26 Haziran 2017 15:09

Eyüphan Kaya diyarbakirdes@gmail.com

Eşek iple, insan sözle bağlanır

Malum 16 Nisan günü ülkemizde bir “halk oylaması” yapılacak. Siyasiler doğru yanlış kendince halkı aydınlattılar, kimisi bir algıya kapıldı, kimisi bir kanaate vardı. Artık “söz milletin” diyecek güne gelindi.

Gel gör ki, hem para karşılığı, hem yeminle başkan yönetiminde bir sandık kurulu kurulduğu halde orada hala bir şüphe var, acaba vatandaşlarımız hür iradesini sandığa yansıtabilecek mi?

Sıra vatandaşlarımıza geldi kimisi “evet” kimisi “hayır” diyecek, herkes kendi oyundan sorumlu, meylettiği, destek verdiği bloktan mesul ve niyetine göre de manen mükelleftir.

17 Nisan’da 50+1 ile “evet” yada 50+1 “hayır” kazanırsa o bir oy kiminse artık ona göre sorumludur. Bir oyun ne kadar önemli olduğunu ifade etme adına bu oranları veriyorum, ayrıca yazımda her iki tarafa eşit düzeyde yakın olmam münasebetiyle bu yüzdeleri verdim. İçimden geçen yüzdeler değil ama netice ne olursa olsun Anadolu insanına yakışır bir tarzda karşılamamız ve aramızda selamlaşmamız lazım.

Artık top sandık kurulunda, bütün sorumluluk onlara geçiyor. Hatta şehir merkezinde polis, taşrada kolluk kuvvetleri de sandık kurulu başkanının emrindedir. Bir yaygara var ki sandık görevlileri daha çok bir kesimin insanlar, kusura bakmasınlar biz de duyarlı vatandaş olarak onların ensesinde olacağız.

Sandık yönetiminin namusuna verdiği değere, sahip olduğu vicdana ve varsa mukaddesatına biçtiği kıymete ne derece bağlı olduğu belli olacak. Neden mi dersiniz buyurun sandık yönetiminin göreve başlamadan önce yüksek sesle ettiği yemine bakalım.

“Hiçbir tesir altında kalmaksızın, hiç kimseden korkmadan, seçim sonuçlarının tam ve doğru olarak belirlenmesi için, görevimi kanuna göre, dosdoğru yapacağıma, namusum, vicdanım ve bütün mukaddesatım üzerine and içerim.”

Yani bütün mesele ettikleri yemine bağlı kalmalarına bağlıdır, malum bir ifade var; “Eşek iple, insan sözle bağlanır”

*Namus,

*Vicdan,

*Mukaddesat,

Yemin metnine batlığımız zaman, öyle üç kavram, üç değer üzerinde ant içiliyor ki, “ben insanım” diyen bir kimsenin bu yemine ihanet etmesi düşünülemez.

Dolayısıyla oyunu kullanmaya giden her vatandaşın sandık kurulu başkan ve üyelerinin bu yemini ettiğini bilmesinde fayda var. Hem onlara karşı saygı içinde oyunu kullanmalı ve onlara sıkıntı çıkarmamaları lazım hem de, bir ihmalkarlık gördüğü zaman rahatlıkla sunu diye bilmelidir;

Bey efendi,

Sizde namus mu yok?

Vicdan mı yok?

Mukaddesat mı yok?

Üçü birden mi yok?

*Sen nasıl görevinden ihmalkârlık yapıyor, kaş göz yapan birilerinin tehdidine pabuç bırakıyorsun?

*Bu gürültü neyin nesi, oyunu kullananlar niye salonda duruyor?

*Bir de şu sandık müşahitlerine bak, sanki sandık salonunda değil kahvedeler, yüksek sesle sohbet ediyorlar.

Bu ve benzeri durumlarla karşılaştığımız zaman hemen uyaralım, öyle bir gayret eldim ki gönlümüzdeki “evet” de “hayır” da sandığa yansısın ama sakın ola “haramzadeliğe” fırsat vermeyelim!

Parasını alarak, seçimin sağlıklı gitmesi için görevli olan bazı işgüzar kimseler, vazifesini su-i istimal ederek sandık disiplinini bozunca aldıkları para kendilerine haram olduğu için haramzade kavramını kullandım. Her halde yerinde bir ifadedir.

Şimdiden hayırlı olsun, Allah (c.c.) mahcup etmesin!

Evet de kazansa hayır da kazansa bu memleket hepimizin, yanındaki vatandaşa yan bakan utansın!