Nehir Yılmaz hnehiryilmaz@hotmail.com

Isuzu D-MAX Test Sürüşü

Bu yıl itibariyle artık Türkiye’de de üretilip satışa sunulan Yeni D-Max benim en şık görünen Pick-up listemde ilk sıraya yerleşmiş durumda. Benim gibi seyahat denince aklına her yola sapmak gelenler, bu araçları sadece yük taşımak için değil, sahip oldukları konfor ve arazi yetenekleri içinde tercih ediyorlar. Yani özellikle keşif seyahatlerinde çok iyi yol arkadaşı. Üstelik bu konfor ve kullanımı kolay yetenekli yapı git gide kadın sürücüleri daha fazla kendisine çekmeye başladı bile. Yani Pick-up lar erkek tekelinden çıkıyor bilginize.

Tasarımı beni en çok etkileyen yanı oldu. Özellikle test aracımın fotoğrafta görünen rengi ve ön yüzünün tasarımıyla, o koca gövde enerji dolu uçarı bir bakışa sahip. Kalk gidelim ifadesine karşı koymak zor. Koca çamurluklar, tüm versiyonlarda standart sunulan led gündüz farları, yeni kaput ki bu kaput dizaynı darbe enerjisini emici özelliğe sahip, yeni ön tampon, nikelaj çerçeveli yeni sis farları, led stop lambaları en dikkat çeken tasarım detayları. 13 farklı gövde rengi seçeneğini var benim favorimi tahmin etmek kolay bu rengi her araca yakıştıramıyorum ama D-MAX bu rengi çok güzel taşıyor.

İç kısım beklediğimden çok daha konforlu, tüm donanımlarda standart olan anahtarsız giriş özelliği ile araca 80 cm yaklaştığınızda anahtarı kullanmadan aracınızın kapısını açabiliyorsunuz. İçerisi  beklediğim kadar teknolojik görünmüyor oldukça sade ama kullanışlı, beğenmediğim daha doğrusu bana hitap etmeyen tek konu havalandırma kumandalarının bulunduğu yuvarlak form. Birde vites önündeki özellikle telefon bıraktığım alanın çok kullanışlı olmaması. Onun dışında en önemli en büyük artısı, yolcu için olduğu gibi sürücü için de direksiyonun solunda kullanmadığınızda gizlenen bardaklık. Öyle ki sürüş anında gözünüzü yoldan ayırmadan ve çok dikkat etmenize gerek kalmadan kullanabildiğiniz on puan hatta yüz puan verdiğim kullanım kolaylığı sağlayan bir konumda, uzun ve zemine göre sarsıntılı seyahatlerde sıcak, soğuk içeceklerin güvende olması büyük bir konfor . Yüksek oturma pozisyonuyla muhteşem bir görüş alanına sahip. hem öndeki hem arkadaki yolcular için gerçek anlamda çok iyi baş ve diz mesafesi var. Vites önü hariç, vitesin arkasında tek bardaklık ve küçük bir alan, orta konsolun üstünde kapalı bir göz, geniş bir torpido ve kapı içleri bolca alan sunuyor küçük eşyalar için. Ayrıca arka koltukların altında da küçük eşyalarınızı saklayabileceğiniz bölmeler bulunuyor, ayrıca bu koltuklar 60/40 katlanabiliyor da. Gösterge paneli yeniden tasarlanmış ve artık daha net bir yazı karakteri var dolayısıyla okunurluluğu artmış. Ayrıca 8”lik D-VİSİON multimedya sistemi ile akıllı telefonunuza bağlanabiliyorsunuz ( ios ve android ). Bu sistemde ayrıca navigasyon ve geri görüş kamerası gibi özellikleri de kullanabiliyorsunuz. Ayrıca 2 si tavanda toplam 8 hoparlörle çok iyi de bir müzik sistemi var. 

 

Güvenlik bakımından birçok aktif ve pasif sistemle donatılmış, kaput yukarıdan darbe aldığında bükülecek şekilde tasarlanmış, motorla mesafesi artırılarak bükülebileceği ekstra alan oluşturulmuş. Dört kanallı ABS, elektronik fren sistemi, elektronik denge sistemi, yokuş iniş ve yokuş kalkış desteği gibi özelliklerin yanında 2 çeker modunda arka iki, 4 çeker modunda 4 tekerleğide ayrı ayrı izleyen çekiş sistemi bulunuyor. Bu sistem hız sensörleri vasıtasıyla belirgin bir şekilde daha hızlı dönen tekerleğe fren uygulayarak yavaşlatıyor ayrıca motor sistemine sinyal yollayarak gerektiğinde motor gücünü azaltıyor ve araç kontrol kaybını aktif bir şekilde önlemeye yardımcı oluyor. Diğer bir önemli detay ise D-Max’in rakiplerinden farklı olarak yalnızca 4 çeker değil iki çeker modunda da yokuş iniş kontrolü sunuyor olması. Direksiyonun solundaki tek tuşla devreye giren sistemle bozuk ve kaygan yokuşlarda sadece direksiyon kontrolü ile gaz ve freni araca bırakarak güvenli iniş sağlayabiliyorsunuz. 

 

Test aracım tüm yol şartlarında rahatça hareket edebilmek adına Shift On The Fly 4x4 sistemi ile donatılmış yani vitesin hemen arkasındaki butonla diferansiyel ayar sistemini devreye sokuyor ve örneğin asfaltta 2wd, yağışlı, karlı zeminde 4wdh kayalık dağ bayır yollarda ise 4wdl modunda rahatça hareket edebiliyorsunuz. Ayrıca bu modla yine 70 cm su içinden sorunsuzca eğlenerek geçebilirsiniz.  30 derece yaklaşma, 23 derece ayrılma açısına sahip. 49 derecelik yan eğim açısıyla arazide kendisine yol yaratabiliyor. D-max 3.5 ton çekme ve 1 ton yük taşıma kapasitesine sahip.

 

 

Gelelim motora, D-Max in rakiplerine göre sahip olduğu en büyük avantajlarından biri ise yeni 1.9 litrelik düşük hacimli motoruyla gelen  daha düşük vergi avantajı. Motor hacmi düşük ancak eski 2.5 motoruyla aynı gücü üretiyor. Tüm versiyonlarda sunulan yepyeni 1.9 litrelik turbo dizel motor eski 2.5 litrelik çift turbo motorla aynı gücü sunuyor. Küçültülerek yenilenen 164 beygir ve 360 Nm tork üreten motor D-Max için yeni üretilen 6 ileri manuel ya da otomatik şanzımanla satılıyor. Otomatik şanzıman tercih ettiğinizde sıralı vites koluyla dilediğinizde manuel de kullanabiliyorsunuz. Eskiye göre daha hafif motor ve şanzıman yakıt tüketimi anlamında da daha verimli. Fabrika verileri 7.8 olsa da benim ulaştığım rakam ortalama 10 litre civarı oldu. D-MAX ile uzun otoyol sonrası oldukça inişli çıkışlı arazilerde sürüş yaptım. Tasarımı benim için bir numara, 4x4 modunda bozuk, hatta yol olmayan zeminlerde çok kolay hareket edebildim, 1.9 litrelik motor açıkçası bir 2.5 litrelik motor hissini vermedi ama yeterlimi diye sorarsanız yol olmayan vadi ve derelerden geçtim hiç sıkıntı yaşamadım. Asfaltta konforlu, arazide yetenekli, tasarımı çok gösterişli özetle D-Max i çok başarılı buldum. Fiyatlar ise donanıma göre 120.972 TL den başlıyor ve 178.000 TL ye ulaşıyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster