28 Mart 2017 03:28

Eyüphan Kaya diyarbakirdes@gmail.com

Aslında Muhalefet “evet” demeli

Elli yıllık tarihimize baktığımız zaman başbakan ile reisicumhur arasında sık sık sürtüşmeler yaşanmış, devletin kalkınma hızı düşmüş, milletin mutluluğu kursaklarında kalmış. Ülkeyi cephede esir almayı beceremeyen düşman, vekalet usulüyle dizayn etmeye çalışmıştır.

Hele hele BMM (TBMM) üzerinde yaşanan oyunlara dünyada benzeri görülmüş mü inanmak zor, eski bir vekil anlatmıştı.

Bir gün önemli bir yasa mecliste tartışılıyor, vekiller oy vermekte direniyorlar, büyük ihtimalle milli savunmayla ilgili bir yasa olacak ki bir albay yerinde kalkıp vekillere ağza alınmayacak laflar ediyor ve o tehditle yasa meclisten geçiyor, Allah o esaret günlerini bir daha göstermesin. Bilinçli yada bilinçsiz birileri ayak bağı oluyor ama “ya hürriyet, ya hürriyet” sloganımızdır bir vatandaş olarak hatırlatmak isterim.

Yani biz Meclis'e vekil gönderiyorduk, orada birileri onlara gözdağı verip onları tabir yerindeyse hadım ediyorlardı.

Siz ufak tefek işlerle uğraşıp paranızı alın, sizin çalışma sahanız buraya kadar deyip onları frenliyorlardı.

Yakın tarihten 2007 Cumhurbaşkanlığı Seçimi'ni hatırlayalım. Abdullah Gül beyefendi 357 oyla seçilmesine rağmen 367 diye bir macera gündeme taşıdılar, CHP kalktı seçimin iptali için Anayasa mahkemesine müracaat etti ve iptal oldu.

Reis sine-i millete döndü ve seçimler yenilendi, ayrıca Cumhurbaşkanının halk tarafında seçilmesi referandumla kabul edildi. Bu gün %52 ile seçilen Cumhurbaşkanına “sen imzana bak” diyebilir misiniz? Böyle basit meseleler için mi seçildi? Bir defa yarı başkanlık sistemi o gün bu gündür başlamıştır devam ediyor.

Bu sorunun oluşmasına sebep olan CHP “evet” diyerek bu defakto olarak oluşturdukları sorundan halkı kurtarmalıdır.

Eğer CHP bu sorunu kaşımasaydı, büyütmeseydi, “siz iktidar olabilirsiniz, fakat muktedir olamazsınız” tarzında bir tutum sergilemeseydi bu değişikliğe ne gerek vardı?

HDP’e gelince 7 Haziran akşamı eğer AK Partiye rest çekmeyip ülke yönetimi, barış ve huzurun tesisi için elini taşın altına koysaydı belki buna yine ihtiyaç olmayacaktı. Hatta beraber daha kapsamlı bir paket hazırlanabilirdi.

Ben o zaman birkaç yazımda HDP’ye seslendim koalisyona ışık yakması için akıl fikir paylaştım ama olmadı. Bir teklifim şuydu 80 vekille meclise gittiniz 20 vekille başka bir parti kurun, on talebinizi de ortaya koyun ve AK Parti isterse koalisyona hazırız deyin demiştim. Bir yanda devlet hükümetsiz kalmazdı diğer yandan 60 vekille muhalefetini yaparlardı.

Ama olmadı, halk o 20 vekili halk HDP’den aldı yine de olumlu bir siyaset yapma gibi bir duruş sergilemedi.

Eğer HDP koalisyona ışık yaksaydı bekli de siyasetin seyri böyle olmayacaktı.

AK Partiye Allah kolaylık versin, bir iktidar düşünün ki muhalefeti yok, yol göstereni yok.

Ah bir de iktidarın imkanlarından yararlanan şu AKP’lilerden de bir gün kurtulsaydık ne olurdu? Yüce Allah o günleri de bize gösterir inşallah.

MHP gücü nispetinde pakete müdahil oldu, HÜDA-PAR ve BBP “evet” lehine açıklama yaptılar tebrik ediyorum, fakat SP nasıl böyle kararsız kaldı anlamakta zorlanıyorum.

Şimdi soruyorum ey SP yönetimi bu sistem değil miydi merhum Erbakan’ı terleten, hükümeti bozan? Peki bu sıkıntılı sistemin değişmesine nasıl oluyor da evet demiyorsunuz anlamak elde değildir.

Benim kanaatim budur, siz ne diyorsunuz?