Selahattin Demirtaş cezaevinde çekildi TRT'de yayımlandı

HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, TRT'de yayımlanan seçim konuşmasında yine AK Parti'yi suçladı. Partililere oylarını vererek sandıklara sahip çıkma çağrısında bulunan Demirtaş, baskılara boyun eğmeyeceğini söyledi.

HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, uzun bir aradan sonra ilk kez TV ekranlarında boy gösterdi. Edirne Cezaevi'nde çekimi yapılan ve TRT'de yayımlanan seçim konuşmasında Demirtaş, tutukluluğu için AK Parti'yi suçladı, partililere sandıklara sahip çıkmaları çağrısında bulundu.

Selahattin Demirtaş'ın, Yüksek Seçim Kurulu kararı gereği Edirne Cezaevi'nde çekimleri tamamlanan seçim konuşması TRT Haber'de yayımlandı.

İşte Demirtaş'ın TRT'deki konuşmasından öne çıkanlar;

"Yargılama sürecim rahatlıkla tutuksuz yapılabilecekken, siyasi baskılar nedeniyle her aşamada tutukluluğuma devam kararı verildi. Hakkımdaki suçlamaların tamamı sizlerin de defalarca dinlediği konuşmalarımdır. Başkaca da bir suçlamayla muhatap olmadım. Benim halen burada olmamın tek nedeni AKP'nin benden korkuyor olmasıdır. Benim burada elimi kolumu bağlayıp, meydan meydan dolaşarak bana iftira atmayı mertlik sanıyorlar. Hakkımda tek bir mahkumiyet kararı bile yokken, beni suçlu ilan ederek hem açıkça Anayasa'yı ihlal ediyor hem de kamuoyunu yanlış bilgilendirerek, yönlendirmeye çalışıyorlar. 

SAVAŞ POLİTİKASI İDDİASI

Toplumun tamamını esir almaya çalışan derin bir umutsuzluk, korku ve karamsarlık var. Kamplaşma, kutuplaşma ve gerilim ürkütücü boyutlara ulaştı. Komşu komşudan, kardeş kardeşten şüphelenir, korkar hale geldi. Bunun yanı sıra işsizlik, yoksulluk, enflasyon, dövizdeki durdurulamayan artış, yaşamı iyiden iyiye çekilmez hale getirdi. AK Parti yönetimi saraylarda, köşklerde, villalarda lüks içinde gününü gün ederken, milyonlarca yurttaşımız ekmeğe muhtaç hale getirildi. Siyasi çıkarları uğruna içeride ve dışarıda ölümü kutsayan savaş politikaları evlatlarımızın canı pahasına sürdürülüyor.

ÇAĞ DIŞI BİR YÖNETİM ANLAYIŞI

 24 Haziran seçimlerinde, oldukça kritik bir kavşağa gelmiş olan ülkemizin bundan sonra hangi istikamete doğru yol alacağına sizler karar vereceksiniz. Tercihinizi AK Parti ve Erdoğan'dan yana kullanmanız halinde bundan sonra ülkenin tamamının kaderi tek bir kişinin iki dudağı arasında olacak. Yasama, yargı ve yürütme güçlerinin çok önemli yetkileri tek bir kişide toplanmış olacak. O tek kişinin yapacağı en küçük hatayı bile denetleyecek, kontrol edecek ya da sınırlayacak hiçbir kurum olmayacak. 81 milyonun kaderi tamamen bir kişinin insafına terk edilmiş olacak. Dünyanın geri kalanı demokrasi yolunda ilerlerken, Türkiye çağ dışı bir yönetim anlayışıyla yalnızlaşacak. Otoriter, baskıcı, demokrasiden kopmuş bir ülkeye dönüşecek. Cumhuriyet'in artısıyla, eksisiyle bütün demokratik kazanımları, bir gecede ortadan kalkmış olacak.

"ÖNÜMÜZDE CİDDİ BİR FIRSAT VAR"

İşte 24 Haziran'da bu korku atmosferinin başlayıp başlamayacağına siz kendi oylarınızla karar vereceksiniz. Bu kararınızın demokrasiden ve özgürlüklerden yana olacağından kuşkum yoktur. Bunca zulme ve tehdide rağmen, boyun eğmeyen dik duruşunuz Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatıdır. Bu karanlık tablo karşısında umutsuzluğa, korkuya, yılgınlığa düşmeye gerek yok. Sonu belirsiz karanlık bir tünele girmeden önce önümüzde ciddi bir fırsat var. Bu fırsatı hep birlikte doğru değerlendireceğiz ve göreceksiniz ülkemizi bu uçurumun kenarından çekip alacağız. Öyle devletin bütün imkanlarını sınırsızca kullanarak seçim kampanyası yapan, valisiyle, kaymakamıyla, yargısıyla, medyasıyla, bütün bürokrasiyi AK Parti'nin emrinde çalıştıran, buna rağmen meydanları dolduramayan kof kabadayının tehditleri cesaretinizi kırmasın. Bunların bir oyluk canları vardır. Meydanlarda bağırıp çağırarak, insanlara hakaret edip, düşmanlaştırarak halka boyun eğdireceklerini zanneden bu siyasi karikatürlere halkın kim olduğunu ve gücünü göstermek hiç de zor değil.

24 Haziran'da sandığa atacağınız zarfın içine demokrasi istediğinizi gösteren iki pusulayı, HDP ve Demirtaş oylarını koyun, gerisini bize bırakın. Seçim akşamı sandıklar açıldığında görün bakalım, o habire size parmak sallayıp, damarları çıkıncaya kadar bağıran sahte kabadayılar ne hale geliyor. Kendini dünya lideri zanneden bu üçüncü sınıf kasaba politikacılarına güzel bir ders verme fırsatını kaçırmayın. Bu nedenle mutlaka sandığa gidin. Oyunuzu kullanın ve sandıklara sahip çıkın."

Günün Önemli Haberleri