11 Aralık 2017 03:31

Cennet CANKILIÇ cennetcankilic@gmail.com

Gürcistan’da FETÖ okulları paravan şirketlere mi devrediliyor?

Ünlü İpekyolu TV Programcısı, Gazeteci Seyfullah Türksoy’un Genel Başkanlığını yaptığı Dünya Karapapak Türk Birliği’nin davetlisi olarak 5 günlüğüne Gürcistan’a gittim. Gidiş amacımız Birliğin Kızılay ile birlikte düzenlediği Gürcistan’da yardıma muhtaç yaklaşık 10 bin çocuğa giysi yardımı yapılması organizasyonuna katılım idi.

İyi ki gitmişim.

Hem komşu ülkemiz Karadeniz kıyısındaki Gürcistan’ı ilk defa gezme imkanı elde ettim, hem de Karapapak Türkleri vasıtasıyla buralardaki kardeşlerimizin yaşam biçimlerini,  köklerine, dinlerine en önemlisi de Türkiye’ye duydukları bağlılık ve güveni görme imkanım oldu.

Ve en önemlisi de  FETÖ’nün okullarıyla ilgili bilgi sahibi oldum.

Zira, gitmeden evvel bu ülke ile ilgili duyumlarım içinde, sosyo-ekonomik durumunun kötü, orta Asya ve Türki Cumhuriyetleri içinde FETÖ’nün ise en yoğun yapılandığı ülke konumunda olduğu vardı.

Gittiğimde her ikisinin de doğru olduğunu gördüm..

Gerçekten de, sosyo ekonomik yapısı 3. dünya ülkelerinden beter. Elbette bunda 300 yıl Osmanlı hakimiyetinde kaldıktan sonra 1878 yılında Rus hakimiyetine, sonra da Sovyetler Birliği Cumhuriyetlerine dahil edilmesinin etkisi var.

1991 yılında SSCB’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesiyle kapalı toplumdan açık topluma geçişin sancıları başlamış. Ve bu sancı tüm hızıyla her alanda kendini gösteriyor. 

Demokratik cumhuriyetin ilanı ile Rusya döneminden kalan ve ağırlıklı demir sanayi  olan birkaç büyük fabrikanın kapanmasıyla, bir anda işsizlik ve yoksullukla baş başa kalan Gürcistan’ı hali hazırda ayakta tutan tarım ve hayvancılık ile  alt yapısını tam oturtamadığı turizm sektörü.

Gürcistan’da kişi başına düşen milli gelir 3 bin dolarlarda. Kentleşmenin Rus hakimiyeti dönemindeki kalıntısının ve yaşam biçiminin ana hatlarıyla devam ettiği ülkede Türk işadamlarının yeni yeni  inşaat alanında yaptığı, site, rezidans ve villa gibi toplu konut projeleriyle dikkat çekerken tezatlıklar da şaşkınlık yaratıyor.

Vergi yükünün az olması dolayısıyla trafikte son model araçlar ve elektronik aletlerin ki son model akıllı telefonlar başta olmak üzere ülkemize göre çok çok ucuz olması da gözlerden kaçmıyor.

Ve bir diğer en önemli konu: FETÖ bağlantısı!

Balkanlardan, Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetlerine kadar uzanan geniş coğrafyayı mesleği gereği çok iyi tanıyan ve buralardaki Türk Dünyasına hizmet çalışmalarını kurduğu dernek ve birliklerle sürdüren Gazeteci Seyfullah Türksoy da söyledi:

“FETÖ’nün en yoğun yapılandığı ülkelerin başında Gürcistan geliyor. Çünkü burada Türk nüfusunun yoğunluğunu dikkate aldığınızda bir tane bile Türk okulu yoktu. FETÖ bu açığı iyi kullandı ve  ilkokuldan, üniversiteye kadar pek çok okul açtı.Şimdi bu okullar  iki ülke arasında yapılan görüşmeler neticesinde kapatılıyor”

Daha ilgincini de oradaki Türk kardeşlerimizden öğrendim.

FETÖ burada 90 ‘lı yıllardan bu yana başkent Tiflis’te üniversite olmak üzere toplam da 7 okul açmış. 15 Temmuz işgal girişiminden sonra ki Türk kökenlilerin en yoğun yaşadığı Batum’da FETÖ’nün okulu olarak bilinen Batum Şahin İlköğretim Okulu, devletin  incelemesi sonrası bir takım eksik belgeleri gerekçe gösterilerek kapatılmış.Akabinde  19 Eylül 2016’da  Türk Dış işleri Bakanlığı  kanalıyla ilk Türk okulu olan Batum Türk Okulu açılmış.

Aynı şekilde, Tiflis'teki Nikoloz Tsereteli Uluslararası Okulu’nun da lisansı yenilenmeyerek kapatılmış. Geri kalan 5 okulun faaliyeti ile ilgili kısım ise can sıkıcı.

Bu okulların Gürcistan Devleti tarafından vakıflara devredilerek, faaliyetlerine son verileceği  kararını öğrenen FETÖ’nün elebaşları yeni planlar geliştirmiş. Söylenenlere göre, paravan şirketler vasıtasıyla el değiştirmeler söz konusu. ABD’de kurulan FETÖ ile bağlantılı Metropolitan  şirketi aracılığıyla, yani paravan şirketle  bu okulları  isim değiştirerek bünyelerinde tutma çalışmaları var. Bu tür hileli satışları ülkede bilmeyen, duymayan yok.

Ziyaretimiz sırasında bin yıllık tarihi geçmişi bulunan, 4 bin 900 Türk'ün yaşadığı Keşali Köy’üne de gittik. Karapapak Türklerinin bu köyüne FETÖ okul açmak istemiş. Bakmışlar ki bunların amacı farklı,  köye görüşmek üzere gelen öğretmenlerini dahi sokmamışlar. “Çocuklarımızı bunların okuluna göndereceğimize Gürcü okuluna göndeririz daha iyi” demişler ve öyle de yapmışlar.