15 Aralık 2018 18:51

Süleyman ÖZIŞIK suleyman@internethaber.com

Davanı satar mısın?

Birlik ve beraberliğin nasıl olduğunu, nasıl olması gerektiğini görmek ve öğrenmek istiyorsanız dönün, Fetullahçı Terör Örgütü'ne bakın... 

Son 5 yılda başlarına gelmeyen felaket kalmadı. Yaptıkları alçaklıktan sonra Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonlarını yediler. 

Paramparça oldular. 

İçeride olanlar hapishanelerde çürüyor, dışarıda olanlar ise ülke dışında adeta göçebe hayatı yaşıyor. Yakalanamayanlar başlarını inlerinden çıkaramıyor. Her biri toplum içinde adeta vebalı muamelesi görüyor.

İş verilmiyor, ekmek verilmiyor.

Birinin diğerinden vazgeçtiğine şahit oldunuz mu?  Kâh, ABD'deki hainin uzaktan fısıldadığı sözlerle, kâh yalandan ibaret uydurma rüyalarla, kâh "Yakında çıkacağız" türünden türlü söylentilerle hepsi bir arada durmayı başarıyor. 

Dünya üzerindeki en hain, en alçak, en aşağılık örgüt olduklarını bilmelerine rağmen, inandıkları ihanet davasından asla vazgeçmiyorlar.

Birlik ve beraberliğin nasıl bir şey olduğunu görmek ve öğrenmek istiyorsanız, dönün PKK'ya bakın...

40 yıldır asla gerçekleşmeyecek bir hayalin peşinden koşuyorlar. Kendi batıl inançlarına göre ülkelerinin kurulmasına izin verilmiyor, insanca yaşamalarına rıza gösterilmiyor. 

Dağlarda, mağaralarda yılanlar, çıyanlar gibi yaşıyorlar. Yedikleri onca büyük darbelere rağmen, topluca ölmelerine rağmen, bir adım geri atmıyorlar. Ölen her bir teröristin yerine 3-5 terörist koyuyorlar ama mücadeleyi bırakmıyorlar. 

Şehirde kendilerine hizmet edecek bir siyasi yapı kuruyorlar. Meclis'e terörist sokuyor, onlar üzerinden dünyaya propaganda yapıyorlar. Dünyanın gelişmiş ülkelerini yanlarına çekip silah ve teçhizat topluyorlar. Lider kadroları kendilerine kadın teröristlerden oluşan haremler kurmasına rağmen "Gittiğimiz yol, yol değil" demiyorlar. 

Birlik ve beraberliğin nasıl bir şey olduğunu görmek ve öğrenmek istiyorsanız dönün CHP'ye bakın...

Dile kolay, tam 60 yıldır iktidar yüzü görmüyorlar. Girdikleri her seçimden halkın tokadını yiyerek çıkıyorlar. Dönüp son 16 yıla bakın lütfen. Hezimetten ve hüsrandan başka yaşadıkları hiçbir şey yok. Başlarındaki adam deseniz, siyasetçiden çok bir komedyeni andırıyor.

İçlerinden her çeşit insan çıkıyor. 

İnançlara küfredeni de domuz eti yiyeni de... PKK cenazelerinde gözyaşı dökeni de, DHKP-C'ye “masum çocuklar” diyeni de...

Fetö'yü savunanı da, PKK'ya kucak açanı da... "Türkiye'ye müdahale edin" diyerek Avrupa'yı işgale çağıranı da "Bir savaş çıkarsa ben İran'ın saflarında yer alırım" diyeni de...

Bütün bu olanlara rağmen biri, bir diğerini satmıyor. Can Dündar, Enis Berberoğlu, Eren Erdem gibiler için hepsi tek yürek olabiliyor. Bütün bu rezilliklere, kepazeliklere rağmen CHP'nin oyları milim düşmüyor. 

Bir de dönüp AK Parti'ye bakın!

Yaklaşan yerel seçimler öncesi AK Parti içinde oluşan muhalif kesimden inanılmaz itirazlar yükseliyor. Büyük bir seçmen kitlesi, "Sizi buralara biz getirdik, aşağı indiren de biz olacağız" diye intikam yeminleri ediyor adeta.

Gerekçeleri farklı farklı...

Kimileri, "Emeklilikte Yaşa Takılanlar" meselesini, kimileri ise artan hayat pahalılığını öne sürüyor. Kimileri belediyelerden kimi teşkilatlardan yana dertli. Kimileri doların, kimileri ise faizlerin yükselmesinden şikayetçi.

Ne diyorlar biliyor musunuz?

"Erdoğan'ı seviyorduk ama bu kez AK Parti'ye oy vermeyeceğiz"

"Neden” diye soruyorsun, "Bu kez çok hata yaptı!" diyorlar. Ne gibi hatalar yaptı canım kardeşim?

Bu ülkede başörtü zulmünü ortadan kaldırdı diye mi hata yaptı? Yoksa “Katsayı” haksızlığını ortadan kaldırdı diye mi? 

Vesayetleri sona erdirmek mi yoksa zalimlere "Dur" demek mi hata? Dünyanın üzerine parmak sallamak mı yoksa mazlumun yanında yer almak mı hata?

E, muhtıralara, Gezi ayaklanmalarına, 17/25 Aralık kalkışmasına ve 15 Temmuz darbelerine direnmesi mi hata, yoksa Fetö'nün bir terör örgütü olduğunu öğrendiği an tepesine binmesi mi?

Kendinden öncekiler gibi Avrupa'nın, Amerika'nın önünde diz çökmemesi mi hata, yoksa İsrail'in katliamlarına sessiz kalmaması mı?

Senin için, "Göbeğini kaşıyan adam", cahil, eğitimsiz, koyun, kömürcü, makarnacı" diyenlerle kavgaya tutuşması mı hata, yoksa ecdada küfredenlerle savaşması mı?

Nasıl bir hata anlat bize?

Mesela birileri gibi başörtüye yasak mı getirdi yoksa genç kızların başörtülerini çıkarmaları için ikna odaları mı kurdu? 

Mesela birileri gibi arkasını YPG'ye, PKK'ya mı dayadı? Yoksa birileri gibi teröristlere özgürlük verilmesi için Ankara'dan İstanbul'a yürüyüş mü yaptı? 

Ülke için, vatan için, bayrak için, millet için, senin için mücadele ettiği, canını ortaya koyduğu için mi hata yaptı birader söyle bize?

Senin meselen erken emeklilik, asgari ücretin düşüklüğü, hayat pahalılığı ve cebine giren paranın az olması meselesi mi?

Peki ama o zaman şu soruyu sorarak yazıyı noktalayalım:

Karşında duran Fetö'cüler, PKK'lılar, HDP'liler ve CHP'liler bunca soruna, bunca sıkıntıya ve bunca faciaya rağmen birlik ve beraberliklerinden zerre ödün vermezken...

Her sıkıntıda biraz daha kenetlenirken ve dahi işbirliği yaparken senin "Benden buraya kadar" deme hakkın var mı?

Acaba onların başına gelenler senin başına gelseydi ne yapardın söyler misin? 

Davanı menfaatlerin uğruna satar mıydın?