20 Kasım 2018 14:13

Coşkun Karaca coskunkaracayazar@gmail.com

Başkent değerlendirmelerine devam…

Geçtiğimiz günlerde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, Hakan Çelik’in konuğu oldu. Gerek kendi gözlemlerimden, gerekse Ankaralılarla yaptığım istişarelerden çıkarttığım sonucun doğruluğunu bu programda teyit etme imkânı buldum.

Nedir o teyit ettiğim şeyler? Başlıklar halinde sizlere sunacağım.

Başkan Tuna, bir şeyin mesajını çok net verdi. “Polemik yok!” Program boyunca değinilen konular, doğası gereği polemik doğurma ihtimali olan mevzulardı. Lütfen dikkat, “sorular polemik çıksın diye hazırlanmıştı” demiyorum. Söyleşinin doğası gereği istemsiz sataşmalar olabilirdi. Lakin Mustafa Tuna ustaca verdiği cevaplar ile hem soruları tam manasıyla cevaplamış oldu hem de kuru gürültü çıkmasına izin vermedi.

Yani özetle; “Benim işim belediyemin üstlendiği görevleri layıkıyla yerine getirmek, bir belediye başkanının sorumlulukları ne ise onlarla iştigal olacağım. Ankaralıların sorunlarıyla ilgileneceğim ve yapacak çok işimiz var” dedi.

Çok da güzel yaptı.

*

Öncelikleri konusunda bilgiler verdi. Başkan Tuna’nın önem verdiği konulardan bir tanesi de ‘su’ meselesi. Suyun niteliğinden bahseden Mustafa Tuna, sağlık açısından sorun oluşturacak bir şeyin olmadığını belirtti. Nihayetinde söz konusu olan şey su, iç rahatlatıcı bir açıklamayı herkes bekliyordu. Kaldı ki, Mustafa Tuna’nın bu konuda tecrübe ve donanıma sahip bir başkan olduğuna değinmek lazım.

Çarpık kentleşme ile ilgili ele aldığı konulara dair birkaç şey söyleyelim. Başkan Tuna, Ankara’da düzensiz yükselen binalara ve bunların yarattığı çarpık kentleşmeye kesinlikle izin verilmeyeceğini söyledi. Çok önemliydi.

İşin öncelikle psikolojik tarafına bakalım. Birçok Avrupa kentinin yukarıdan çekilmiş fotoğraflarına bakılınca, kusursuza yakın bir simetrinin olduğuna şahit olabilirsiniz. Buna benzer düzenli bir görüntünün, Ankara için söz konusu olmasını neden istemeyelim. Bu tip fotoğraflar reklam tanıtım için dahi kullanılmakta.

Gelelim işin diğer tarafına…

Düzensiz kentleşme ile ortaya çıkan trafik sorunlarının ortadan kaldırılması herkes için önem arz etmekte. Park sorunları nedeniyle bazı yolların sağdan iki şeridi park yeri gibi kullanılmak zorunda kalınıyor mesela.

Metro ile ilgili çalışmaların devam ediyor olması da mühim. En kısa sürede yeni vagonların dâhil olacağını daha önceden biliyorduk zaten. Bir de metronun gelmesiyle birlikte aniden seyrelen otobüs seferlerine bir çözüm bulunursa fevkalade olacak. Mesela Keçiören’deki metro ağının ulaşmadığı yerlere giden otobüs seferleri de azaldı. Bu sebeple toplu taşıma çok efektif olamamış durumda.

*

Özetlemek gerekirse; Ankara Büyükşehir Belediyesi, tartışmasız, polemiksiz ve sadece yapılan hizmetlerle anılacak gibi görünüyor. Kaldı ki istenilen ve beklenilen de bu.

Sağlıcakla kalın.