Ümit SAMİMİ umitsamimi@gmail.com

Türkiye seçime giderken 2

OECD eğitim raporuna göre Hollanda 9. sırada. Dünya inovasyon 2016 sıralamasında 9, en çok ihracat yapan ülkeler sıralamasında 8, en çok ithalat yapan ülkeler sıralamasında yine dokuzuncu durumda. Nüfus, yeraltı zenginlikleri gibi çok büyük imkan farklılıkları olmadığı sürece gelişmiş ülkelerin neredeyse tamamında rakamlar arasında tutarlılık gözünüze çarpar.

Bunun sebebi üretim, eğitim, sağlık, tarım, arge, teknoloji gibi ülkenin geleceğini ilgilendiren konular ele alınmadan önce ciddi araştırmalar yapılıp, sonuçlarına göre bir kalkınma planı hazırlanmış olmasıdır.
Ne yazık ki yıllardır hiçbir politikacının böyle bir programla seçime girdiğini görmedim. Vatandaşın yıllarca dişinden tırnağından ayırdığı birikimi popülist seçim vaatleri ile heba edecek adaylarla dolu siyaset meydanı. Planlama yok, araştırma yok, nasıl gerçekleştirilebileceği ya da gerçekten gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesi gerektiği ile ilgili çalışma yok ama toplumun hoşuna giden, kulağa hoş gelen her türlü slogan var.

Mesela, eğer eğitimci değilseniz ve Türkiye’nin eğitim sorunlarını çözmek gibi bir hedefiniz varsa ya eğitimden anlayan bir kişiye bu sorumluluğu verirsiniz ya da eğitim konusunda araştırma yaparsınız.
Bir eğitim çalıştayı düzenleyebilirsiniz, Türkiye’nin hatta dünyanın en seçkin, en tecrübeli, en saygıdeğer, en bilgili yani en iyi eğitimcilerini toplarsınız ve birlikte tüm problemleri masaya yatırırsınız. Hatta bazılarını çalıştay öncesinde eğitim kalitesinin en iyi ve en kötü olduğu ülkelere yollar, oralardaki sistemleri inceletirsiniz. Sonucunda bir rapor oluşturursunuz ve bunu kamuoyu ile paylaşarak, sorunların üstesinden nasıl geleceğinizi tane tane anlatırsınız.

Beni seçerseniz, eğitim sorunlarının tamamını çözeceğim, eğitimi şaha kaldıracağım, eğitim sistemini dünyanın en iyileri arasına sokacağım, eğitimin kralını sizin ayaklarınıza getireceğim gibi söylemler, aslında bu konuda hiçbir çalışma yapmadan sadece oy kazanma amacıyla atılan sloganlardır.

Eğer siz eğitim sistemimizin neden iyi olmadığı ile ilgili ciddi bir araştırma yapmadıysanız ve nedenleri doğru tespit etmediyseniz, ilgili meseleleri çözemezsiniz. Örneğin düzeltilmesi için harcanması gereken para miktarını hesaplamadıysanız, ya da ihtiyacınız olan öğretmen sayısını bilmiyorsanız, planlama yapmamışsınızdır ki plansız hiçbir çalışma başarıya ulaşamaz.

Öncelikle belirtmem gerekir ki bilişim, yenilebilir enerji, robot, endüstri 4.0, arge, akademi gibi vaatleri dile getiren herkes, söylemlerinden ötürü desteklenmelidir ama ihtiyacımız olan tüm bu kalemlerin ülkemizde nasıl gerçekleştirilebileceği ile ilgili altı doldurulmuş açıklamalardır.

Örneğin mevcut iktidar Organize Sanayi Bölgelerine, istihdam oluşturması ön şartı ile bedelsiz arsa temin ediyor ki buna rağmen yıllık ortalama sadece 8 adet kadar OSB açılıyor. Ücretsiz arsa, vergi teşviki gibi onlarca yasayı, kalkınma paketini meclisten de geçirseniz eğer teknik becerilere sahip eğitimli nüfusu oluşturamıyorsanız OSB’ler sanayi 4.0 ile üretim yapamıyor.

Yukarıda bahsi geçen vaatlerde bulunan siyasiler bunları nasıl sağlayacaklar? Yapılamaz demiyorum. Dünyada bunu gerçekleştiren bir çok ülke var. Bunları Türkiye’de gerçekleştireceğini iddia eden lider, nasıl yapacağını da anlatmalı ki hem diğer adaylara örnek olsun hem de bizler kendilerine inanabilelim.

Argeye mutlaka daha fazla bütçe ayrılmalıdır fakat neyin argesine? Sağlık sektöründe kanser hastalıkların tedavisinde uygulanacak ilaçların argesine mi kaynak ayrılacak yoksa bilgisayar-telefon-beyaz eşya gibi ürünlerin yüksek katma değer ile üretilebilmesi için mi?

Argeye, inovasyona, teknolojiye yatırım yapacağım demek yetmez. Türkiye içeriği doldurulmayan vaatlere kanarak neredeyse yüzyılını heba etti. Artık dersine önceden çalışmış, bu coğrafyanın insanlarını sanayi toplumuna dönüştürecek planlara sahip yöneticileri meydanlarda görmek istiyoruz.
Vesselam.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster