15 Kasım 2018 14:10

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Erdoğan'ın balkon cezası !..

Hani  Muharrem Bey   genel başkan adayı olduğu CHP’nin son  kurultayında  Kemal Beye nasıl sesleniyordu..

Adam sizi

Yenmiş de yenmiş...
Yenmiş de yenmiş..
Yenmiş de yenmiş...

Bu söz CHP’nin kaderi oldu…

Bu kez  buna kendisini de ekledi Muharem Bey!..

ABD’yi de...
Alman’ı da...
Fransız’ı da...
NATO’yu da...
AB’yi de...

Yenmişde yenmiş Reis..

Ne diyordu The Economist;“Türk seçmenler Erdoğan’a kapıyı göstermeli”

Onlarada kapıyı gösterdi bu millet!..
Hep dedik ya...
“Göklerden gelen bir karar vardır… Ne yapsanız boş” diye…
“Yahu bunlar kafayı yemiş. Böyle söz mü olur.” diye tutturmuştu ya Muharrem Bey!..
“Her gün Cuma kılıyorum” diyen ne bilsin ki göklerden gelen kararın ne anlama geldiğini!..
Bu sonuç bir kez daha gösterdi ki…
24 Haziran’ın sonucu şudur?

Türk milleti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaderi birbiri ile örtüştü artık…

Dünya siyaset tarihinde 16 yılda girdiği bütün seçimleri kazanan bir başka lider yok!
Muhalefetin ilk kez böylesine “Bu kez devireceğiz “diye umutlandığı ABD’si, Alman’ı, Fransız’ı, AB’si, NATO’su, PKK’sı, FETÖ’ sü ittifak yaptığı bir seçimi   rakibine Yüzde 20 gibi  (10 milyonoy gibi ) bir oy  farkı  kazanan bir liderden bahsediyoruz.. 

***

Gelelim madalyonun  bir başka yüzüne…

En önemli meseleye...
Millet Erdoğan’a “Tamam sen bizim başımızın tacısın ama bu belirlenen kadrolara oy veremeyiz. Bizi bağışla” diyerek sandığa gittiğini gösterdi..
Yani AK Parti seçmeni  seçim öncesi dediğini yaptı! 

16 yıl sonra AK Parti’nin elinden ‘Çok şımardınız’ diyerek  TBMM’yi tek başına yönetme çoğunluğunu alıp Cumhur ittifakının yolunu açtı.

Ülke  yönetiminde  Erdoğan’ın yanında duruş gösteren Bahçeli’ye ’Sana güveniyoruz. Erdoğan'ın yanında durmaya devam et. TBMM'yi denetle ’ diyerek söz sahibi yaptı..

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle son dönemde bütün uyarılarına rağmen ‘Ne oldum delisi ‘gibi hareket eden AK Parti’ye böyle ciddi bir uyarının gelmesi şarttı…

Bu Erdoğan’ın da işini partisi içerisinde kolaylaştıracaktır diye düşünüyorum…

Çünkü herkes şapkasını önüne koyacaktır…

Cumhur İttifakı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk turda başkan seçilmesinin de AK Parti’nin TBMM’de çoğunluğu yakalamasının da yolunu MHP’nin açtığı  kim inkar edebilir ki!..

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıktan belli  belli etmese de  yerel yönetimlerine, kendi teşkilatlarına, milletvekillerine hatta bakanlarına kızgın olduğu söylersek yanılmayız!..

Dikkat ettiniz mi seçim gecesi balkon konuşmasındaki sözlerine değil görüntüye!..

Balkonda 16 yıl sonra kendisi dışında tek bir isim yoktu…

Ne bir bakan…

Ne bir teşkilat mensubu…

Ne bir Genel Başkan yardımcısı...

Erdoğan “Tek başıma çıkacağım” diyerek kimseyi yanına almadı

İşte bugörüntü Türkiye'deki bütün teşkilatlara,yerel yönetimlere, milletvekillerine verilen açık  bir mesajdı..

'Seçim sonuçları bana gösterdi ki ben tek başıma bir adamım' dedi açıkca....

Yani o balkon görüntüsü bir kırgınlığın yansımasıydı…

***

Ama bakıyorum hala ders  alan yok…

Mesela Trabzon..

Bir düşünün oyumu Trabzon’da kullandığım için gördüm Trabzon’da AK Parti’de büyük bir sevinç yaşanıyor…(birçok şehirdede oldu)

Neyin sevinci kardeşim...

Bir önceki seçime göre milletvekili 5’den 4’e düşmüş…

MHP bin oy daha alsa bu sayı  3’e düşüyordu…

Bir önceki seçime göre parti 10 puan geri gelmiş…

Bir önceki seçime göre 50 bine yakın oy kaybedilmiş…

Bu  açık ve net başarısızlıktır..

Beyler kutluyor!..

Bazılarının küçük hesaplarla 'Trabzon'dan kopsun 'diye ayak oyunları yaptığı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu Trabzon'da AK Parti seçmeni çok aradı çok!..

Ankara'ya bakın..

2015 seçimlerine göre yaşanan oy düşüşü,milletvetkili sayısı..

'Melih Gökçek gitsin,patlama yaparız' diyenler nerede?.

Patladılar!..

Ama onun kadar seçimdeki Reis'e sadakat  için mesai harcamadılar desem  ne derler!..

***

Yani diyeceğim şu ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yerel seçimler öncesi bu kez  yerel yönetimler başta olmak üzere çok daha radikal değişimler yapacaktır…

Yapmak zorundadırda..

Çünkü öyle veya böyle  ittifak adı altında koalisyon dönemi başlamıştır..

MHP AK Parti'nin  yol arkadaşı olmuştur...

Biline...

AK Parti’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır..

**

Bu arada İYİ Parti’de Akşener’in milletvekili olamaması nedeniyle TBMM’de yeniden yer alan Koray Aydın, Genel Başkan  gibi bir görevi üstlenecektir…

Siyasetin bir duayeni ve akil ismi olarak  TBMM’de partisi adına ipleri eline alacaktır.

Kısa vadede değil ama uzun vadede çok ilginç trafikler yaşanabilir diye düşünüyorum..

Çünkü  kimse bunu değerlendirmiyor ama TBMM’de oluşan yeni tabloda milliyetçilerin, ülkücülerin (MHP-İYİ Parti)  Yüzde 20’nin üzerinde 100 milletvekiline yakın bir bloğu oluşmuş durumda..

Büyük bir güç…

Diyeceğim şu ki;

Akşener ile Bahçeli arasında böylesine köprülerin atıldığı bir dönemde İYİ Parti’ye geçmesine rağmen Koray Aydın’ın  Devlet Bahçeli ile dostluğunun her şartta baki olduğunu, birbirlerine karşı bugüne kadar en küçük olumsuz söz dahi söylemediklerini çok  iyi biliyoruz .

Diyeceğim şu ki “Koray Aydın söz konusu memleket davası olduğu zaman İYİ Parti’deki Devlet Bahçeli duruşu’ olacaktır..

Çünkü  hiç tartışmasız MHP’nin de var olmasına inanan  örnek bir ülkücüdür…

TBMM’de yeni dönemde MHP ile sıcak ilişkiler kurabilecek  farklı bir Koray Aydın profili izleyebiliriz...

Böyle bir ilişki  ülkücü harekat için bir bahar havası olur…

**

CHP’ye gelecek olursak…

40 yıl sonra partisini yüzde 30’ların üzerine çıkaran Muharrem İnce açık ve net Kemal Kılıçdaroğlu’nun fişini çekmiştir...

CHP’nin 41 yıl sonra Elazığ'dan milletvekili çıkardığı Gürsel Erol daha mazbatasını almadan ilk günden  “Sayın Genel Başkan ve genel merkez yönetimini istifa etsin’ diyerek fitili ateşlemiştir..

Arkası çorap söküğü gibi gelecektir…

Bundan sonra  kurultay delege yapısı Kemal beyin ve genel merkezin kontrolünde olsa da CHP’de hiçbir şey kendisi adına  eskisi gibi olmayacaktır…

Kemal Beyler, Özgür beyler, Bülent Beyler dönemi kapanmıştır!..

***

Kısacası şudur..

16 yıldır Türk siyaseti şunu göstermiştir;

Recep Tayyip Erdoğan demek siyasette  AK Parti'nin çok daha  ötesinde koşan  bir cesur yürek adam demek..

Recep Tayyip Erdoğan  demek  AK Partinin  bütün siyasi varlığını borçlu olduğu adam demek...

Recep Tayyip Erdoğan demek AKParti nin A'dan Z'ye bütün kadrolarının varlığı demek..

Recep Tayyip Erdoğan demek  onun yanında  hiç kimsenin bulunmaz hind kumaşı olmadığı demek!..

Recep Tayyip Erdoğan demek  artık ona layık olamayanların,onun sırtından geçinenlerin artık partide  varlıklarının sorgulanması ve sonlandırılması  demek..

Harç bitti yapı paydos!..

Yalanlar,yanlışlarla,kişisel ihtiraslarınız ile onu yanlış yönlendirme uğraşınızla düşün Reisin yakasından...

Yeter sizleri sırtında taşıdığı!..

24 Haziran bu gerçeği ortaya koydu...