17 Kasım 2018 17:51

Mustafa Sadık İNCEDEMİR msincedemir@gmail.com

Beddualar kime?

Her kafadan bir ses çıkacak ama sonra, üç beş gün sonra; biliriz ki hepsi unutulacak.

Bana göre bebekliğin son devresinde olan, o on bir yaşındaki yanan çocukları üç güne kalmaz hiç kimse hatırlamayacak.

Bırakın üç, beş gün sonrayı, şimdi daha o saçma salak binanın dumanı tüterken sorun sorunuzu yanı başınızda oturana; yangını bilir de yananların adlarını bilmez.

“Çocuklar yandı” diyebilir ancak içi acıyarak…

Sen bir de bunu o yanan bebeklerin annelerine sor, çocuğunu koklamaya kıyamayan babalara sor…

Çünkü onlar sana sormaya başlarlarsa olmaz.

İki gün sonra adını unutacağın yavrusunun o binadan niye çıkamadığını sorar sana çünkü ilk.

Sonra ota boka ceza kesmeyi marifet bilen belediyecilere binanın yangın kapısını sorar ardından; neden yangın kapıları denetlenmez ki diye içi acıyarak.

Neden yangın kapıları değil de normal kapılar konulmuş yangın çıkışlarına ve de üstüne üstlük neden o saçma kapıların kilitleri birilerinin boynunda dolaşır diye…

Küçücük günahsız canları boynunda taşıdığından taşıyanının dışında kimlerin haberi var diye…

Kimlere beddua edeyim diye…

Susarsın.

İçin acır, başın önüne düşer kaçarsın bedenini orada bırakıp.