21 Kasım 2017 07:29

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

CHP kimin dergahı!..

Yazar Nihat Genç’i bu ülkede tanımayan, bilmeyen yoktur!

Bu ülkenin aykırı yazarlarından..

Uzun yıllardır Ankara’da ikamet eden, Trabzon’un yetiştirdiği hemşehirim olan aydınlardan…

ODA TV’de yazıyor, Ulusal TV’de konuşuyor…

Onu yönlendirmek mümkün değildir...

Öldürseniz de doğru bildiğini yazar!

Sağından, solundan nereden bakarsanız bakın adamı olmaz!..

Ulusalcı duruşundan bir adım şaşmamıştır…

Siyasi temelinde CHP olduğunu söylemek zor değil…

Ama bugünkü CHP yönetimi anlayışı değil…

İşte yazımın konusunu da Nihat Genç’in son yazısında CHP yönetimine yaptığı eleştirilere ayırdım..

Çok ama çok ilginç sözler kullanmış...

Dikkate almaya değer...

Genç ODA TV’deki ‘CHP’deki dönüşüm insanın tuhafına gidiyor’ başlıklı son yazısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sine öylesine eleştiriler getirdi ki,  özetleyerek sizlerle  paylaşmamak mümkün olmadı…

Bir sol aydının, bir sol partiye yönelik bu eleştirileri  son derece anlamlı, anlamlı olduğu kadarda yenilir yutulur cinsten değil...

Öyle ise sözü Nihat Genç'e bırakalım..

                                                 ***

“…..Henüz üç dört yıl önce yandaş medyanın ekranlarına kurulup Ergenekon-Balyoz’a ve Silivri’dekilere küfür edip dalgasını geçen solcu(!) yazarların CHP’li belediyelerle sabaha kadar rakı içip türkü söylemeleri, CHP’deki bu hızlı kentsel dönüşüm, insanın çok tuhafına gidiyor.

Delege seçimleriyle ‘etnik sevkiyat’ tamamlandı, öteki CHP, mezhebi, dini, ırki özelliklerin üstelik ideolojisiyle mahalli bir kültür CHP’de iktidar oldu.

CHP’de hem ideoloji hem görüntü hem de ‘yapı’ çoktan değişti.

Cumhuriyet’in partisi artık ‘Kürt Alevi’ ya da ‘Alisiz Alevi’ (bunlar ne anlama geliyor ve ne işe yarıyor sahiden bilmiyorum) ya da Tuncelilerin dergahı haline getirildi.

Dar ideolojilerin bir kitle partisine omurga ve beyin olmasına itiraz eden de kalmadı. CHP’nin geniş avlusu ve bahçeleri tek tek yıkıldı. Cumhuriyet bu toprağın en muhteşem parklarının çeşitliliği ve toplamıydı, yok edildi.

CHP şehrin tam kalbinde şehrin asla kabul etmeyeceği tek kültürlü bir yapıya teslim edildi.

Eserinizle övünün!

Mühendisler, akademisyenler, mimarlar, işçi liderleri, zanaatkarlar, öğretmenler gibi meslek sahipleri gitti, ‘etnik’ kimlikli yöneticiler parti kurumlarına çuval-çuval, balya-balya dolduruldu, Ha gayret, sosyal demokratların CHP’si AKP’den daha hızlı Orta-doğulu oluverdi hatta ortaçağlı bir kimlik edindi, iftihar edin…

Kaşla göz arasında, tek ve vazgeçilmez siyasi ölçüsü sosyal eşitlik olan bir partinin yüzde doksanı etnik demografik yapıya teslim edildi.

CHP’de, şehrin bütün çeşitliliği ve renklerine, işçisine, mühendisine, öğretmenine basamak basamak açılıp yükselen o çok zengin renk, renk sosyal merdivenlerin yok edilmesi kimin fikriydi?

CHP’nin sosyal meslek sahiplerinin ve çalışan sınıfın ve aydınların olmadığı bir yer haline getirilmesine itiraz eden de kalmadı.

CHP artık ‘kapalı’ bir yer, tıpkı asansörde kilitli kalmışlar gibi.

Mahsur kalmış dış dünyayla temaslarını yitirmiş bu kapalı durum sinema ve romanlarda şu fikirle öne çıkar:

Panik sonrası çaresizlik ve eylemsizlik hali.

Ve kapalı mekana sıkışıp kalmış insanlar o kapalı yerden bir türlü çıkamayınca önce umutlarını yitirir sonra en sevdikleriyle çatışmaya başlar (anne, baba, evlat, en yakın arkadaş, birbirleriyle) ve psikolojileri keskinleşip cinnet haline doğru sürüklenirler…”

                                                  ***

Uzunca bir yazı kaleme alan Nihat Genç, CHP’ye yönelik özetle bunları söylüyor…

CHP’nin bir asansöre, bir odaya sıkışıp kalma durumunu ise, ünlü sinemacı Luis Bunuel’in 1962’de çektiği, vakti zamanında çok tartışılan müthiş entel bir film olan ‘Mahveden Melek’in (El Angel Exterminatör) konusunu detaylı şekilde örnek göstererek anlatıyor…

Şimdi soralım;

Nihat Genç’in CHP’ye yönelik haklı veya haksız eleştirilerini teraziye koysanız, haklı tarafı mı haksız tarafı mı ağır basar!

Benim fikrimi mi sordunuz!

Nihat Genç  CHP yönetiminin hakkını teslim etmiş!..

Kyn: http://odatv.com/chpdeki-donusum-insanin-tuhafigina-gidiyor-0811171200.html