11 Aralık 2017 08:38

Cennet CANKILIÇ cennetcankilic@gmail.com

Bursa’da bir garip FETÖ oyunu sahnede

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sık sık söylüyor ya;

“ FETÖ ile mücadelede yalnız bırakıldım” diye…

Çok haklı.

Üzülerek söylemek gerekirse siyasi arenadaki o yalnızlık 15 Temmuz darbe girişimi sonrası da yer yer devam ediyor.

İşte en son örneği Bursa’da yaşanıyor.

Biliyorsunuz;

15 Temmuz darbe girişimi sonrası OHAL’in ilan edilmesiyle birlikte FETÖ Terör örgütüne ait  2 bin 341 kurum ve kuruluşun kapatılma kararı çıktı.  23 Temmuz 2016’da çıkarılan ilk KHK ile örgütün 15 özel üniversitesi kapatıldı. Bunların içinde Bursa’da vakıf üniversitesi olarak 2011 yılında eğitim öğretim faaliyetine başlayan Orhangazi Üniversitesi ‘de vardı.

Orhangazi Üniversitesi şimdi FETÖ Terör örgütüne üye olmak ve destek çıkmak iddiasıyla tutuklu bulunan dönemin Valisi Şehabettin Harput’un ve bu örgütün STK’larından BUGİAD’ın girişimleri ile kuruldu.

Hiç unutmuyorum o yıllarda  BUGİAD’ın düzenlediği bir yemekli toplantıda kentin ileri gelen bürokratları, siyasileri ve tabii ki zengin iş adamları üniversitenin açılması için gerekli paranın toplanmasında adeta birbirleriyle yarışmışlardı.Açık arttırma usulü ile yüklü miktarda bağış da bulunanlara isimleri yazılı plaket verilmişti.Aman Allah’ım  o günlerde zaten bu derneğin üyesi olmak ve hele hele böyle bir plaket almak ne büyük onurdu!

                     *****                         *****                          ****

Toplanan bu paralarla Yıldırım’da Devlet Hastanesi’nin bulunduğu alanın hemen altında eskiden il özel idaresine ait olan 280 dönümlük arazi gülünç rakamlara alınarak, inşaatı bir yılda tamamlandı. Bursa’da 17 Aralık operasyonu sonrası bu yapıya yönelik ilk mücadeleyi  18 Mart Yerel seçimlerinde Yıldırım’da  Belediye Başkanı seçilen İsmail Hakkı Edebali başlattı. Üniversite’nin binalarını planlamaya aykırı olduğu gerekçesiyle mühürledi. Tabii ki karşılığı da ölüm tehditleri almak oldu. Başkan bunlara aldırış etmeden,   bir süre sonra ek binayı da mühürledi.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ise yeni gelen Vali İzzettin Küçük kendi insiyatifi ile KHK ile kapatılan Orhangazi Üniversitesi’nin o değerli yerinde kurulmuş bulunan modern eğitim binalarını içeren yerleşkesini Bursa Teknik Üniversitesi’ne tahsis etti.Bu tahsis gerçekleştiğinde hak yerini bulmuştu. Çünkü, 2011 yılında kurulan devlet üniversitesi olan Bursa Teknik Üniversitesi’ne  kentin siyasi iradesi  dağ başında taşlık arazileri yer olarak gösterirken,  aynı yıl kurulan FETÖ’nün üniversitesine kentin en değerli alanını peşkeş çekmişti.

                        *****                      *****                         ****

BTÜ bir yıldır bu yerleşkede  yüksek öğrenim hizmeti veriyor.YÖK’ün  en başarılı eğitim kurumu listesinde yeni üniversite olduğu halde ilk 15. sırada. Ve  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Temamatik üniversite “ hedefi doğrultusunda “yenilikçi üniversite” sloganıyla eğitim hizmeti kalitesini yükseltmeye çalışıyor. Çalışıyor ama, bir yıldır da gizli bir elin bu binadan çıkması doğrultusunda yaptığı karşı saldırılarla boğuşuyor.

Ve bu gizli el Bursa-Ankara hattında bir hayli yol katetmiş durumda. Amaç, BTÜ’nün kapatılan Orhangazi Üniversitesi’ne ait yerleşkeden çıkarılıp, kentin dışında dağ başında  yolu bile olmayan  barakası bile bulunmayan taşlık araziye taşınması.

Üniversite yönetimi ve öğrencisi, Yıldırım İlçe belediyesi, STK’ları, esnafı, vatandaşı bu taşınma işine son derece karşı.

Ama o gizli el  kentin siyasi iradesini de almış arkasına “ille de buradan taşınacak. Devlet bu binadan çıkacak” ısrarında.Ankara bürokrasisi de bağlanmış.

Artık bu ısrar olmaktan çok öte FETÖ’nün bir oyunu.

Çünkü  biliyoruz ki FETÖ 15 Temmuz’dan sonra kapatılan kurum ve kuruluşları ile paralarını geri alma idealini her daim sürdürüyor.  Tam anlamıyla eğitim kampusü olarak yapılmış bu yerleşkeden devlet üniversitesini hele hele yüksek maliyetlere yol açacağını bile bile çıkarmak, FETÖ açısından15 Temmuz’un  intikamını almak anlamında.

O yüzden  BTÜ bu kentin insanından toplanan paralarla inşa edilmiş eğitim yerleşkesinde  kalmalı. Hangi gizli elin FETÖ’nün maşası olarak hizmet ettiğini bilmiyorum ama  devlet araştırırsa bu el ve ya elleri hemen bulur. Yoksa gerçekten bu yer  heba olacağı gibi BTÜ’ ye de yazık olur

Bursa 15 Temmuz öncesi  FETÖ’nün en güçlü olduğu kentlerden biriydi.Güvenlik güçlerinin sürdürdüğü mücadeleye rağmen, BTÜ’ye binayı boşalttırmak istenmesi de gösteriyor ki  FETÖ tam anlamıyla gücünü kaybetmedi. Ve bu mücadelede görüyoruz ki  hala Cumhurbaşkanımız  yalnız…