Abdullah YILMAZ abdullah.yilmaz@internethaber.com

İşgal ediliyoruz

İşgal altındayız hem de öyle böyle değil,

Aklınızdan geçen düşman işgali geçebilir ancak bu ondan da vahim bir istila durumu,

Biz işgal edilmiş kale kadar çaresiz ve karışığız bu günlerde, düzen yok ahlak unutuldu, düzen çok,düzeni tutturamıyoruz bir türlü.

Ülkeyi ülke yapan üstünde yaşayan insanların birbiriyle olan bağıyla, geçmişte tarihi gelecekte kader birliğinde saklıdır.

Ülkeyi paylaşan her birey üstüne bastığı yere toprak diye değil, vatan gözüyle bakar ve birlikteliğini oluşturan millet olgusuna ölümüne bağlıdır. Kendi geleceğini o bütünün içinde görür, düzenin devamı ve gelişimi için kanunlar koyar önce kendi buna uyar uymayanı uyarır, Sonunda hakkaniyetli olmayanı def etmek için mevcut sistem içinde pozisyon alır tercihlerini ona göre yapar ve ülkenin mutluluğu ve refahı için gerekli aksiyonları alır.

Bu aklı başında ülkenin, aklı başında vatandaşlarının yapacağı, atacağı adımlardır.

Bizde durum öylemi?

Kimin eli kimin üstünde, hak,hukuk,hak getire

İşgal altındayız hem de en yakınımızdaki, bu ülkenin insanları tarafından işgal ediliyor talan ediliyoruz, ilkel toplum modelinde, gücü yeten yetene.

Milletin malını, taşını toprağını peşkeş çekerken devlet sözüm ona hukuku kendine uydurup kapıları sonuna kadar aralarken, fetö kamuyu işgal ederken farkında mıydınız?

Kadınlarımız gün olmuyor istismar edilmesin, şiddete maruz kalıp çocuklarının önünde öldürülmesin.

Kaçırılan, tecavüze uğrayan çocuklar. Kısacası sapkın inanış ve anlayışta çocuk gelinler hala varken, kadınlarımızın çocuklarımızın hayatı işgal altında

Yanlış eğitim politikaları sonucu biat anlayışında din pazarına adam yetiştirilirken her fırsatta sınav soruları işgal edilmedi mi?

Okullar, üniversiteler, belediye aş evleri birilerinin adamı olarak işgal edilmedi mi?

Biz hep tek adamların işgalini yaşadık birazda alıştık galiba T.C kurulurken nasıl işgal vardıysa. Bugün sözüm ona siyaset sahnemiz, olmayan demokrasimiz işgal altında değil mi. Değişmeyen adamlar, koltuklar, makamlar.

Siyaset profiline bakın, ilk meclisin kurulduğu yıllarda vekil olanlar, olanların oğulları sonra torunları senin benim hayatımızı, geleceğimizi işgal ediyor yine vekil oluyor,

 Sonra egemenlik kayıtsız şartsız milletin deniyor.

Beyinler bile kendi gibi düşünmeyenlerin ruhlarını inançlarını işgal etmeye çalışıyor, adına tarihi referans deyip okullarda küçük bedenler işgal ediliyor, güzel dinime hurafeleri Adnan hocanın kedicikleri tırmık atıyor, dini magazin programları yapılıyor, ağlayanı, çaldığı minareye kılıf uyduranı, kısacası itikadımız işgal ediliyor, deve sidiğinde kültürümüz Türklüğümüz işgal ediliyor.

Dün fetöcülerin işgalindeki adaletin sarayları, yarın kimleri barındıracak bilmiyoruz, bugün başka yarını sürprizlerle yaşıyoruz., T.C. nin tabelaları kaldırılıp, milliyetler ayaklar altına alınırken Türklük işgal edilirken, tabelalarda Arapça isimlerle güzel dilimiz Türkçe miz işgal ediliyor.

Akrabalar arasında bile misafirliğin bir sonu varken,sözüm ona sığınmacı Suriyeliler bayramda,seyranda ülkesine gidebiliyorsa, geri gelmesini, sığınmacı olmasını gerektirecek bir durumda kalmamış demektir. Tüm Türkiye’de 5 milyondan fazla Suriyeli ile Türkiye popülasyona dair durum işgal değil mi dir. Yakın gelecekte potansiyel suçlu işgalini görüyor acıyorum halimize.

2b uydurmasıyla uyanıkların sözüm ona arsası, aslen devletin malı olan ormanlar ve meralar işgal edilmediler mi? milletin hakları üzerinden üç tane oy uğruna haksızlıklara göz yumulmadı mı?

Vatandaşın tüm sahillerde hakkı var derken sözüm ona turizmciler sahilleri denizin dalgasına kadar şezlong koyup işgal etmediler mi.

Kaldırımlar esnaf tarafından, kenarını da belediye otopark olarak kullanılırken, araçlarımız çekicilerin sırtında işgal altında değil mi?

Say say bitmez işgalleri ve işgalcileri

İşgal edilen hayatımız umutlarımız, geleceğimiz ve çocuklarımızın yarınlarıdır. Aslında oluşturulan kin ve nefret duygusunda ayrıştırılmaktır.

Çoğumuz mutlu değiliz, mutlu olduğunu sananlarda polyananın akrabaları.

İşgal bizim algılarımızda, ruhumuzda,umudumuzda.

Hayatı çölde devenin harase otunu (çöl dikeni) sevmesi kadar seviyoruz, Umarım kan kaybından ölmeyiz.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster