23 Ekim 2018 18:55

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Dolar Amerika Birleşik Devletleri'nin parası mı?

Rüçhan Çamay’ın şarkısının sözlerini hatırlarsınız…

“Para, para, para
Varlığı bir dert yokluğu yara
Para, para, para
Yokluğu başka dert fazlası bela
Para, para, para
Gömeceğim seni bir gün mezara”

İşte bugün Türkiye’ nin dolarla mücadelesini bu sözlerle okumak gerekir..

“Yokluğu başka dert fazlası bela!.”

O doları şimdi mezara gömmek için işbirliği yapan bir Türkiye var!..

Öyle ki  her sabah ilk kalktığımızda  ev de, iş yerinde “DOLAR NE KADAR?” sorusunu  birbirimize sorar olduk…

Millet olarak adını en çok telaffuz ettiğimiz, yükselince karaları bağladığımız ,düşünce nefes aldığımız hayatımızın ne yazık ki  bir parçası haline geldi...

Peki nedir bu dolar belası!

Bu doların tarihi nedir?

Bütün bu soruların  cevabı  çok enteresan bilgilerle donatılı…

Bir dost benimle  paylaşınca bende  sizlerle paylaşmak istedim..

                                             ***

Amerika Birleşik Devletlerinin "Dolar Basma Hakkı" yoktur.

Doları özel şahısların sahibi olduğu finans kurumu FED basıyor.

FED'in ortağı 8 aileden ibarettir.

Bunlar;

Rockefeller, Goldmen Sachs, Lehman Brothers, Kuhn Loebs, Rothschild, Warburg, Lazard ve Moses Seifs ailelerinden oluşuyor.

Dolar Amerikan Devletinin parası değildir.

Amerikan Hazinesi doları borç olarak alır. Borç olarak aldığı için, bankerlere her yıl 500 milyar dolardan daha çok faiz öder. Daha açık bir ifadeyle, Amerikan halkı kendi parası doları faiz ödeyerek kullanıyor.

Doların altın ya da başka bir kıymetli maden üzerinden karşılığı yoktur.

1944 Bretton Woods Para Antlaşması ile dolar karşılığında altın taahhüdü yapılmıştı. 1972 yılında ABD Başkanı Nixon, tek taraflı olarak altın karşılığını kaldırdı. Dolar kağıt paraya dönüştü.

Günümüzde bankerler, kağıt dahi kullanmıyor. Elektronik ortamda üretilen dolar ile işler yürütülüyor. Maliyeti sıfır olan dolar, bankerlere servet kazandırıyor.

2008 yılında 800 milyar dolar olan FED bilançosu, kriz bahane edilerek 2012 yılında 4 trilyon dolara çıkarıldı. Yani, piyasaya 3,6 trilyon dolar ilave para sürüldü. Sürülen bu paranın maliyeti yok. Parayı kullananlar ise karşılığında ekonomik değer veriyor ayrıca faiz ödüyor.

Amerikan yasalarına göre, devlet borcunun limiti var.

Amerika 5 yıl önce bu limiti yakaladı. Bankerler, borç limitinin artırılması için kulis yapıyor. Zira, Amerika’nın borcu arttığı oranda, bankerler bastıkları maliyetsiz doları, Amerikan hazinesine borç veriyorlar.

Dolar imparatorluğu Amerikan devletini kendi çıkarına kullanmayı beceriyor.

Dolara zarar verecek uluslararası siyaseti, ABD kanalıyla uyguluyor.

Yaşanan örnekler, Saddam ve Kaddafi’dir.

Her ikisi de, dolar dışında para ile petrolü satmak istedi.

Katledildiler.

Dolar dışında para ile petrol satıldığı zaman, dolara talep düşüyor.

Doların uluslararası para olma vasfı zarar görüyor.

Iran ile ABD arasındaki problemin gerisinde "petrolü dolar ile satacaksın" dayatması var.

Nükleer silah üretimi bahane. Zira Atom Enerjisi Kurumu "İran'ın nükleer silah üretecek teknolojiye sahip olmadığını" açıkladı. Meselenin gerisinde dolar var. İran "TL ile dış ticaret yapmayı" yasal hale getirdi. İran-Türkiye ve Rusya, ulusal paralar ile ticaret yapacaklarını beyan ettiler. Bu beyan dolara zarar veriyor.

En zayıf halka Iran.

Cebinde dolar tutan her şahıs, karşılığında bankerlere ekonomik değer ödemiştir.Borç almış ise faiz ödemeye devam ediyordur. 

Kasasında dolar tutanın, devlet ya da özel hukuk tüzel ve gerçek kişi olmasının önemi yoktur. Tutulan her birim dolar karşılığında, her gün bankerler para kazanıyor. Bu kazancın azalmasına müsaade etmemek için, savaş çıkarmak dahil her türlü dış politikayı ABD kanalıyla uyguluyor.

Dolar imparatorluğunun en önemli kolu, Dünya Bankası ve IMF’dir.

Bu kanaldan bastıkları dolarları az gelişmiş ülkelere borç veriyor. IMF kanalıyla, ülkelerin ekonomik egemenliğine karışıyor. IMF'den borç almayan hükümetler kara listeye alınıyor.

Bir de konsorsiyum kredileri var. Bankerler bir araya geliyor. Az gelişmiş ülke bankalarına uzun vadeli konsorsiyum kredileri açıyor. Fakir ülkelerin bankerlerden kredi alan bankaları, halkı soyup, soğana çevirerek bankerlere her yıl milyarlarca dolar faiz ödüyor.
Dolar imparatorları çok acımasız. Doları korumak için dünyayı ateşe vermeye hazır bekliyor.

                                                          ***

İşte başa bela olan dolar gerçeği böyle!..

Çok enteresan bilgiler değil mi?

Şu bir gerçek ki Türkiye’ nin ön ayak olması ile Rusya, İran ve Çin’in destek vermesi sonucu “rezerv para olarak” Amerikan dolarına alternatif arayan Asya ve Avrupa ülkelerinin sayısının giderek arttığını belirtti.

Kremlin sözcüsü Peskov’un dediği gibi;

"Sallanan sistemin yerine yeni bir mihveri koymak hiç de kolay bir iş değil. Ama alternatif arayışının başlaması bir gerçek"

Bir bakmışsınız gömmüşüz  doları mezara!..