Abdullah YILMAZ abdullah.yilmaz@internethaber.com

Dinle başlayıp,mafyalaştılar

15 Temmuz, bir milletin dua larla kurduğu yurdu, bir avuç gafile bırakmadığının hikayesidir.

Kanla göz yaşıyla yoğrulup temelleri atılan Türkiye cumhuriyetinin basiretli, ülkesine, milletine sevdalı ların, bir avuç teröriste artık dur dediği tarihtir.

Çıkar ve ulufe peşindeki sözüm ona dindar olanların önündeki engel, tecelli eden demokrasi, milletin en açı tokadıdır.

Kendini herkesten değerli sanıp milleti hiçe sayan, gücün makamda olduğunu sanan bürokratların yanılgısıdır. O mevkilere gelirken, cefakâr halkın ne bedeller ödediğini unutan, varlığını bir din tüccarına bağlayanların sapkınlığıdır 15 Temmuz

Ülkem o kadar acayip insan ruhuyla dolmuş ki, her biri kendini bir yerlere bağlamayı çok seviyor, hayatını öylesine değersiz ve güçsüz görüyor ki bir cemaatin, cemiyetin, hatta ağanın, hocanın esiri olmayı özgürlük sanıyor.

Tebaa olmayı öyle özümsemiş ki, dünya değerlerini, ruhani uydurmaların arkasına saklamış, benliğinde değil, seçtiği saçma adamların arkasında yaşıyor.

Aziz nesin ne kadar akıllı dır bilemem ancak söylediği söze katılıyorum, bu memlekette Allah akıl dağıtırken bazılarına kepçeyle bazılarına da kaşıkla dağıtmış,

Hocalar uyanıkta onları uçuran müritler bu kadar mı akıldan uzak olur. Adamın kirli gömleğine kutsallık katıp, terli çorabını koklayacak kadar basiretsizliği nasıl başarıyorlar.

Bu nasıl bir kindir ya da nasıl bir cesarettir, ülkeyi ele geçirmek, insanları kurduğun suç örgütüne boğdurmak, üstelik bütün bunları devletin kendi adamlarına yaptırmak.

Bu kadar nasıl güçlendiler, nereden bu cesareti buldular.

Bu kadar serveti nasıl edinip, her köşe başına adamlarını yerleştirdiler.

Marifet sende değil, sana o alanları açıp, peşin sıra hocam diyen, devletin din devleti olmasını hayal eden yobaz kafalardadır.

Fetö bu ülkede ne ilk nede son olacak, diyebilirim ki fetö nün izinden giden belki onlarca organizasyon açıktan ya da gizli çalışmalarına devam ediyor. Kimi Atatürk’ü kullanırken, kimi de İslam’ı kendine paravan yapıyor,

Rusya’nın artık düşünce akımını sırtlayıp, ırkçılığa dayanan kendini siyasi gösterip, her cephede Türkiye’yle savaşan pkk da bu oluşumların başında geliyor.

Dinle başlayıp mafyalaştılar, adına cemaat ya da vakıf dediler, ahireti ağızlarına alıp dünyalıkları için Kâbe de bile kavga ettiler.

Günü kurtarma politikalarıyla yarını, gelecek yüzyılı planlayıp ileriye güvenle bakamayız. Devlet üzerinde yaşayan tüm bireylerin hayatının teminatı olmalıdır. Unutmayalım ki bir zümrenin, akımın hayaliyle yatılan uykudan sadece kâbus çıkar.

Türkiye cumhuriyeti, uygulanan politikalarda, iltimasçı, bizden ci yaklaşımları terk etmelidir.

Birilerine bahşedilen ayrıcalıklı güç bir gün kontrolsüz güce dönüşür ve eninde sonunda hepimizin depremi olur.

 

15 Temmuz ders alınması gereken karanlık bir gecedir, bu karanlığı aydınlık yapan, halkın tamamının demokrasisine, bayrağına olan aşkı, birlikte yaşama arzusudur.

Demokrasi adına şehit olan tüm yurttaşlarımın ruhu şad olsun.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster