Özkan Taştan iletisim@ozkantastan.com

Gomis, Pepe, Valbuena , öğretmenden, polisten daha az vergi ödüyor…

Anayasamızın 73. Maddesinde ‘Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.’ yazsa da maalesef Gomis, Pepe, Valbuena bir öretmenden veya bir polisten bile daha az vergi ödüyor.

Nasıl olur demeyin…

Bu durum kulübünde başarılı olan oyunculara ‘kanunlarca tanınan bir vergi istisnasından veya bu futbolcuların vergi kaçakçısı’ olmasından kaynaklanmıyor…

Sadece Gomis, Pepe ve Valbuena da değil…

Süper ligde forma giyen yerli ve yabancı tüm futbolcular; öğretmen, polis gibi devlet memurlarından, işverenlerden, hatta bir işverene bağlı olarak çalışan ücretlilerden bile daha az vergi ödüyor.

Hemen belirteyim futbolcular daha az vergi ödüyor dememdeki sebep, futbolcuların ödediği “vergi tutarının” memurlardan, işçilerden daha az olması ile ilgili değil.

Memur ve işçilerin “kazancına oranla” ödediği verginin, futbolcuların kazancına oranla ödediği vergiden çok daha yüksek olması.

Vergi kanunlarımıza göre ücret geliri veya ticari işletmesi bulunan bir kişinin, gelirine oranla ödediği vergi tutarı yüzde 35’i bile bulabilirken, süper ligde forma giyen futbolcuların gelirine oranla ödediği vergi tutarı ise sabit yüzde 15. ( Spor Toto 1 Lig yüzde 10, daha alt ligler yüzde 5 )

Örneğin; Galatasaraylı Gomis’in bu sene kulübünden alacağı net ücret 3 milyon 500 avro. Yani Gomis’in vergi matrahı yaklaşık 23 milyon 200 bin TL. Bu kazanca ait ödeyeceği vergi tutarı ise 3 milyon 480 bin TL. Peki, aynı kazancı elde eden bir işletme sahibi ne kadar vergi ödeyecek diyorsanız hemen söyleyeyim yaklaşık 8 milyon 100 bin TL. Yani Gomis’in ödediği tutarın “iki katından daha fazla.”

Avrupa’daki futbolcuların, kazançlarının yüzde 45-50’sini vergi olarak devlete ödedikleri düşünüldüğünde, ülkemizdeki futbolcular bir hayli avantajlı. Zaten, “Türkiye futbolcular için vergi cenneti” tabiri de buradan geliyor.

Devlet bu düşük orandaki vergilendirme sistemi ile Türk sporuna ve kulüplerimize bir nevi destek olmak istemekte. Fakat artık bu durumun;

“Ülkemize iyi topçular geliyor, yoksa gelmezler” diye savunabileceğimiz,

“Hagi, Alex, Drogba, Roberto Carlos gibi dünyaca ünlü futbolcular bu sayede ülkemize geldi, ülkemizin tanıtımına çok faydası oldu” diyerek kendimizi avutabileceğimiz bir yönü kalmamıştır. Çünkü;

Spor kulüplerimiz her yıl neredeyse hiç futbolcu “ihraç edemeyip”, milyarlarca dolar veya avro ödeyerek “oyuncu ithalatı” yapmakta. Bu durum da “cari açığı hatırı sayılır şekilde artırmakta.”

Hiçbir kulübümüz Avrupa’da kalıcı bir başarı gösteremediğinden, “ülke tanıtımına yeterli derecede katlı sağlayamamakta.”

Alt yapılar ve Milli takımımızın halini yazmaya gerek bile yok…

Özetle; spor kulüplerimize sağlanan bu vergi avantajının ülkemize hiçbir katkısı bulunmamaktadır. Hatta kulüplerimizin içinde bulunduğu durumlar göz önüne alındığına bu vergi avantajı ülkemize katkı sağlamaktan çok, zarar vermektedir.

Futbolcular için uygulanan bu düşük orandaki vergilendirmenin değiştirilmesi konusu çeşitli zamanlarda gündeme gelmiş fakat hep ertelenmiştir. “Ama artık deniz bitmiş, kara görünmüştür.” İvedilikle Devletin radikal bir karar alarak bu konuya neşter vurması hem vergi adaleti hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem arz etmektedir.

Diğer yönlerinden bağımsız olacak; vergi affı, matrah artırımı, imar barışı gibi konularla hazineye para girişini hedefleyen devletin bu konuyu çözüme kavuşturması bir taraftan kronikleşen bir konun çözümüne, bir taraftan da hazinenin rahatlamasına ciddi katkı sağlayacaktır.

Not: Merak edenler için; Fatih Terim, Cocu ve Şenol Güneş (Teknik direktörlerin) kazancının yüzde 35’ini devlete ödüyor. Yani teknik direktörlerde düşük oranda bir vergilendirme yok.

Not 2: Soru ve görüşleriniz için iletisim@ozkantastan.com adresine mail atabilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster