25 Nisan 2017 17:25

Selçuk Baymaz selcuk.baymaz

Eski Türkiye'de kim kaldı?

Ak parti, yeni Türkiye’ye giriş kapısı olarak gördüğü 7 Haziran seçimlerine dek; Yeni ile eski Türkiye’nin yani 13 yıllık iktidarının klasikleşen hatta eskiyen söylem ve mesajlarıyla yola aldı.

İktidarının ilk dönemlerinde;özgürlüklerin önündeki bentlere, ordunun vesayetine, statükoculara karşı bir sivil savaş hali içerisinde ilerlediğini düşünüyordu.

E-muhtıra sonrası kullanılan dili, özgürlüklerin önünde duranlara karşın toplumu yanına çekmek için kullandığı yöntemleri bu şartlar çerçevesinde şekillendiriyordu.

Fakat badireleri atlatıp muktedir hale geldikten sonra bu savaş dilini ve söylemleri kullanmaya devam etti.

Sandıktan iktidar çıkmak demek; kitlesini bir tarafta toplayarak konsolide etmek demekti. Kutuplaştırmaktı. Ülkenin bir işgal altında olduğu korkusunu tabana yaymaktı.

Oysa Ak Parti;

Türkiye toplumunun beklentilerinin değiştiğini,

Darbe söylemlerinin, “Hükümet yıkmak istiyorlar sahip çıkın ey ahali” mesajının inandırıcılığını yitirdiğini,

18 yaş ve üstü gençlerin beklentilerini,

Adaletteki çürümeyi,

kutuplaştırmanın ve ötekileştirmenin insanları boğduğunu,

Lider kültünün geleneksel alışkanlığı haline dönüşen “Sert dilin” artık o kadar da anlam ifade etmediğini,

Yaratılan yalaka güruhunun, rant tayfasının kabul görmediğini,

Basın özgürlüğünün önemini,

İslam inancına ilişkin kutuplaştırıcı söylemlerin bir yere kadar karşılık bulduğunu,

Toplumun ortak sözleşmesi olan Anayasa’ya aykırı davranışların aslında o kadar da hoş karşılanmadığını,

Yani; yeni Türkiye’nin mantığını anlayamadığını fark edemedi.

Bu nedenle ilk kez her seçimden sonra CHP için dert  yakınılan “Ülkeyi doğru okuyamadı,toplumu anlayamadı" klişesini bu kez AK parti ve Cumhurbaşkan’ı Erdoğan için dile getirebiliriz.

Tam aksine muhalefet ilk kez toplumun isteklerini doğru okudu. CHP kalkınma eksenli bir seçim dönemi, HDP barış uzlaşı, yakınlaşma temelli bir siyaset, MHP ise çözüm süreci ekseninde kendi kitlesinin duymasını istediklerini dile getirdi.  

Ak parti ise eski alışkanlıklar ve metotlarla yoluna devam etti.  

Bu nedenle 2002-2015'in eski Türkiye’sinde kalarak oy oranını bir önceki genel seçimlere oranla ciddi bir biçimde düşürdü ve tek başına iktidar olma şansını kaybetti.

Hal böyle olunca seçim sonrası sormamız gereken;

Eski Türkiye’de kim kaldı, kim Yeni Türkiye istikametinde yol aldı?