Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Yine, yeni, yeniden Atatürkçülük…

Garip milletiz vesselam… Birimizin ak dediğine diğerimiz kara diyoruz. Üstelik bunu diyen aynı kurumun aynı toplumun insanları. Ak ile karayı 80 yıldır ayıramadık gitti anlayacağınız.

Atatürkçülükten ve bunun kavramsallaştırılarak hamle aracı olarak işlenmesinden bahsediyorum. Bir önceki Milli Eğitim Bakanının müfredattan kaldırdığı Atatürkçülük, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeniden müfredata alındı haberleri üzerine söylüyorum.

Haberin doğruluğu var mıdır bilinmez lakin bir haberin dahi toplumu ne kadar etkilediği aşikâr. Aradan daha 3-5 yıl geçmeden yapılan bu değişiklik kafa karıştırmaya yetiyor da artıyor bile…

Atatürkçülük iyi bir şeyse niçin kaldırıyoruz, kötü bir şeyse niçin geri getiriyoruz?

Kafalar karışık anlayacağınız…

Birkaç yıl sonra Atatürkçülüğün müfredattan kaldırılmayacağının garantisi var mı?

Veya başka bir şekilde sorayım soruyu…

Atatürkçülüğün sürekli olarak müfredatta kalacağının garantisi var mı?

Her iki sorunun cevabı da aynı…

Hayır…

Yani Atatürkçülük her an müfredattan yine kaldırılabilir ve tekrar müfredata getirilebilir…

Toplumun bir türlü mutabakata varamadığı bir konuyu neden bu kadar çok gündemde tutuyoruz ki?

Önce bu konuda toplumsal mutabakatı sağlamak gerekmez mi?

Çocuklarımızın kafasını karıştırmayalım.

Bu şekilde yap-boz tahtasına döndürdüğümüz bir eğitimle çocuklara ne kadar faydalı olabiliriz ki?

Madalyonun diğer yüzünde ise daha farklı okumalar yapabiliriz.

Atatürkçülük söylemi ile yapılan müdahaleler 80 yıllık zamanda bu ülkeye ne kazandırmış ki bundan sonra kazandırsın…

Maksat ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşayı tazim ve taltif ile yaşatmaksa neden fikirleri yaşatılmaz ki?

Atatürkçülük kavramı ile bir ülkenin kurucusuna karşı toplumun bir kesimini sürekli tahrik ederek neden buğzettirilir ki?

Bu millet 80 yıllık geçmişinde Atatürkçülük üzerinden hep tartışmış…

Atatürkçülük hep kavga konusu olmuş…

Ortak bir değeri asla olmamış…

Çünkü ortak değer olmasına müsaade edilmemiş!

Hep tartışmışız Atatürkçülüğü…

Kimimiz göklere çıkarmış,

Kimimiz yerin dibine sokmuş…

Asgari müşterekimiz bile asla olmamış Atatürkçülük.

Tekrar söylüyorum dikkat edin “Atatürkçülük” kavramı üzerinden tartışmalar oluşturulmuş. Kurucu bir liderin şahsında değil.

O zaman hep bir tartışma, hep bir kavga, hep bir ayrışma konusu olan bir şeyi yine niçin bu milletin gündemine almaya çalışıyoruz ki?

Yine kavga edelim diye mi?

Yine tartışalım diye mi?

Yine ayrışalım diye mi?

Yapmayın Allah aşkına…

Gelin ortak evrensel değerleri öğretelim çocuklarımıza…

Çalışmayı mesela… Üretmeyi mesela… Kardeşliği mesela…

Öğretecek o kadar evrensel değerler varken niye bu ısrar?

Ayrıca yayınlanmış olan bu habere yapılan yorumlara bakılırsa kimse yeni değişiklikten memnun da değil.

Sağcısı da değil solcusu da değil…

Ekonomik bir savaşın eşiğinde değil içinde olduğumuz böyle bir zamanda ülkenin enerjisini bu şekilde harcamak hiç de akıl karı değil.

Lütfen daha ciddi ve evrensel konularla ilgilenelim…

Nobel ödülü verirken Atatürkçü olup olmadığına bakmıyor adamlar…

Fizik alanında hangi buluşu yapmış, tıp alanında hangi derde çare olmuş, matematikte hangi sorunu çözmüş ona bakıyorlar…

Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethederken meleklerin cinsiyetini tartışan papazlara benziyor halimiz…

Bir tarafta Amerika bütün gücü ile üzerimize çullanmışken biz Atatürkçülük müfredata gelsin mi gelmesin mi onu tartışıyoruz.

Gelse ne olur, gelmese ne olur…

Gelse Trump tırsacak mı bizden, gelmese sevinçten göbek mi atacak?

Lütfen yap-boz tahtasına dönmüş memleketimizin ayarlarıyla daha fazla oynamayalım… 

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster