21 Kasım 2017 07:30

Cennet CANKILIÇ cennetcankilic@gmail.com

Erdoğan’sız bir Türkiye olamaz!

Önce İç işleri Bakanı Süleyman soylu 81 ilin valisine konuştu:

"15 Temmuzda gerçekleştirilen saldırının sadece bir meczup tarafından organize edilmediğini sizler de, bizler de biliyoruz"

Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“ Bir süredir ülkemiz bu coğrafyadaki bin yıllık varlığı ve bekası açısından tarihinin en kritik süreçlerinden birini yaşamaktadır. 2. bir kurtuluş savaşı verdiğimiz bir zaman diliminin tam ortasındayız. Türkiye içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor.”

Evet, ABD ile yaşanan vize krizi net olarak gösterdi ki;
”içeriden ve dışarıdan kuşatma altındayız”

Belli bir kesime abartılı geliyor ama gerçek böyle;

Şu anda 2. bir Kurtuluş Savaşı veriyoruz.

Ülkemizin bekası söz konusu…

Topla, tüfekle denediler olmadı,  ekonomik kıskaç içine almak istediler olmadı, terörle, uyuşturucu ile denediler olmadı.

Gezi olaylarıyla başlayan, 17 ve 25 Aralık operasyonları ile devam edip, 15 Temmuz darbe girişimi ile sonuçlanan FETÖ destekli CIA planında amaç ülkeyi iç karışıklıkla parçalamak ve yeni bir devlet kurmak.

Mısır örneğinde olduğu gibi ya iktidarı devirip kaleyi içeriden feth etmek, ya da Suriye örneğinde olduğu gibi iç savaş çıkararak etkisiz hale getirmek.

Her halukarda “Erdoğansız bir Türkiye hayalini” gerçekleştirmek.

Çünkü,  Erdoğan ‘lı bir Türkiye ABD’nin, AB’nin ve İsrail’in Büyük Ortadoğu Projesi’nde  en büyük engel.

                                *****                           ******                *****

Daha;

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun AB Türkiye arasındaki vize sıkıntısında tarafları  sağ duyuya davet edecek kadar kendini bu ülkenin dışında konumlandırmış olmasını hazmedememişken;

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi Erdoğan’ın peşine takılıp gidiyor diye eleştiren ve milliyetçiler ile ülkücüleri bölerek yeni parti kurmaya çalışan o iç siyaset simsarlarına ne demeli?

Gözlerini  öylesine  iktidar  hırsı öyle bürümüş ki, bu söylemleri ve tavırları ile kime hizmet ettiklerinin farkında bile değiller.

Haksızlık etmeyelim.

Belki de farkındalar da, Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin anlayışı içinde her şeyi mübah görüyorlar.

Ve kendilerini milliyetçi-ülkücü olarak adlandıran bu kesim, siyasi alanda kendini yeniden konumlandırmak için merkezin orta yerlerinde boşluk arıyorlar.

Yazık ki, kendilerini Atatürk’ün çizgisinden gittiğini zanneden ulusalcılar ile  kendilerini milliyetçi-ülkücü olarak adlandıran vatansever kesim, okyanus ötesinden kumanda edilenler sayesinde içeride Erdoğan’ı devirmek için var güçleriyle amansız bir mücadeleye girmiş durumdalar.

Yani biz sadece FETÖ, PKK, DAEŞ , DHKP_C ve uyuşturucu baronları ile içeriden kuşatılmış değiliz, siyasi alanda da büyük bir kuşatma ile karşı karşıyayız.

HDP’nin PKK ile ilişkisi  deşifre olup, etkisiz hale getirilince onun görevi,  CHP ve Meral Akşener liderliğindeki yeni oluşuma devredildi.

                                     *****                    *****                   *****

Maalesef gittikleri yol, yol değil.

Kendini gerçek anlamda ulusalcı olarak ve kendini gerçek anlamda ülkücü, milliyetçi olarak gören  her bir ferdin duracağı  yer, ülkenin beka sorununun olduğu yerdir. Verilecek savaş Kurtuluş Savaşı ise hep birlikte Başkomutan’ın  başkanlığında omuz omuza mücadeledir. Yeni bir Kuvayi milliye ruhunun can bulduğu bu dönemde düşman Erdoğan değil, bu ülkeyi kıskaç altına alanlardır!..