Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Filistinli Ahed Tamimi Çin’de olsaydı…

Geçtiğimiz hafta içinde hem yazılı ve görsel medya hem de sosyal medya bir kişinin üzerinde yoğunlaştı: Filistinli Ahed Tamimi…

Böylece Ahed Tamimi ile birlikte ümmetin derdi bir kere daha gündemimize geldi. Dünyaya Filistinli kardeşlerimizin gördüğü zulüm bir kere daha gösterildi.

Ahed Tamimi, Filistin davası ile özdeşleşti.

Zalim İsrail askerlerine kahramanca göğüs gerişi ve onlara tokat atışı hâlâ gözlerimizin önünde. Hepimiz büyük gurur duymuş, Ahed Tamimi ismini her yere yazmış, tüm sosyal medya hesaplarımızdan defalarca korkusuz pozlarını paylaşmıştık.

Ahed Tamimi, işgalci İsrail tarafından yargılanıp yedi ay hapse mahkum olduğunda da var gücümüzle yanında yer almış, yapılan haksızlığı tüm dünyaya haykırmıştık.

Zalim İsrail’in kendisine kestiği cezayı tamamlayıp özgürlüğüne kavuştuğunda yine bütün imkânlarımızla yanında yer alıp gündemi Ahed Tamimi ile doldurduk.

Böyle yaparak bir nevi Kudüs davasına ve Filistinli kardeşlerimize sahip çıktık. Ahed Tamimi sayesinde son bir yıl içinde konu defalarca gündemimize girdi.

Rabbim inşallah Ahed Tamimilerin sayısını artırsın.

Ama bir dakika…

Aslında Ahed Tamimilerin sayısı oldukça fazla da bizim haberimiz olmayabilir mi?

Dünyanın değişik coğrafyalarında başka Ahed Tamimiler olup da bizim onlardan haberimiz olmayabilir mi?

Türk ve İslam coğrafyasında Filistin davasından başka davalar olup da bizim sahip çıkmadıklarımız olabilir mi?

Bu sorulara vereceğim cevap şu: Evet, başka Ahed Tamimiler, başka Filistinler var ama bizim onlardan haberimiz yok!

İşte o davalardan birisinin adı: Doğu Türkistan…

İşte başka bir Ahed Tamimi: Hurigül Nasır…

Yirmi yaşında, Doğu Türkistanlı kardeşimiz Eylül 2017’de tutuklandı.

Dini aşırılık suçlamasıyla yargılandığı Çin mahkemesinde “Ben inancım gereği başıma başörtüsü takarak tesettürlü olmak istiyorum” dedi.

İşgalci Çin Mahkemesi bu sözlerini “açık suç delili” sayarak 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Peki, bu haber medyamızda yer aldı mı?

Hayır…

Sosyal medyada paylaşıldı mı?

Hayır…

Herhangi bir yetkili veya siyasi Hurigül Nasır özelinde Doğu Türkistan halkına uygulanan zulmü gündeme getirdi mi?

Hayır…

Neredesiniz ey Ahed Tamimi söz konusu olduğunda haber üzerine haber yapan duyarlı medyamız?

Neredesiniz ey sosyal medyada Ahed Tamimi fotoğraflarının altına İsrail’e lanet okuyan korkusuz kalemşörlerimiz?

Neredesiniz ey Filistin söz konusu olduğunda katar katar yardım konvoyları düzenleyen sivillerimiz?

Neredesiniz Filistin için İsraili tehdit edip mangalda kül bırakmayan yetkililerimiz?

Neredesiniz ey Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yapan hamasi gençlerimiz?

Neredesiniz ey ümmetin derdi ile dertlenen Müslüman kardeşlerimiz?

Neredesiniz ey Göktürk alfabesi ile arabasına, duvarına, telefonuna, bilgisayarına, koluna, yakasına, vs. “Türk” yazdıran milliyetçi kardeşlerimiz?

Hurigil Nasır hem Türk hem Müslüman!

Nerede kaldı Türkçülüğünüz?

Nerede kaldı ümmet bilinciniz?

Nedir bu çifte standart…

Niye bir tarafı kahraman ilan edip diğer tarafı görmezden geliyorsunuz?

Niçin bir taraf için avazınız çıktığı kadar bağırırken diğer taraf için suspus oluyorsunuz?

Hani Müslümanlar kardeşti ve hak-hukukça eşitti?

Hani tüm yaratılmışları seviyordunuz Yaradan’dan ötürü?

Hani Dicle’de bir kuzuyu kurt kaparsa hesabı sizden sorulurdu?

Hani bir Türk, dünyaya bedeldi?

Hani şirke kadar varan “Allah Tektir ordusu Türk’tür” diye efelenen kardeşlerimiz neredesiniz?

Bu çifte standart devam ettiği müddetçe ne Filistin konusu ne de Doğu Türkistan konusu çözüme kavuşacaktır.

Çünkü meselenin-davanın özü anlaşılamayacaktır.

Onun için bir an önce mazlum ve mağdurun kimliğine, zalimin kim olduğuna bakmaktan vazgeçmeliyiz.

Mazlum her yerde mazlum, zalim her yerde zalimdir.

Eğer dünyaya lider olma iddiamızı hayata geçirmek istiyorsak bir an önce bu çifte standarttan kurtulmalıyız…

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster