21 Kasım 2017 07:26

Cennet CANKILIÇ cennetcankilic@gmail.com

Bu tesislerle Avrupa'ya insanlık dersi veriyoruz!

Hatırlarsak, yaz aylarının başında Suriyeli göçmenlere karşı büyük kentlerde peş peşe gerçek dışı haberlerle olumsuz toplumsal tepkiler yayılmak istendi, Allah’tan millet olarak sağduyumuz galip geldi de belli kaynaklardan üretilen bu haberlere kulak asmadık.

Özellikle ana muhalefet partisi tarafından 2012 yılından bu yana sıkça ağır eleştirilere maruz kalan ve gündeme pişirilerek getirilen Türkiye’nin dış politikasında Suriye ve Irak’tan ülkemize sığınan göçmenlere yönelik açık kapı uygulamasında ne kadar haklı olduğumuzu zaman geçtikçe daha iyi görüyoruz.

Çünkü bizim tarihten gelen misyonumuzla beraber dini ve geleneksel değerlerimiz içinde dini, dili ve ırkı ne olursa olsun mazlumlar ile bize sığınanlara hem gönül hem de ev kapılarımızı açma gibi bir hassasiyetimiz var.hele söz konusu 700 yıl hüküm sürdüğümüz yanı başımızdaki din ve Türkmen kardeşlerimiz olunca bu hassasiyet, kendiliğinden gelişiyor.

Ve ben hafta sonu bunu yerinde görme imkanı elde ettim.

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun direktifleri ile Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca’nın organizasyonuyla Urfa’ya düzenlediği gezide Türkiye’nin en büyük ve en modern göçmen yerleşim yeri olarak bilinen Suriyeli göçmenlerin yaşadığı AFAD Harran Konteyner Kent Konaklama Tesisi’ni ziyaret etme imkanı buldum.

Bu tesis dünyaya sözüm ona insanlık dersi veren Avrupa’nın göçmenlere uyguladığı ikinci sınıf muameleye karşılık Türkiye’nin hoşgörüsünü, al-bayrağının altına sığınan mazluma karşı gösterdiği bir büyük misafirperverliğin simgesi.

                                  *****                  *****                   ****

Öncelikle şunu belirtmeliyim. Bu tesislerin halk arasında yaygın olarak kullanılan kamp olarak adlandırılmasını insani değerler açısından doğru bulmadığım için,  yaşam merkezi demeyi tercih ediyorum.

Türkiye’de son olarak İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıkladığı rakamlara göre 3.5  milyon Suriyeli yaşıyor. Bunun 420 binine sınır kenti olan Şanlıurfa ev sahipliği yapıyor. 2.  sırada ise  330 bin Suriyeli ile Gaziantep geliyor.

Urfa’da AFAD tarafından kurulup, koordinatörlüğünün yürütüldüğü Ceylanpınar, Akçakale ve Harran başta olmak üzere toplam 5 konaklama tesisi var. 5 tesisde yaşayan Suriyeli sayısı ise 75 bin.Urfa Valisinin özel izni ile 11 bin 400 Suriyeli’nin yaşadığı Harran’daki konaklama tesisine gittiğimizde, ki en büyüğü bu, daha kapıdan içeriye girer girmez gülümseyen çocuklarla karşılaştık. Bir anda etrafımızı onlarca çocuk sardı. Türkçe “merhaba” diyerek ellerini uzatan çocuklara o anda kayıtsız kalmanız mümkün değil. Hepsi bizim elimizi sıkmak için adeta birbirleriyle yarışa girdiler. Ayrılıncaya kadar da peşimizi bırakmadılar. O anda bir kadın ve anne olarak içimi saran duygu yükünü anlatamam. Savaşta, bombadan kaçıp evlerini, yakınlarını,hatta ana babalarını, kardeşlerini  bırakıp gelen bu çocuklar süreçte öyle huzuru yakalamışlar ki yüzlerindeki o tebessümü siz isteseniz de zorla ya da parayla yaptıramazsınız.Anne babaları da öyle…

                                    *****                    *****                 *****

AFAD Urfa İl Müdürü Mahmut Sönmez bize tesisi gezdirdi. Tesis şu anda kapasitesinin çok üstünde kişi ağırlamasına rağmen bunda sıkıntı çekilmediğini söyleyen Sönmez, 2013’den bu yana 2 bin 493 çocuğun burada doğduğunu, çocukların sağlıktan, eğitimine ve sportif, kültürel faaliyetlere kadar her bir  sosyal ve teknik ihtiyaçlarının  karşılandığını, tesislerde hem Suriyeli hem de Türk doktor ile öğretmenlerin birlikte görev yaptıklarını ve  asayiş bakımından  öyle büyük ölçekli olumsuz bir  olayla karşılaşılmadığını anlattı.

Tesise Suriyeli misafirlerin sabah ve akşam giriş çıkışlarının serbest olduğunun da altını çizen sönmez hayatın normal akışını sağladıklarını” Aksi taktirde burasını dışarıdan soyutlamış oluruz ki bu bizim anlayışımıza ters ve istemediğimiz bir durum. Örneğin 105 gencimiz üniversite tahsili için Urfa kent merkezine gidip geliyor. Erkekler de işe sabah gidip, akşam dönüyorlar, kadınlarda ihtiyaçlarını görmek için çarşıya çıkıp geliyorlar.” Sözleriyle belirtti.

                          ******                         ******                   ******

Tesiste 2023 konteyner bulunuyor. Her biri sokak ve mahalle şeklinde kurulmuş. Tesisler 5 kişilik ailenin rahatlıkla yaşayabileceği şekilde konforlu olarak düzenlenmiş. Klimaları,banyoları, tuvaletleri, mutfakları hepsi içinde. Burayı ev olarak benimseyen kadınlarla da görüştüm.Savaşın çok uzağında bomba sesleri olmayan güvenli topraklarda  başlarını sokacak evlerde yaşamaktan mutlu olduklarını söylediler. Eşleri de öyle. Kiminle konuştuysam “Bizim buradan başka gidecek yerimiz yok. Türkiye’ye ve Erdoğan’a minnettarız. Dualarımız  hep Türkiye ve Erdoğan için” derken, adının Ali olduğunu söyleyen bir Suriyeli sohbetimizde ”Biz hem din hem de Osmanlı topraklarında yaşayan gardaşız. Ülkemdeki savaş biter bitmez yurduma, evime döneceğim be gardaş”dedi.

Özellikle bu cümlenin içindeki derinliği tabii anlarlarsa “neden kapılarımızı bunlara açtık” diyenlere gönderirken, bu tesisin Avrupa ve Amerika’dan gelen BM temsilcileri ile heyetlerini hayran bıraktığını ”Biz bu kadarını yapamazdık” diye itiraf ettiklerini de söylemeliyim.

Dedim ya, hakikaten bu tesis Türk misafirperverliğinin dünyaya en güzel örneği.Özelikle kendini medeniyetin, demokrasinin ve insan haklarının savunucusu ilan eden ABD ve Avrupa’ya insanlık dersi veriyor. Tabii utanacak yüzleri ve birazcık vicdanları  kaldıysa…