22 Eylül 2018 15:04

Mustafa Sadık İNCEDEMİR msincedemir@gmail.com

Cumhurbaşkanının sözü arzumuzdur

“Milletim suçlu vekili Meclis’te görmek istemiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mecliste dokunulmazlık oylaması yapılırken ziyaret ettiği Rize’de böyle söylemiş.

Kesinlikle altına 75 milyonun imza atacığı bir söz.

Bu lafa imza atmayan çıkarsa; bilin ki lafın dokunduklarıdır.

Bilin ki gizli yaraları sızlıyordur.

Bilin ki vardır bir yamukları…

Vicdanlara ters…

Zaten asillere dokunan dokunana olunan bir zamanda; vekillerin böylesi ayrımcı bir dünyada, böylesi farklı bir yaşam sürmeleri de yanlıştır.

Ha “dokunalım” denildi diye bu yanlış değişecek mi?

Hiç sanmam.

Ama bir adım bir adımdır.

Dokunmak dokunmaktır…

Her bir adım asıl ile vekilin daha yakın olmasıdır çünkü.

Her bir adım vekâletin emanet olduğunu daha bir gösterir

Her bir adım doğruya daha kolay ulaşmaktır.

O yüzden önemli…

O yüzden kıymetli…

Dokunmak önemli yani…

Bazıları için dokunulmazım diye ülkeye hainlik yapmalarının bedelinin yanlarına kar kalmayacağını da gösterir.

Göstersin de zaten.

Hatta cezasını da göstersin.

Kat be kat…

Milletin istediği budur işte.

Tıpkı Sayın Cumhurbaşkanının söylediği gibi; “Milletim suçlu vekili Meclis’te görmek istemiyor”

Dokunulma korkusu sarınca sahte efelenmeleri de görür olduk.

Ekmek yediği bu vatana hainlik yapan densizleri…

Neymiş neymiş; meğer bu korkaklar demir leblebilermiş de mahkemelere tıpış tıpış gitmezlermiş.

Breh breh…

Siz o leblebiyi yersiniz yemesine de nasıl çıkarırsınız onu düşünün bence…

Yok artık çünkü öyle dökülen masum kanların üstünden siyaset yapmak…

Yok artık öyle hainlere ve hainliklere göz yuman siyasete meydan bulmak…

Yok artık.