Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Vicdan ve Sandık Arasında Geleneksel Değerlerimiz

Hassas günlerden geçiyoruz.

Şahit olduğum insani ilişkiler çok kırıcı ve üzücü. Siyasete payanda olmaya başladık toplum olarak.

Değerlerini hiçe sayarak politize olmuş bir toplum maalesef gayya çukurunun girdabında boğulmaktan öteye geçemeyecek diye endişe etmek lazım. Bunu yakinen gördüm müşahede ettim. Ve üzüldüm.

Yaklaşık olarak üç ay önce başlayan seçim sürecinin sonuna geldik. Önümüzdeki hafta sonu vatandaşlık görevimizi yerine getirmek üzere sandık başına giderek oylarımızı kullanacağız inşallah. Böylece bir seçim sürecini daha geride bırakmış olacağız.

Ancak şunu belirtmeliyim ki ülke olarak daha öncesinde böylesine sıkıntılı geçen bir seçim sürecine şahitlik etmedik.

Doğal olarak adaylar arasında yaşanması gereken gergin ortam maalesef topluma da yansıdı ve bu süreç içerisinde hiç de yaşanmasını istemediğimiz olaylar yaşandı.

Yumruklar ve silahlar konuştu maalesef. Yaralananlar ve ölenler oldu. İnşallah daha vahim olaylar yaşanmadan bu seçim sürecini tamamlarız.

Bunu için toplumun tüm kesimlerine büyük görevler düşüyor.

Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta ise bu seçim sürecinin toplumu oluşturan en temel yapı olan aileye yansımaları. Maalesef burada da olmaması gereken olaylar yaşanıyor.

Vifak ve ittifakın inşa edilmesi gereken aile fertleri arasında derin ayrılıklar oluşturdu seçim süreci. Kardeş kardeşe, baba oğula, amca dayıya karşı tavır aldı. Tavır almakla kalmadı aradaki akrabalık köprülerini de atanlar oldu maalesef.

Her şeyden önce şunun idrakinde olmalıyız: Seçimler ve siyasiler geçici, akrabalık bağları ise kalıcıdır.

Siyasi partileri, yönetim sistemini, milletvekillerini, değiştirebiliriz ama akrabalık bağlarımızı değiştiremeyiz.

Onlar hem bu dünyada hem de ahirette kalıcı. Rabbimizin aramıza koyduğu bağları kopardığımız için hem bu dünyada hem de İnd-i İlahi’de hesap vermek zorunda kalacağız.

Toplumu toplum yapan bazı geleneksel değerler vardır. Akrabalık bağları, komşuluk bağları bunların en başında gelendir ve hem evrensel hem de teolojiktir.

Öyle “ben seninle bağlarımı kopardım” demekle kopan, biten şeyler değildir. Bu bağların kopması hem bu dünyada hem de ahirette büyük sıkıntılara ve olumsuzluklara yol açar.

Eğer bir devlet, millet, toplum ve ümmet olarak var olmak ve mevcudiyetimizi devam ettirmek istiyorsak başta akrabalık bağları olmak üzere komşuluk bağlarına azami dikkat etmeliyiz.

Geçip gidici olanı kalıcı olana tercih etmemeliyiz.

Bizi biz yapan değerlerimizi kolaylıkla elimizin tersiyle silip atmamalıyız.

Daha yeni mübarek Ramazan bayramını idrak ettik. Öyle zannediyorum ki ülkenin bütün camilerinde namaz öncesi kürsüde vaizler tarafından “bayramlar; küslerin barıştığı, uzakların yakın olduğu, herkesin birbirine iyi dileklerini ifade ettiği en önemli dini günlerdir. Aramızda dargınlar varsa barışsın, helalleşsin, sıla-i rahim ser taç edilsin, kardeşler birleşsin” tavsiye ve nasihatleri yapılmıştır.

Bu v’az-u nasihatlerin kulak arkası yapılma sebebi geçici olarak önümüzde duran seçim olmamalı. Politize bir toplum haline dönüşmek; yarınlarda bizi biz yapan değerler zemininde edinilecek bayram gibi zamanların kırgın, küskün geçirilmesi huzursuz bir topluma dönüşmeye yol açacaktır.

Pazar günü yapılacak olan seçimlerde tüm düşmanlıklarımızı, kırgınlıklarımızı, kızgınlıklarımızı da sandığa gömebilmeliyiz.

Siyasi çekişmelerimizi ve fikirlerimizi de sandığa atmalı, sandığın başından gerçek bir insan, hakiki bir mümin olarak ayrılmalıyız.

Eğer oy kullandıktan sonra tüm akrabalarımızla bir araya gelebiliyor, hâl hatır sorabiliyor, birlikte yemek yiyebiliyorsak; apartmandaki komşularımıza ve esnaf arkadaşlarımıza selam verebiliyorsak sorun yok demektir.

Yok eğer tersi bir durum yaşanacaksa bu hem devletimiz hem milletimiz hem toplumumuz adına tehlike sinyalleri demektir.

Lütfen değişmez ve değiştirilemez olan bağlarımızı geçici olan ve değiştirebileceğimiz siyasete feda etmeyelim.

Seçim sürecinde gösteremediğimiz sağduyuyu seçim sonrasında göstermeye çalışıp iyi bir insan ve hakiki bir mümin olmaya çalışalım…

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster