21 Eylül 2018 04:47

Cennet CANKILIÇ cennetcankilic@gmail.com

Ey Kılıçdaroğlu, Yörükler Reis'inin yanında!

Türkiye  24 Haziran erken seçim sürecine girdi ya, bu günlerde Ankara’ya kim giderse gitsin mutlak aday gözüyle değerlendiriliyor. Benim de siyasi geçmişimdeki girişimlerimden dolayı olsa gerek son 2 gündür Ankara’da bulunmam doğrudan bu tür değerlendirmelere yol açmış.

Evet  adaylık için kulis de yaptım diyebilirim. Ama kendim için değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan için.

Çünkü son birkaç günün en önemli gündemi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirmeye yönelik ittifak arayışlarında şer cephesinin oluşması ve bir dönem kader birlikteliği yaptığı eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün çıkarılmak istenmesi.

Oyun içinde oyun var. Pensilvanya’nın müdahalesi var. Dolayısıyla böyle bir dönemde hepimizin karınca kararınca Cumhurbaşkanımıza ve onun nezdinde devletimize sahip çıkması gerekiyor.

Biz de bu amaçla Ankara yollarına düştük. Aynı zamanda Kılıçdaroğlu’na da tepkimizi gösterelim istedik.

Zira;

 CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Pazar günü  Silifke’deki Yörük Türkmen Çalıştay’ında “Osmanlının zulmüne karşı bu çadırlarda ne mücadeleler verildi” sözlerini bu milletin ferdi ve bir yörük kızı olarak kabul etmemiz mümkün değil.

 Yörükler ve Türkmenler Osmanlının kurucu mayasıdır. Asla ve asla devletine karşı başkaldırmamış, yokluğuna, yoksunluğuna, ihmalkarlığına rağmen dimdik her daim devletinin ve milletinin yanında canla başla yer almıştır. Kılıçdaroğlu tarihi çarpıtan sözleriyle halkı ayrıştırmaya, kin ve nefret tohumu ekmeye yönelik eylem  ve çaba içine girmiştir.

İşte Kılıçdaroğlu’nun tarihi çarpıtan bu sözlerine istinaden salı günü Osmangazi Yörük Türkmen Dernekleri olarak Cumhurbaşkanımıza destek için yörük kıyafetlerimizle AK Parti Grup Toplantısı’na katıldık. Burada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, yörükler olarak  Devlet Başkanımızın yanında olduğumuzu, ayrıştırıcı değil, birleştirici unsuru olarak  milletimizin yanında olduğumuzu  söyledik. Kılıçdaroğlu’nun sözlerine öyle içerlemişiz ki, hayatımda ilk defa kendimi elleri havada Grup Toplantısı’nda tribünden “Yörükler burada Reisinin yanında” sloganını atarken buldum.

O da bizim yöresel kıyafetli olarak  salonda bulunmamızdan ve kendisine  mesajımızı iletmemizden öyle memnun kaldı ki, yüzünde haftalardır yer etmiş olan  sert ve yorgun ifadenin bir  an da olsa kaybolduğunu görmek bize memnunluk verdi.

                        ******                    ******                        ******

Bizim gibi  Kılıçdaroğlu’nun sözlerinden rahatsız olan birisi de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı  Fatma Betül Sayan’dı. Kendisiyle ikinci gün Birlik Vakfı ile Türk Tarih Kurumu‘nun başkanlığında gerçekleştirilen  Anadolu Kadınları Teşkilatı Bacıyan_ı Rum izinde Türk Kadını  konulu programında görüştük.

Dedi ki: “Ben de bir yörük kızı olarak Kılıçdaroğlu’nun sözlerini kabul etmem mümkün değil. Derhal kendisinden özür dilemesini bekliyorum”.

Aynen öyle…

                    ******                      ******                             ******

Ankara’nın siyasi  havasına gelince;

 Parçalı bulutlu ve dağınık dersek abartmamış oluruz.

Orada kaldığım iki gün hem Meclis hem de AK Parti Genel Merkezi ile değişik kurum ve kuruluşlar ile STK’larda  temaslarda da bulundum. Erken seçim istemelerine rağmen 24 Haziran tarihine hazırlıksız yakalanan muhalefetin hala ittifak kurma çabalarında ve Cumhurbaşkanı adayı çıkaramayışı ile Abdullah Gül’e götürülen teklif en önemli gündem maddesini oluştururken, özellikle Ak Parti cephesinde ve ittifak oluşumunda bir tek kişinin yeri garanti idi, o da  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın.

Şu bir gerçek ki, ister Abdullah Gül isterse bir başka isim Erdoğan’ın karşısına çıkarılsın bu millet yoluna Erdoğan ile devam etme kararlılığında. Aklı selim hiçbir vatandaş, ülkenin içeriden ve dışarıdan ablukaya alındığı böylesine kritik bir dönemde  şoför değiştirerek yol kazasına maruz  kalmak istemiyor.