Alper TEKBAŞ alpertekbas@gmail.com

Cüneyt Çakalel ile Mükemmeliyet Yönetimi

Merhabalar

Aska Hotels Gurubunun amiral gemisi niteliğindeki en son oteli 2014- Nisan ayında açılan Aska Lara Resort & SPA’nın başına Aska Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Aslan tarafından getirilen Cüneyt Çakalel 2015 yaz sezonuna girerken kendisine duyulan güvene layık olmak için var gücüyle çalışmalarına devam ediyor.

  

Cüneyt Çakalel; otelcilik anlayışında geçmişten bugüne profesyonel kurum kültürü, otelcilik sistemleri, kalite ve mükemmeliyet yönetimi, sertifikalandırılmalar, markalaşma süreçleri, bilinçli ve eğitimli personel ve uluslararası hizmet anlayışıyla otelcilikte global bir otel markası olabilmek adına turizm endüstrisinde faaliyetlerini sürdüren, dünya otelciliğini yakından takip eden, kendine özgü kırmızı çizgileri ve bakış açısıyla dikkatleri üzerine çeken bir otel yöneticisi.

  

Cüneyt Çakalel’in bir Türk otel yöneticisi olarak otelcilik anlayışının adeta bildirgesi niteliğindeki değerli görüşlerini sizlere aktarmak istiyorum.

Mükemmeliyete Giden Yol

İş hayatı dediğimiz sahnede rol alan herkes muhteşem bir fikre sahip olabilir ve ortaya konulan bu fikir her yerde uygulanabilir. Ancak, bu fikirlerin muhteşem olup olmadığı ise sonuçta ortaya çıkacaktır. Sonuç başarı ve başarısızlık noktasıdır.

O nedenle, fikirlerin kusursuzca uygulanabilmesi aşaması bizce çok önemlidir.

İşte onun için birçok soruyu önümüze koyup, işe başlamadan önce o sorulara cevap vermemiz gerekiyor.

Örneğin, şu sorular…

O muhteşem diye adlandırılan fikrin hikâyesi nedir? Hissettirdikleri nelerdir? O fikri kusursuzca uygulamak yolunda çalışacak ekip bu fikri ne denli benimseyecek, üzerinde bütünleşecek ve kendisini bunun bir parçası olarak görecek midir? Uygulamaya ruhunu nasıl yansıtacaktır?

Bu hususlar fikrin başarıya ulaşmasında büyük önem taşımaktadır.

Bu bir dil bilgisi gibidir. Ne olduğunu ve nasıl anlaşılır şekilde kullanacağını bilmek gerekir.

Bu kısacık değerlendirmemizi kendi konumuza taşıdığımızda şöyle bir fotoğraf çıkmaktadır ortaya:

Otelcilikte değişim, gelişim ve dönüşümün “olmazsa olmazları” söz konusu olduğunda, 5 unsurdan söz edebiliriz:

Bunlar, “vizyon”, “markalaşma”, “standartlar”, “pazarlama” ve “teknoloji”dir

Şimdi bu noktada, sırayla bu hususlara bir göz atalım:

             

Klavuzluk eden vizyon:

Hedefimize ulaşma yolunda bize kılavuzluk eden bazı değerler vardır. Bu değerler bir dümene benzer, yol alırken hedeflere doğru bizi yönlendiren, nereye varmak istediğimizi açıklayan bildirgelerdir. İşte vizyon bunun ifadesidir.

Hangi sektör olduğu önemli değil… Bar, restoran veya hızlı tüketim ürünleri gibi konseptlerde, tüm başarıların arkasında kılavuzluk eden bir vizyon vardır.

Bu vizyona sahip olmamız, yakalamamız halinde, asıl amacımız bunu paylaşarak tüm takıma aşılamak ve ekipteki en son kişiye kadar, tüm birim ve paydaşların uyum içerisinde ortak bir kılavuzu izleyerek bu sinerji ile sistemi geliştirebilmektir.  

Bu sanki farklı enstrümanlar ile aynı notayı çalmak gibidir.

  

 Marka oluşturma:

Marka, bir kalite olduğu kadar, iletişim anlamında da etkili bir tanıtımdır. Bu anlamda marka sözsüz iletişimin şifresidir ve nihai müşteri ile vizyon arasındaki arayüzdür. Basit bir logo gördüğümüzde zihnimizde bir çok renk, duygu hatta kimi zaman bir yemeğin tadı bile canlanır.  Neden? Çünkü o basit logo bize aklımızda kalan markanın etkisini hatırlatır ve bu etkinin kafamızda canlanmasına neden olur. Yani logo bir markanın imzasına denktir. Marka ile duygular, içerikler, hizmetler, sunumlar ve en önemlisi gülen yüzlerimiz ile misafirlerimizin duygusal hafızalarına girerek, bir daha unutulmamak üzere hafızalarında yerleşiriz.

Marka yaratılmasında neler önemlidir? Bir marka ve içerdiği mesajı hedeflenen kitlelerle (misafirler ile) nasıl iletişime geçer?

Cevabı şu:

Marka, misafirler ile görsel anlamda iletişime geçer. Görsel iletişim enstrümanları, logolar, renkler, üniformalar, iç ve dış olarak mimari dizayn, kullanılan araç gereçler, yani salt görüntü ile yapılan imaj çalışmalarıdır.  

Bir diğer iletişim yolu ise, renkler, kokular, tatlar, ışıklar ve sesler gibi duygusal veya duyusal anlamda kurulan iletişimdir.

Son olarak ise belki de en önemlisi, kendimizi ifade edebileceğimiz, operatif iletişimdir. Bu iletişim markanın yakalamış olduğu hizmet standartından, sunacağı yiyecek içecek ürünlerine ve sunumda sergilenen beden dili ve davranışlara kadar olan tüm operatif standartlardır.

Bu bağlamda işletmenin sahip olduğu imajın, görülebilen ya da hissedilebilen algılar ile farklı hedef kitlelerine, bırakmış olduğu görsel, sözel veya davranışsal izlerin toplamıdır. Bu da bir otelin yaşattığı deneyimler ile zihinlerde oluşturduğu anlık resim demektir.  

  

Operatif standartlar:

Operatif standartlar, marka ve vizyonun korunması, sürekli ve sistematik olarak kontrol edilerek geliştirilmesini ve istikrarını sağlayan kurallardır. Standartlar logo kullanımıyla, üniformaların rengi ile yakalanır ama servisin sunumundaki tutum, bir yemeğin kalitesi, sunumun hızı ve eksiksizliği esas belirleyicidir.

 Pazarlama Stratejileri:

Pazarlama günümüzde birçok yerde kullanılan bir kelimedir.  Pazarlama bir nevi ilham sonrasında yapılan her şeydir. Pazarlama “ne” değil, “nasıl”dır. Yani fikirlerimizin pazarda nasıl yer aldığının yöntemidir. Marka yaratma ve yönetiminde iyi bir tanıtım, ustaca düşünülmüş, ürüne, firmaya veya markaya özgü yaratılmış fikirler, görsel kimlik, reklam, halkla ilişkiler ve medya yönetimi...

Pazarlama sadece bir bölüm ile olmaz, işin her adımında vardır. Bütünleşmiş bir pazarlama yaklaşımı, iş planlaması, satışlar, promosyon, yeni ürün geliştirme,  büyüme planları, iletişim stratejileri ve daha bir çok unsurun dahil olduğu bir yelpazedir.

  

İnternet ağı ve enformasyon teknolojileri:

 2015 yılında, bilgi toplumuna ulaşma yolunda önemli adımlar atılan bir çağda yaşıyoruz. Artık tüm yenilikçi şirketlerde internet ve enformasyon teknolojileri kullanılıyor. Web siteleri, internet uygulamaları, kurum içi teknolojiler, QR kod uygulamaları milyonlara ulaşabilmenin önemli yolları olarak hayatımıza girdi.

Her geçen yıl otel yatırımlarının fazlalaştığı ve bununla birlikte sunum ve hizmetlerin çeşitliliğinin de arttığı bir pazarda, farklılaşabilmek ancak bu ürün ve hizmetlerin misafire sunumunun farklılaşması, uygun projelerle, stratejiler ile uygun geliştirilebilen konseptler, sürdürülebilir bir kalite yönetimi ama en önemlisi bu hizmeti misafirlerimize yansıtan bizlerin çabası, gülen yüzleri ve özverisi ile olacaktır.

   

Bu vesileyle 2015 yaz sezonunun Türk turizmine ve otelciliğine hayırlı olmasını temenni eder, tatilcilere sağlıklı, güvenli, iyi tatiller dilerim.

 Tatil tadında kalın…

 

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster