18 Ekim 2018 02:27

FETÖ'nün katalog kızından bomba ifşalar! Neler olmuş neler

FETÖ'nün katalog kızından bomba ifşalar! Neler olmuş neler

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuksuz yargılanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen M.M, daha önce hiç görmediği bir üsteğmen ile tanıştırıldı, daha sonra da bu kişiyle evlendirildi. "Murat" kod adlı kişinin eşiyle birlikte ayda bir evlerine geldiği ifade eden M.M, her şeyi anlattı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuksuz yargılanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen M.M, Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünü kazandığı 1998 yılında FETÖ yapılanmasıyla tanıştığını belirtti.

Öğrencilik yıllarında FETÖ ile iltisaklı bir yurtta kaldığını anlatan M.M, mezun olmadan önce kendisine örgüt içi evliliklerden bahsedildiğini ve kendisinin de bu durumu kabul ettiğini ifade ederek, "Ankara'ya dönmeden evvel Erdoğan Hoca diye hitap ettiğim kişi bana, yapının istediğim taktirde beni evlendireceğini söyledi, ben de olabilir demiştim." dedi.

ÜSTEĞİMENLE EVLENDİRİLMİŞ
Fotoğraflarını "Erdoğan" isimli kişiye verdiğini anlatan M.M, Ankara'ya döndükten sonra daha önce hiç tanımadığı ve görmediği K.M. isimli bir üsteğmen ile tanıştırıldığını, 2003 yılında da bu kişiyle evlendiklerini dile getirdi.

"ÇOCUĞUN İSMİNİ FETULLAH GÜLEN'E SORALIM"
Evlendikleri dönemde eşinin Kumluca İlçe Jandarma Komutanlığında çalıştığını anlatan M.M, eşinden sorumlu FETÖ üyesinin "Murat" kod adını kullanan bir öğretim görevlisi olduğu bilgisini verdi.

"Murat" kod adlı kişinin eşiyle birlikte ayda bir evlerine geldiğini ve sohbet adı altında toplantılar düzenlendiğini beyan eden sanık M.M, "Murat'ın daha sonra Amerika'ya gittiğini duydum. Murat, Amerika'ya gitmeden önce eşime, 'Doğacak çocuğun ismini Fetullah Gülen'e soralım, onun belirleyeceği ismi koyalım.' dedi. Ben kabul etmedim, ilk çocuğumuza bu nedenle Fetullah Gülen'in değil ailemizin belirlediği isim koyuldu." ifadelerini kullandı.

''KPSS'DEKİ SORULAR BİREBİR ÇIKTI''
Eşinin 2007 yılında tayininin Tunceli'ye çıktığını bildiren M.M, şunları kaydetti:

"Tunceli'ye giderken yol güzergahında yine örgütte 'abi' pozisyonunda olduğunu anladığım ve doktorluk yaptığını öğrendiğim Ali P. isimli kişinin evinde kaldıktan sonra Tunceli'ye geçtik. Tunceli'de eşimden sorumlu kişi, 'Kadir' kod ismini kullanan Elvan Ç. oldu. Evleri Tunceli Valiliğinin üst tarafındaydı. İki haftada bir bu eve eşimle birlikte gidip geliyorduk. Ben o sıralarda KPSS'ye çalışıyordum, Tunceli'den de Elazığ'a özellikle imtihana hazırlık kitapları almak için gidiyordum. KPSS imtihanına bir gün kala akşam eşimle birlikte Elvan Ç'nin evine gitmiştik. Bu eve Ali P. geldi, beni bir odaya yalnız olarak aldı. Bana elindeki bazı soruları göstererek, 'Yarınki KPSS imtihanında benzer sorular çıkabilir, bak.' dedi. Ben de imtihanda çıkacak sorular olduğunu anlamadan bu sorulara baktım ancak bir gün sonra girdiğim KPSS'de Ali'nin gösterdiği soruların eğitim bilimleri soruları olduğunu anladım. Ali, soruları bana gösterdiğinde birebir çıkacağını söylememişti."

''ÖRGÜTTEN SOĞUMAYA BAŞLADIM''
FETÖ'nün sızdırdığı 2010 KPSS'den bir süre sonra eşinin tayininin Ankara'ya çıktığını ve tekrarlanan sınava girmek istediğini ancak sınav yeri Tunceli olduğu için sınava girmediğini aktaran M.M, "Sınavdan aldığım puana göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında odyolog olarak atandım ancak yaşanan bu nedenlerden dolayı memurluğa başlamak istemedim. 17-25 Aralık'tan sonra örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in basına yansıyan bedduaları ve yaptığı konuşmaları sonrası örgütten soğumaya başladım." dedi.

"HDP'YE OY VERİN ÇAĞRISI"
Eşinin Ankara'da da örgütle irtibatının olduğunu itiraf eden M.M, 2014  yılında binbaşı rütbesiyle Siirt'e atanan eşinin burada da örgütsel  faaliyetlerini sürdürdüğüne değindi.

Eşinden sorumlu "örgüt abisi"nin Siirt Valiliğinde çalışan "Sinan" kod  adlı İlker G. olduğunu açıklayan sanık M.M, FETÖ'nün 2015 Milletvekili Genel  Seçimleri öncesi HDP'ye oy verilmesi yönünde örgüt üyelerine telkinde bulunduğunu  şöyle aktardı:

"2015 Milletvekili Genel Seçimleri yaklaştığında, Siirt İlçe Jandarma  Komutanlığında binbaşı olarak çalışan eşim bana örgütün seçimlerde HDP'ye oy  vermemizin istendiğini söyledi. Bu hususu eşimden istemişler, benden istemediler. Ben kabul etmedim, zaten önceden de şüphelerim olan örgütten iyice soğudum, eşim 'o zaman sen gitme' dedi. Yalnız gidip gelmeye başladı, aradan bir müddet  geçtikten sonra eşim bana 'abla seninle son kez görüşmek istiyor' dedi. Kabul ettim, bu görüşmeye İlker'den sonra eşimin örgüt abiliğini yapan 'Reşat' kod adlı  Kadir S'nin eşi de geldi. Örgütle ilgili olan şüphelerimi söyledim, hatta  'terörle mücadele eden eşimden nasıl olur da HDP'ye oy vermesi istenir?' dedim.  Bir daha irtibat kurmayacağımı söyledim, ondan sonra da bir daha görüşmem  olmadı."

EŞİ DE İTİRAFÇI OLDU
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında eşinin Siirt'te jandarma binbaşı  olarak görev yaptığını ve 2016 yılının Ağustos ayında FETÖ ile iltisaklı olduğu  için mesleğinden ihraç edildiğini hatırlatan M.M, eşinin de itirafçı olduğunu  sözlerine ekledi.

Kaynak : AA

YORUM YAZIN

YAPILAN YORUMLAR (5)
  • Ahirette kimin ne olduğu ortaya çıkacak. Bu dünyadan umudu kestim.

    (1) (4)

  • Fetullah gülen kim siz önce bunu araştıracaksın adam bir numaralı ajan ve din düşmanı vatanınımızı yıkmak için kurulmuş bir dinimizi kullanarak örgütlük yapmıştır ama hala peşinden insanlar gidiyor bukadarmı cahil bu müslümanlar adam şeytanın önde gideni

    (0) (0)

  • Almadan vermek, Allâh CC'a mahsustur. Bu, Türk atasözüdür ve dünyâ münasebetlerinin eksiksiz formülüdür. Şu okulu kazanayım bir... Ah kapağı bir maaşlı işe atabilsem... Benim oğlum, kızım da okusun adam olsun... gibi saçma menfaatleri kamufle unsuru olarak ayda şu kadar para verme gibi kendince hayır, aslında büyük ve yaygın şer bir haramı ayıklama icraatı işleyenler, kendilerini bir batağın ortasında çaresiz ve utanç içinde bulduklarında, iş işten geçmiş oldu. Ama gücüme giden hususlar var. Genç, üniversite kazanıp gitmiş bir gurbet ele. Yurt yok. Yakın veya uzak akraba yok. Babadan yeterli destek yok. Şıp diye oltaya yakalanmış ve başını bir deliğe sokmuş. Örnekleri yüzbinlerce vardır herhalde. Niye bıraktık bu zavallıları? Neden sahip çıkamadık? Sosyal devlet olamadık vesselâm. Uyumayanlar ise din düşmanlığı vasfıyla muttasıf olduklarından, "Bu mu doğru söyleyecek?" diye kâle alınmadı. Şimdi ne olacak? Olmayanlar, olanlardan çok fazla çünkü.

    (0) (7)

  • Ayrıştırmaya gerek duyulmayacak ÇÖP bunlar...

    (3) (5)

  • DİLE GELMEYE BAŞLADINIZ SONUNDA KURTULUŞUNUN OLMADIĞINI ANLAYANLAR ÖTÜYOR İŞTE.. YİNE DEVLET SİZLERE TOLERANSLI DAVRANIYOR BAŞKA ÜLKE OLSAYDI VAR YA...

    (8) (13)

Tüm Yorumlar