine yapılan saldırıda yeterince anlamadık mı, Somali’de, hadi hepsini geçtik Kıbrıs’ta anlamadık mı

Kıbrıs harekâtında bu ülkeye ödetilen bedeller bugünün müjdecisi değil mi

Çekiç gücün nasıl bize pkk olarak tepemize indiğini

ırakta demokrasi havarilerinin nasılda misakı milli çizgimizi silip attığını nasıl da göremedik

Bizim artık kandırılan ne devlet adamına nede devlete tahammülümüz kalmadı, günlük değil asırlık politikaların adamı olmalıyız,

İçimizde barındırdığımız halkların aşığı ve yoldaşıyız yeter ki ihanet olmasın, husumet, arkadan vurmak olmasın.

Biran evvel AB ve NATO sürecini, sürüncemede bırakmadan tavrımızı belirlemeliyiz

Elli yıldır giremediğimiz ab cenabet olmuştur, miladını doldurmuştur, girenler çıkarken, hala o kapıda beklemek embesilliktir

NATO da birilerinin bekçisi olmak bize milli güvenlik katmıyor aksine, müttefikleriniz tarafından devamlı kullanılıyor her defasında kullanılan maşalar tarafından hançerleniyorsak, gayri buralardan uzak durmak gerek

Ders alamıyorsan verilen derslere katlanmak gerek, ancak Türkiye o kadar çok tecrübe yaşa dı ki artık ders verecek kadar birikimleri oldu, dost görünümlü düşmanlardan.

Ne doğuya nede batıya değil, bu toprakların ruhuna güvenip tarihin bize genetik olarak bıraktığı mirasa güvenme zamanıdır.

Bir ateş lazımdı belki de kıvılcım, işte bugün kimin çaktığı önemli değil çakılmıştır, bilinçli yada bilinçsiz ateş yanmıştır, milli olma, bağımsız özgür yaşamak denen şeyin farkına vardık, bu ışık umarım sönmez, umarım içimizdeki bizi biz yapan sandığımız değerler topluluklarından biri su koyuverip verip bu ateşin harını azaltmaz

Ne olursa olsun Anadolu’da bir ateş yanmıştır, ateş sadece içimize sıcaklık değil geleceğimize de ışık tutmaktadır

O yol, tam bağımsız sömürülmeyen sömürülene destek verebilen, güçlünün yalakası değil ezilenle alakalı kişilikli bir devlettir.

Hakimiyet hiçbir zaman başkaları tarafından bahşedilen ayrıcalık değil söke söke, kana kan, dişe diş bedellerine razı gelen halkların hikayesidir.

Şimdiye kadar günü idare etmek uğruna verdiğimiz bedeller, şimdikinin yanında azımsanmayacak kadar fazladır.