25 Mayıs 2017 07:56

Mazhar Bağlı mazharbagli@gmail.com

Günümüzün Günah Keçisi Kim?

Toplumsal hayatta yaşanan olumsuzlukları ve günahları birilerine yıkma işi çok eski bir gelenektir. Bu geleneğin kurumsal adı “Günah Keçisi”dir.

Günah Keçisi kavramı ve içeriği esasında bir Yahudi adetidir. Yahudiler, Kefaret Günü ayinlerinde toplumsal günahların hepsini bir erkek keçiye (tekeye) yükleyip onu da Kudüs dışında bir yerlerde olmak şartı ile büyük bir uçurumdan aşağı atarlardı. Kavmin bütün günahlarını yükledikleri keçiyi hunharca katlederek arındıklarına inanırlardı. Bu yolla tüm kavim günahlardan temizlenmiş olurdu.

Antik Yunan’da da benzer bir gelenek vardı. Belli zamanlarda düzenledikleri şenliklerde bir erkek ve bir kadını seçerler ve onları tüm kentte dolaştırıp önce sopalarla döver sonra da taşlayarak öldürürlerdi. Böylece toplumun yıl boyunca topladığı günahlarından arındığına inanılırdı.

Kim ne derse desin, Günah Keçisi hikayesi ve kurgusu Batı düşüncesinin en önemli referanslarından birisidir.

Her zaman kendisi dışında bir kötü yaratıp onu şeytanlaştırır ve sonra da uçurumdan aşağıya atar.

Batı için “öteki” her daim kötüdür. Ötekiyi her daim kötüleştirerek dışlayan bir sistem sahibidir batı.

Kategorik bir Batı düşmanlığım yok, pek çok batılı düşünüre derin bir hayranlık duyarım. Kurdukları siyasi sistemleri hem başarılı hem de insani bulurum, insan ilişkilerinde inanılmaz konforlu bir mantığa sahipler; bir batılı ile diyalogunuzda asla yorulmazsınız çünkü neyin nasıl olacağını çok önceden tahmin edebilirsiniz veya bilirsiniz.

Ancak batı düşüncesinin oluşturduğu dünyayı okuma biçimi son derece gayri insanidir. Ciddi etik sorunlar içermektedir. Kendisine ait bir cennet mekan kurmak ve bu cennetin cehennemini de yine kendisi inşa etmek istedi ve büyük oranda zihinlere böyle bir paradigmayı da yerleştirdi.

Batı, kendisini hep bir cazibe merkezi olarak gördü ve gösterdi. Bunu da sırf kendisini muhataplarından daha üstün göstermek için yaptı.

Büyük oranda da istediğini yaptı. Bir eli ile Afrika’da katliam yaparken diğer eli ile de yardımlar dağıttı. Aslında Batı demek bu çelişkinin manipüle edilmesi Son iki haftadır “Doğu”dan, Afrika’dan; daha iyi bir yaşam için, bir cennet mekan için “Batı”ya göç eden insanların dramatik bir şekilde Akdeniz’de boğularak can verdiklerine dair haberleri izlemekteyiz.

Bu insanları kendi yurtlarında huzursuz eden esas ideolojinin ana kaynağı Batı felsefesidir. Bu insanlara cüzzamlı muamelesi eden batılılardır. Bu insanların ülkelerindeki zenginlikleri sömüren Batıdır. Bu insanların ülkesindeki sosyolojiyi tahrip eden batılı antropologlardır. Bu insanların ürettiği katma değeri cuzi bir ücretle satın alıp astronomik fiyatlarla başkasına pazarlayan Batıdır…

Toplumsal kusurları birilerinin üzerine atarak kendisini arındırma ayinine konu olan Günah Keçisi batı için iki yönlü bir işlev yerine getiren bir felsefe olduğunu söylersek sanırım abartmış olmayız.