13 Kasım 2018 20:51

İsmail GÜZEL iguzel@nestech.net

Dış politika günlüğü

Eski bir Rus casus ve kızının 4 Mart'ta Britanya topraklarında zehirlenmesi ki bu sadece Moskova tarafından gerçekleştirilebilecek bir eylem olarak inanılıyor... Soğuk Savaş'ı hatırlatan bir diplomatik sınır dışı etme ve karşı-çıkarma zinciri başlattı. 26 Mart'ta suikast girişimine misilleme olarak, Birleşik Krallık 23 Rus yetkiliyi kovdu, ABD 60'ını sınır dışı etti ve çoğu NATO müttefiki olan diğer 19 ülke daha 50'yi ihraç etti. Birkaç gün içinde de Ruslar 60 Amerikalıyı kovdu ve 50 İngiliz diplomatla birlikte diğer Batılı diplomatları da sınır dışı etti...

Macera dolu Amerika..

Korkak insanların can, mal ve namusları daima tehlikededir cümlesini hatırlatan Suudi Prens Bin Salman geçtiğimiz 3 hafta boyunca İslam alemine nispet edercesine Amerika’ya bağlılığını anlatabilmek için önüne gelen her Amerikalı ile resimler verdi... Los Angeles’ta Rupert Murdoch’un evinde Michael Douglas, Morgan Freeman ve Dwayne Johnson’la sinema hakkında konuştu. Kaliforniya çölünde Richard Branson ile uzay yolculuğu, Bill Gates ile hayırseverlik, Seattle'da Jeff Bezos ile teknolojiyi konuştu, Texas’da tüm Bush ailesiyle bir araya geldi, Santa Monica’da Oprah Winfrey'le tanıştı, Boston’da Harvard ve MIT'i ziyaret etti, Washington’da Başkan Trump ile silah anlaşmaları yaptı ve New York’da Wall Street finansçılarıyla oturdu.

Suriye çıkmazı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki çıkarları, müzakere edilmiş bir anlaşma ile savaş kazanımlarını resmileştirmek ve ardından ülkeyi terk etmekte yatıyor. Bu hedefe ulaşmak için en büyük jeopolitik düşman olan Rusya ile kısa vadede ortak bir alanda buluşması şart... Bunu yapmak Washington için çok sancılı bir durum olsada bu açık gerçeği kabul etmesi gerekecektir... Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, rejim karşıtı isyanı, ülkenin batısındaki konsolide iktidarı büyük ölçüde yönlendirdi. Moskova ve Tahran'dan açık uçlu destek ve güvenlik garantileri aldı... Esad, yakın gelecekte Suriye'nin çoğunu yönetecek...

Kuzey Kore tehditi.

Kuzey Kore nükleer silah arayışını tamamladı. Artırılmış-füzyon bombaları üretme yeteneğini göstermiş ve aynı zamanda füzyon olanları da üretebilmiştir. Bunları bir füzenin tepesine sığdırabilir, Amerika Birleşik Devletleri'ni vurabilir... Kuzey Kore’nin lideri Kim Jong Un, ülkesinin nükleer caydırıcılığının tamamlandığını ilan etti. ABD Başkanı Donald Trump’la görüşme isteğine rağmen, Nükleer üretimi bırakması şu an için opsiyonlar arasında pek gözükmüyor. Ancak Washington, Pyongyang'ın sahip olduğu nükleer silahlardan vazgeçmesini talep etmeye devam ediyor... Buna karşın Trump yönetimi, Kuzey Kore rejiminin asla ABD'ye vurabilecek bir nükleer füze kazanmayacağına çok emin. Sonuç, ABD-Kuzey Kore ilişkileri yeni ve daha tehlikeli bir aşamada.

Peki Trump ABD için ne istiyor?

Tüm bunların dışında Trump, içe dönük bir siyaset ve ticaret istiyor... Trump çok iyi bir işadamı... Ortadoğuda kesinlikle kalmak istemiyor... ABD vergi mükelleflerinden toplanan paranın, devletin derin kanadı tarafından bir kaç aileye ve petrol firmalarına peşkeş çekilip kulanılmış olması Trump’ı rahatsız etmiş ve ediyor... Çünkü; Ortadoğu petrollerinin varil başına 2 dolara ailelere verilmesi ve bu ailelerin varil başına 100 dolar karşılığında Çin’e satmış olması bardağı taşıran son damlaydı... ABD Trump öncülüğünde, 2001 ile başlayan ve bugüne kadar 7 trilyon dolarlık bir kayıpla sonuçlanan Ortadoğu macerasını bitirmek istiyor...