Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Süslenen Müslümanlardan açılan Müslümanlara…

Bu konu ile ilgili ilkyazımı 2013’te “Farztan tarza Süslümanlık” başlığı altında yazmıştım. Sonrasında ise müşahede ettiğim enstantaneler ışığında farklı konu içerikleri ile yazmaya çalıştım.

Çok eleştirildim. Özellikle bizim mahallenin insanı tarafından. Bilincin ve şuurun kaybolmaya yüz tuttuğu, savrulmanın zirveye çıktığı dönemlerde gene ara ara bu konuyu kaleme aldım.

Hatta Bosna ve Suriye üzerinden örnekler vererek “eyvahhh dikkatli olalım!!” bile dedim.

Şimdi bakıyorum ki yakarışlarımın birçoğunda maalesef haklı çıkıyorum. Bazı mecralar artık bu hassas mesele üzerinden kişi merkezli değil İslam merkezli saldırı yapabiliyorlar.

Son günlerde özellikle bu mecralarda kapalı iken açılan insanlarla ilgili haberlere yer veriliyor. Bu şekilde şahıslar üzerinden yapılan haberlerle İslam dini küçük düşürülmeye ve aşağılanmaya çalışılıyor.

Daha önce açıkken sonrasında kapanan, bugünlerde ise yeniden açılan bir yazarın haberlerine yer veriliyor. Haberlere söz konusu olan kişi Leyla İpekçi...

Göz attığımızda şu cümleler minvalinde sözüm ona bir haber okuyoruz. Ünlü İpekçi ailesinin kızı olan Leyla İpekçi, Zaman ve Taraf gazetelerinde yazarlık da yapmıştı. Şu anda Yeni Şafak gazetesinde yazarlık yapan İpekçi 2012 yılında türban takmaya başladı.

Leyla İpekçi ilk türbana girdiğinde saçının tamamını kapatıyordu. İpekçi, kapanmasının gerekçelerini ise o zamanlar şöyle açıklamıştı: “Kadınların yüzde 60'ından fazlasının örtülü olduğu bir ülkede tüm tesettürlülerin 'tek tip bir tablo' verdiğini yorumlayan bir sosyolojinin toplumun kalbine yaklaşamadığını düşünüyorum. Örtünerek var olabilmek; bir kadın için dindar veya laik kesimlere karşı verilen bir mücadele değildir, ibadettir öncelikle. Örtünmenin cinsler arası ilişkileri düzenleyen zahir boyutundan kadın ve erkeğin Rabbiyle ilişkisini düzenleyen batın boyutuna dek pek çok katmanı var.”

2012 yılında saçını tamamen kapatan Leyla İpekçi, zaman içerisinde türban şeklini değiştirerek saçlarını açmaya başladı. Leyla İpekçi geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından saçının tamamen açık olduğu bir fotoğrafı paylaştı. İpekçi daha sonra Twitter profil fotoğrafına da saçının tamamen açık olduğunu gösteren bir fotoğrafını koydu.

Konuyla ilgili farklı örneklerin verildiği ve köşe yazısı olarak  “Kapalıyken açılanlar çoğalıyor” başlığı ile yayınlanan yazıya göre İslami kesim içinde başını açanların sayısında son zamanlarda bir artış görülmüş.

Yazıya göre başını açanlar daha çok FETÖ ile iltisaklı olmadıklarını ispat etmek amacıyla açıyorlarmış. Başka nedenlerle açanlara da yer verilen yazıda özellikle seküler dünyaya yakınlaşmak için bu yola tevessül edildiğinden bahsediliyor.

Yani sizin anlayacağınız İslami kesimi oluşturan bazı bireyler şahsiyetsizlik ve gevşeklik göstererek seküler dünyaya yaklaşmak adına İslamdan kaçıyorlar! 

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu örnekler üzerinden İslam dinini küçümsemeye çalışanlar yanlış bir yol takip ediyorlar.

Çünkü değişen İslam dini değil, kişiler ve onların fikirleri.

Şahısların değişen şartları ve fikirleri İslam’ın farzlarını etkilemez ve onları hafifletmez.

Dinin kuralları zamana ve zemine göre değişmez. 1400 yıl önce geçerli olan kurallar bugün de geçerlidir.

İslam geldiği gün gibi taptazedir tecdid edilemez.

Ama maalesef İslam’ın değişmez ve değiştirilemez kurallarını esnetmeye çalışan ve kendine uydurmaya çalışanların sayısı hiç de azımsanmayacak bir sayıda maalesef.

Bu tarz insanlara özel olarak üretilmiş ve benimde sıklıkla söylediğim bir tabir bile var günümüzde: Süslüman

Üzülerek söylemeliyim ki bu zeminin oluşması siyasi iktidarın yelpazesinde kuvvet buluyor. Bu da işin hüzünlü tarafı.

İslam’ın tesettür emrini eğip bükerek esnetmeye çalışan ve İslamiyet’e zannettikleri gibi faydadan çok zararı dokunan bu insanlara yapılacak en doğru çağrı şu: Lütfen yaptıklarınızı İslam dinine dayanarak yaptığınızı ileri sürmeyiniz.

Bunun sizin yorumunuz daha doğrusu uydurmanız olduğunu açık yüreklilikle söyleyiniz.

Söyleyiniz ki bazı mecralar tarafından sizin sayenizde yaratılış gayemize dokunulmasın!

Böylece koruduğunuzu iddia ettiğiniz İslamiyet’e daha fazla faydanız dokunur.

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster